ANKARA — Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan ‘Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi’, sermaye piyasalarında büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi. Teklifin 3’üncü maddesine gece yarısı eklenen önergeyle takas kesinliği ilkesi devre dışı bırakılırken, 17 Eylül’deki kapatma kararından önce satış talimatı veren yaklaşık 200 bin yatırımcının pay blokajındaki (PBLK) işlemleri doğrudan genel tasfiye havuzuna aktarıldı. Muhalefet partileri kazanılmış hakların gasbedildiğini savunurken, iktidar kanadı ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) hamlenin hukuki bir zorunluluk olduğunu belirtti.
- TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen yeni kanun teklifiyle yatırım fonu tasfiyelerinde kurallar değişti.
- Takas kesinliği ilkesi fiilen askıya alınarak 17 Eylül’den önce satış talimatı verenlerin işlemleri tasfiye masasına aktarıldı.
- Yaklaşık 200 bin yatırımcının etkilendiği düzenleme, muhalefet ile iktidar arasında sert tartışmalara yol açtı.
- Muhalefet partileri konuyu Anayasa Mahkemesi’ne taşımaya hazırlanırken, AKP yönetimi düzenlemenin hukuki boşluğu doldurduğunu savundu.
Ne Oldu ve PBLK Düzenlemesi Neyi Değiştiriyor?
Tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarında, satış talimatı veren yatırımcıların tamamlanmamış işlemleri genel tasfiye kapsamına alındı. TBMM Genel Kurulunda kabul edilen ‘Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi’nin 3’üncü maddesine gece yarısı eklenen sürpriz bir önergeyle, 17 Eylül’deki kapatma kararından önce satış talimatı veren on binlerce yatırımcının pay blokajındaki (PBLK) işlemleri doğrudan genel tasfiye masasına aktarıldı. Fon tasfiyesinde takas kesinliği ilkesini fiilen askıya alan bu hamle, muhalefet sıralarında ‘kazanılmış hakların gasbı’ olarak nitelendirilirken; iktidar grubu ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) düzenlemenin hukuki bir zorunluluk olduğunu savundu. Teklifin 3’üncü maddesine eklenen fıkra ile PBLK kayıtlarının genel tasfiye havuzuna devredilmesi, Meclis’te gerilimi tırmandırdı.
Kimi Nasıl Etkileyecek ve Muhalefet Neden Tepki Gösteriyor?
Yapılan yasal düzenleme, 17 Eylül tarihinden önce elindeki fonları satmak üzere talimat veren yaklaşık 200 bin yatırımcıyı doğrudan etkiliyor. CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, teklifin Sermaye Piyasası Kanunu’nun 79’uncu maddesindeki takas kesinliği ilkesini açıkça çiğnediğini ve yaklaşık 200 bin yatırımcının hakkını gasbettiğini belirtti. Akay, satış emrini vermiş yatırımcılara temerrüt bahanesiyle ödeme yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu ve konunun Anayasa Mahkemesi’nden döneceğini ifade etti. Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Mehmet Emin Ekmen ise etki analizi ve şeffaflık olmaksızın yapılan bu değişiklikle kazanılmış hakların gece yarısı ortadan kaldırıldığını vurguladı. DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit var olan yasayı çelen bu düzenlemenin mağduriyeti derinleştireceğini belirtirken, İyi Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz kanunun vatandaşın hakkını korumak yerine bürokrasinin yönetim konforunu sağlamak amacıyla çıkarıldığını dile getirdi.
İktidar ve SPK’nın Gerekçesi Nedir?
Muhalefetin sert eleştirilerine Genel Kurul kürsüsünden yanıt veren AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, tartışmalı düzenlemenin hukuki bir boşluğu gidermek amacıyla getirildiğini savundu. Sermaye Piyasası Kanunu’nun 79’uncu maddesinin karşılıklı eşleşmeleri ifade ettiğini ve tek başına satış talimatı vermenin yeterli sayılamayacağını belirten Güler, fonun içerisindeki hisse, tahvil ve para piyasası enstrümanlarının gün içinde hangi değerden oluştuğunun tam olarak bilinemediğini ifade etti. İktidar kanadı, tasfiye sürecinin adil ve sürdürülebilir bir şekilde yürütülebilmesi için bu teknik müdahalenin kaçınılmaz olduğunu savundu.
Gelişmeler ve Beklentiler
Sonraki süreçte ne bekleniyor? Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan düzenlemenin ardından, muhalefet partilerinin konuyu iptal istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşımaya hazırlanması bekleniyor. Yaklaşık 200 bin yatırımcının hak kaybı iddiasıyla hukuk mücadelesi başlatacağı öngörülürken, Sermaye Piyasası Kurulu’nun tasfiye havuzundaki işlemleri nasıl yöneteceği ve piyasadaki güven ortamının nasıl tesis edileceği önümüzdeki günlerin en sıcak başlıkları arasında yer alıyor.
Kaynak: Evrensel