İSTANBUL — Tarihteki ilk okul yaşantısı ve öğrenciye ilişkin yazılı kaynakların temelleri, Sümerolog Samuel Noah Kramer’in 1949 tarihli makalesiyle günümüze taşınan “Edubba-a’nın çocuğu, bunca zamandır nereye gidiyorsun?” diyaloguna dayanıyor.
- Tarihin ilk okul ve öğrenci diyaloğu Sümer Tabletlerinde yer alıyor.
- Samuel Noah Kramer, 1949 tarihli makalesiyle bu metni günümüze taşıdı.
- Edubba-a, tablet evi anlamına gelmekte ve seçkinlerin ayrıcalığı olarak biliniyor.
- Metin, antik dönem öğretmenlerinin ekonomik sıkıntılarına ve veli ilişkilerine ışık tutuyor.
Tablet Evi ‘Edubba-a’ ve İlk Öğrenci Diyaloğu
Tarihteki okul yaşantısı ve öğrenciye ilişkin ilk yazılı kaynak şu diyalogla başlar: “Edubba-a’nın çocuğu, bunca zamandır nereye gidiyorsun?” Bu metni bir bütün olarak ilk kez yakın zamanlara taşıyan ünlü Sümerolog Samuel Noah Kramer’in 1949 tarihli makalesinden bu yana birebir sözcük çevirisi “Tablet Evi” olan “Edubba-a” genellikle “okul”, “Edubba-a’nın çocuğu” ifadesi de “öğrenci” diye çevrilmiştir. Yani birçok çeviride bu metni şöyle okursunuz: Burada “Okula gidiyorum” ifadesinde bir gurur vurgusu vardır; “Ben sıradan biri değilim, geleceğin yöneticisiyim” diyen bir vurgudur bu. Ancak bu, eğitimin bugünkü anlamıyla eşit ve kamusal bir hak olduğu anlamına gelmez. Çünkü Edubba-a sadece seçkin ailelerin erkek çocuklarının erişebildiği bir ayrıcalıktır ve gerçek anlamda bir okul da değildir. Dolayısıyla orada yapılan etkinlikleri eğitim diye nitelemek de pek mümkün değildir. Milattan önce 2. binyılın başlarına tarihlenen bu metnin kaleme alındığı dönemlerde yapılan şey, deyim yerindeyse “eğitimsiz bir öğretim”dir. Edubba-a’lar birer okul olmasa da yazılı kültürün kurumsallaşması için atılan ilk dev adımlar olması bakımından eğitim mücadelesi tarihinde çok önemli bir dönemeçtir.
Antik Dönemde Eğitim, Veli İlişkileri ve Ekonomik Gerçekler
Muhtemelen o dönemki derslerde kullanılan bir kurgu olan bu metnin devamında abartılı bir öğrenci, öğretmen ve veli ilişkisi anlatılır. Anlatıda derslerin zorluğu, okulun ve öğretmenlerin titizliği karşısında bunalan öğrenci babasından yardım ister. Babası öğretmeni evine davet eder ve ona bir ziyafet çekip hediyeler sunar. Bundan sonra öğretmen öğrenciyi okulda övmeye başlar. İlk bakışta bir rüşvet öyküsü olarak görülen bu metne aceleci ve acemi bir okur olarak değil de titiz ve duyarlı bir okur olarak bakabilmeyi başarırsak, o dönemde de öğretmenlerin ve okulların ciddi ekonomik sıkıntılar içinde olduğunu ve bu sıkıntıları gidermek için çok büyük mücadeleler vermek zorunda kaldıklarını anlarız.
Gelişmeler ve Beklentiler
Tarihsel süreç de bu antik bulguları doğrulamaktadır; Sümerlerde elit bir zümrenin bürokratik ayrıcalığı olarak başlayan öğretim kurumları, Eski Yunan’daki ilk büyük filozoflar tarafından özgür yurttaşın gelişim aracı olan birer okula dönüştürülmüş ve öğrenmeyi erdemli bir süreç haline getirmiştir.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika