İZMİR — Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), aralarında İzmir’den 6 arsanın da bulunduğu Türkiye genelindeki 725 taşınmazı açık artırmayla satışa çıkarırken, milyonlarca metrekarelik bu devasa satış hamlesi dar gelirli vatandaşların barınma hakkı ve kentlerin afet güvenliği tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
- TOKİ, 61 ilde bulunan 725 arsayı 5-6 Kasım 2026 tarihlerinde açık artırma yöntemiyle satışa sunmaya hazırlanıyor.
- İzmir’in Menemen, Aliağa, Karabağlar ve Seferihisar ilçelerinde yer alan 6 arsanın muhammen bedelleri 10 milyon 900 bin TL ile 131 milyon 100 bin TL arasında değişiyor.
- Meslek örgütleri ve çeşitli çevreler, kurumun temel misyonu olan sosyal konut üretmek yerine kamu arazilerini satarak bir gayrimenkul şirketine dönüştüğünü savunuyor.
- Satışa çıkarılan bazı arazilerin geçmişte afet raporlarında geçici ve acil barınma alanı olarak gösterilmiş olması kent güvenliği açısından endişelere yol açıyor.
Milyonlarca Metrekarelik Araziler Elden Çıkarılıyor
Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), son dönemde gerçekleştirdiği arsa satışlarıyla dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor. Geçtiğimiz yılın ağustos, eylül ve ekim aylarında toplam 7 milyon 857 bin metrekarelik arsayı satışa sunan idare, bu yıl ise 5 milyon 219 bin metrekarelik alanı elden çıkarmak üzere harekete geçti. Yapılan son planlamalara göre TOKİ, Türkiye genelinde 61 ilde bulunan 725 arsayı 5-6 Kasım 2026 tarihlerinde açık artırmayla yeni sahiplerine devredecek. Yaklaşık 3 milyon 450 bin metrekarelik bu geniş arsa stokundan toplam 29 milyar lira gelir elde edilmesi bekleniyor. Ancak bu devasa ekonomik beklenti, kamu arazilerinin özelleştirilmesi ve satılması yönündeki tartışmaları da beraberinde getiriyor.
İzmir’de 4 İlçede 6 Arsa Satış Listesinde
TOKİ’nin 61 ilde satışa çıkardığı 725 arsa arasında Ege’nin merkezi İzmir’den de 6 arsa yer alıyor. İzmir’in Menemen, Aliağa, Karabağlar ve Seferihisar ilçelerinde bulunan bu arsaların muhammen bedelleri 10 milyon 900 bin TL ile 131 milyon 100 bin TL arasında değişen rakamlarla ilan edildi. Ayrıntılı satış listesine bakıldığında, Menemen’den 3, Aliağa, Karabağlar ve Seferihisar’dan ise birer arsanın bulunduğu görülüyor. Konut ve sanayi alanı gibi farklı kullanım niteliklerine sahip olan bu arsalar arasında en yüksek muhammen bedel, 131 milyon 100 bin TL ile Seferihisar’daki arsa için belirlendi. Bölgedeki gayrimenkul hareketliliğini artıran bu satışlar, yerel dinamikler ve meslek örgütleri tarafından yakından takip ediliyor.
Meslek Örgütlerinden ‘Gayrimenkul Şirketi’ Tepkisi
Arsa satışlarının ardından meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşları sert tepkiler gösterdi. TOKİ’nin kuruluş amacının arsa ticareti yapmak olmadığını, aksine dar gelirli yurttaşlar için uygun fiyatlı ve erişilebilir konut üretmek olduğunu vurgulayan uzmanlar, mevcut politikalardan duydukları rahatsızlığı dile getiriyor. Milyonlarca metrekarelik alanın peşi sıra satışa çıkarılmasıyla birlikte TOKİ’nin asli görevinden uzaklaşarak bir “gayrimenkul şirketine” dönüştüğü yönündeki eleştiriler, farklı çevreler tarafından yüksek sesle dillendiriliyor. Artan konut krizine rağmen sosyal konut üretiminin yavaşlatılması ve arazilerin ticari getiri amacıyla elden çıkarılması kamuoyunda vicdani ve hukuki soruları beraberinde getiriyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Öte yandan TOKİ yetkilileri, satışa çıkarılan arazilerin mülkiyetinin yasal olarak kuruma ait olduğunu ve bu alanların imar planlarında resmî olarak “toplanma alanı” statüsünde bulunmadığını savunarak eleştirilere yanıt veriyor. Ancak büyükşehirlerde satışa çıkarılan bazı arazilerin geçmişte deprem sonrası barınma alanı olarak belirlenmiş olması veya yeşil alan potansiyeli taşıması, kent güvenliği açısından derin endişelere yol açmaya devam ediyor. Özellikle İzmir’in Karabağlar ilçesi Uzundere Mahallesi’nde bulunan, 11305 ada 1 parsel numaralı, Hazine mülkiyetindeki 220 bin metrekarelik alanın 2017 yılında TOKİ’ye devredildiği ve İzmir Valiliğinin 2021 yılı afet raporunda geçici ve acil barınma alanları arasında gösterildiği gerçeği, planlanan 5-6 Kasım 2026 tarihindeki açık artırma süreci öncesinde kamuoyundaki hassasiyeti en üst seviyede tutuyor.
Kaynak: Evrensel