ANKARA — Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos tarihinde imzalanan ve tartışmaların odağındaki ‘Mekke Ortak Savunma Anlaşması’, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına resmen sunuldu. Muhalefet kanadından gelen sert tepkilere ve ülkenin Yemen savaşına sürüklendiği yönündeki iddialara rağmen, 16 maddeden oluşan stratejik belgenin detayları kamuoyuyla paylaşıldı.
- Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos’ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması TBMM Başkanlığına sunuldu.
- Anlaşmanın maddelerine göre taraflardan birine yönelik saldırı tüm taraflara yapılmış kabul edilecek ve 10 yıldan önce anlaşmadan çekilmek yasak.
- Muhalefet, bu hamlenin ülkeyi Suudi Arabistan, ABD ve İsrail’in çıkarları doğrultusunda Yemen savaşına sürükleyeceği uyarısında bulunuyor.
- Metinde ayrıca silah sanayisi ortak üretimi, Ar-Ge projeleri, ortak teknoloji geliştirme ve askeri insan kaynağı yetiştirilmesi teşvik ediliyor.
Mekke Anlaşması’nın Kritik Maddeleri ve Bölgesel Savunma Mimarisi
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan ve günlerdir ulusal kamuoyunun yanı sıra dış politikanın da en sıcak gündem maddelerinden biri haline gelen ‘Mekke Ortak Savunma Anlaşması’, nihayet Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına sunularak yasama sürecinin resmi başlangıcını yaptı. 7 Ağustos tarihinde imzalanan ve toplam 16 maddeden oluşan bu kapsamlı anlaşmanın metni, içerdiği stratejik taahhütlerle dikkat çekiyor. Anlaşma metninde yer alan en kritik maddelerin başında, taraflardan herhangi birine yönelik gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının, doğrudan tüm taraflara yapılmış bir saldırı olarak kabul edilmesi kuralı geliyor. Bu kapsamda, üye ülkelerin sınır bütünlüğüne ve ulusal bağımsızlığına yönelebilecek herhangi bir tehdit durumunda, taraflar ortaklaşa bir şekilde gerekli tüm askeri ve stratejik yöntemleri devreye sokacaklar. Öte yandan, askeri iş birliğinin ötesine geçen anlaşma kapsamında, savunma sanayisi alanında ortak üretim faaliyetleri, Araştırma-Geliştirme (Ar-Ge) projeleri, ortak teknoloji geliştirme süreçleri ve askeri insan kaynağının ortaklaşa yetiştirilmesi gibi stratejik alanlar da güçlü bir şekilde teşvik ediliyor.
Muhalefetten Sert Tepki: ‘Bu Ülkenin Emekçileri Saray İçin Kan Dökmesin’
Anlaşmanın TBMM Başkanlığına sunulmasıyla birlikte siyasi kulislerde ve muhalefet cephesinde yankılar çok sert oldu. Muhalefet partileri, iktidarın imzaladığı bu paktın Türkiye’yi Ortadoğu’nun bataklığına, özellikle de Yemen’deki vekalet savaşlarına doğrudan sürüklediğini vurgulayarak anlaşmaya en başından beri keskin bir dille karşı çıkıyor. Yapılan resmi değerlendirmelerde ve siyasi parti açıklamalarında, Türkiye’nin bu tür paktlar aracılığıyla Suudi Arabistan, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail’in bölgesel çıkarları doğrultusunda konumlandırıldığına dikkat çekiliyor. Siyasi partilerden gelen ortak tepkilerde, “Bu ülkenin emekçileri Saray için kan dökmesin” sloganıyla özetlenen toplumsal ve vicdani kaygılar dile getiriliyor. Muhalefet, parlamentonun bu anlaşmaya onay vermemesi gerektiğinin altını çizerken, atılacak yanlış bir adımların Türkiye’nin dış politikasında telafisi imkansız güvenlik maliyetleri doğurabileceği uyarısında bulunuyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın yasalaşabilmesi ve uluslararası alanda hukukiyet kazanabilmesi için önünde uzun ve katı bir parlamenter süreç bulunuyor. 10 yıldan önce tarafların çekilmesini yasaklayan ve bu yönüyle bağlayıcılığı son derece yüksek olan anlaşmanın onaylanmasına ilişkin kanun teklifi, ilk etapta TBMM Dışişleri Komisyonunda kapsamlı bir şekilde masaya yatırılacak. Komisyon sürecinin tamamlanmasının ardından teklif, Meclis Genel Kurul gündemine taşınacak. Anlaşmanın kesinleşerek tamamen yürürlüğe girebilmesi için TBMM Genel Kurulu tarafından onaylanması zorunlu kılınırken, ilerleyen süreçte bölgeye Türk askerinin gönderilmesi gündeme gelirse, bunun için de ayrıca Meclis Genel Kurulundan özel bir tezkere çıkarılması gerekecek. Tüm bu aşamalar, iktidar ve muhalefet arasında Meclis’te çetin tartışmaların yaşanacağının sinyallerini veriyor.
Kaynak: Evrensel