31 Ekim 2026, Cumartesi
Haber

Türkiye’de Meteorolojik Afetler 20 Yılda 2 Kattan Fazla Arttı: İlk Sırada Sel Var

📰 KAPSAMLI RAPOR

ANKARA — Türkiye genelinde iklim koşullarının değişmesiyle birlikte meteorolojik şartlar ile doğrudan ve dolaylı olarak ilişkili doğa olaylarında son yıllarda yaşanan büyük artış endişe verici boyutlara ulaştı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre; 2000’li yılların başında 400’den az ekstrem doğa olayı kaydedilirken, bu sayı 2026 yılı Ocak-Eylül döneminde 1329’a yükseldi. Uzmanlar, son 20 yılda 2 kattan fazla artış gösteren bu olağanüstü olaylarda ilk sırayı yağmur ve selin aldığını, ardından fırtına ile hortumun geldiğini belirtiyor.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Türkiye’de son 20 yılda ekstrem meteorolojik olaylar 2 kattan fazla artış gösterdi.
  • 2000’li yılların başında 400’den az olan yıllık ekstrem olay sayısı, 2026’nın ilk dokuz ayında 1329’a ulaştı.
  • Meteorolojik karakterli olağanüstü afetlerde en tehlikeli ve sık görülen olayların başında şiddetli yağış ve sel geliyor.
  • Ekstrem olay sayısı rekoru 2023 yılında 1475 olayla kırılırken, 2021 yılında ilk kez 1000 barajı aşıldı.

Yıllara Göre Ekstrem Olayların Seyri ve Rekor Yıllar

İklim değişikliğinin etkilerini ülke genelinde en sert şekilde hissettiren meteorolojik ekstrem olaylar, son yirmi yıllık periyotta benzeri görülmemiş bir ivme kazandı. 2000’li yılların başında yıllık 400’ün altında seyreden ekstrem doğa olayı sayısı, aradan geçen zamanda katlanarak arttı ve 2026 yılı Ocak-Eylül dönemi itibarıyla 1329 seviyesine tırmandı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) resmi kayıtlarına göre; ekstrem olay sayısı 2014 yılında 500 sınırına ulaştı, hemen ardından 2015 yılında 959 olarak kayıtlara geçti. Türkiye, 2016 yılında yaşadığı 1313 ekstrem olayla dönemin en büyük rekorunu kırarken, bu rakam 2017’de 598’e, 2019’da 935’e, 2020’de ise 984’e geriledi. Meteorolojik ekstrem olay sayısı tarihte ilk defa 2021 yılında 1000 sınırını aşarak 1024 olarak tescillendi. Bu eşiğin aşılmasının ardından, 2022 yılında 1030 olay yaşanırken, 2023 yılı 1475 olağanüstü olayla tüm zamanların en yüksek rekoruna sahne oldu. Bu rekor yılının ardından 2024’te ekstrem olay sayısı 1257 olarak ölçülürken, geçen yıl ise 1011 olarak kayıtlara geçti. 2026’nın ilk dokuz ayındaki 1329’luk veri, tehlikenin hız kesmeden devam ettiğini gözler önüne seriyor.

Afet Türlerinin Oransal Dağılımı: Yağmur ve Sel Tehdidi

Meteorolojik karakterli olağanüstü olayların yıllara göre oransal dağılımı incelendiğinde, tablonun vahameti ve afetlerin türsel değişimi net bir şekilde görülmektedir. 2014 yılı ve sonrasındaki dönemde yaşanan ekstrem olaylarda çoğunlukla yağmur ve sel ilk sırada yer aldı. Yıllara göre baskın afet türleri incelendiğinde; 2016 yılında sıcak hava dalgası ön plana çıkarken, 2014, 2017 ve 2021 yıllarında fırtına ve hortum afetleri zirvede yer aldı. 2015, 2018, 2019, 2020, 2023, 2024 ve 2026 yıllarında ise şiddetli yağış ve sel felaketleri listebaşı oldu. 2022 yılı şiddetli yağışların baskın olduğu bir yıl olarak kayıtlara geçerken, 2025 yılında ise fırtına olayları ağırlık kazandı.

Ekstrem olayların can kayıpları ve sektörel etkileriyle ilgili detaylar da resmi raporlarda yer buldu. Örneğin, 2014 yılındaki en fazla ekstrem olay, yüzde 36 oranla fırtına-hortum (6 ölü), yüzde 35 oranla şiddetli yağış-sel (8 ölü), yüzde 15 oranla dolu, yüzde 5 oranla kuvvetli kar, yüzde 4 oranla yıldırım (11 ölü) ve yüzde 3 oranla don olayları şeklinde gerçekleşti. 2015 yılında ise ekstrem olaylar yüzde 26 ile şiddetli yağış ve sel, yüzde 25 ile fırtına, yüzde 12 ile dolu, yüzde 11 ile sıcak hava dalgası, yüzde 8 ile şiddetli kar, yüzde 6 ile yıldırım, yüzde 3 ile soğuk hava dalgası, yüzde 3 ile toprak kayması ve yüzde 2 ile sis şeklinde dağılım gösterdi. Bu olaylar esnasında lodos nedeniyle birkaç vatandaşımız hayatını kaybederken, afetlerin getirdiği yıkım her geçen yıl daha geniş kitleleri etkiledi.

Gelişmeler ve Beklentiler

Türkiye genelinde son 20 yılda iki kattan fazla artış gösteren meteorolojik ekstrem olaylar, iklim krizinin artık teorik bir tartışma değil, doğrudan yaşanan acı bir gerçeklik olduğunu kanıtlıyor. Uzmanlar ve yetkili kurumlar, özellikle yağmur, sel, fırtına ve hortum gibi ani gelişen afetlere karşı erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi, kentsel altyapıların iklim dirençli hale getirilmesi ve toplumsal afet bilincinin en üst seviyeye çıkarılması gerektiği konusunda uyarıyor. Önümüzdeki yıllarda bu artış trendinin sürmesi beklendiğinden, hem yerel yönetimlerin hem de merkezi idarenin stratejik eylem planlarını acilen güncellemesi hayati önem taşıyor.

Kaynak: BirGün Manşet

Bir Yorum Yazın