7 Kasım 2026, Cumartesi
Haber

Türkiye’den Almanya’ya İşçi Göçünün 65. Yılı: Madenden Madene Bir Tarih

📰 KAPSAMLI RAPOR

İSTANBUL — İnsanca yaşam umuduyla Türkiye’den Almanya’ya göç eden işçilerin ağır ve zor koşullarda mücadelesi 65. yılını geride bırakırken, kök salan hayatlar ve madenlerde yazılan trajik hikayeler göç tarihine ışık tutmaya devam ediyor.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • İsviçreli yazar Max Frisch’in ‘İşgücü çağırdık, insanlar geldi’ sözü, 65 yıl önce başlayan büyük göçün gerçekliğini özetliyor.
  • Genç işgücü Almanya’da yoğun sağlık taramalarından geçirilerek fabrikalar ile işçi yurtları arasında sıkıştırıldı.
  • Hasan Basri Kütük ve Nami Tanrıöver’in Hamm’da paylaşılan hikayeleri, göç tarihinin hem karanlık hem aydınlık yüzünü gözler önüne seriyor.

Makine Gibi Çalıştırılan Hayatlar ve Kök Salan Nesiller

İsviçreli yazar Max Frisch’in “İşgücü çağırdık, insanlar geldi” tespiti, tam 65 yıl önce Türkiye’den Almanya’ya göç eden her işçinin hayatında can bulmaktadır. Yoğun sağlık taramalarından geçirilerek Almanya’ya getirilen genç işgücü, bir süre tıpkı bir makine gibi kullanılıp fabrikalarla işçi yurtları arasına sıkıştırılsa da bu durum asıl hedeflenen insanca yaşam umudunun tam karşılığını bulamamıştır. İnsanca yaşam umuduyla Türkiye’den Almanya’ya göç eden işçilerin son derece ağır ve zor koşullarda çalıştığı tarihi bir gerçeklik olarak bilinmektedir. Ülkeye gelenlerden bir kısmı yıllar sonra Türkiye’ye geri dönerken, büyük çoğunluk Almanya’da kalmayı seçmiş ve orada kök salmıştır. Bugün Almanya’nın Hamm kentinde konuştuğumuz Hasan Basri Kütük ve Nami Tanrıöver gibi isimlerin göç hikayeleri, aradan geçen on yıllara rağmen göç tarihine ayna tutmayı sürdürmektedir.

Çorum Dodurga’dan Almanya’ya Uzanan Bir Mücadele Hattı

Hasan Basri Kütük, tam 54 yıl önce Almanya’ya göç etmiş ve hem Türkiye’deki hem de Almanya’daki işçilik deneyimleriyle dikkat çekmektedir. Madende yaşadığı kaza sonrasında bacağını kaybetmesi ve sonrasında yaşananlar, onu göçün hem karanlık hem de aydınlık yüzünün en önemli tanıklarından biri haline getirmiştir. Çorum Dodurga’da maden ocağında çalışırken sarı sendikacılığa karşı verilen mücadeleye aktif olarak katılan ve işçi temsilcisi seçilen Hasan Basri Kütük, askerliğinin bitmesinden sonra asıl hedefinin Kemal Türkler gibi öncü bir sendikacı olmak olduğunu anlatmaktadır. Ancak yeniden iş arama çalışmaları sırasında karşılaştığı iki arkadaşının Almanya’dan söz etmesi, onun hayatında bir anda ani bir karar değişikliğine yol açmıştır. Gittikleri İş ve İşçi Kurumu’nda madenci olarak Almanya’ya gitmek için kayıt yaptırmışlar ve aradan geçen üç ay gibi kısa bir sürede kendilerine resmi çağrı gelmiştir.

Sachsen Maden Ocağından Hagen’deki Makinelere

Bu şekilde başlayan çetin göç yolculuğunda Almanya’ya ayak bastığı günü hafızasından hiç silemeyen Kütük, o anı üzerine basarak “Yıl 1973, on ikinci ayın dördü” sözleriyle aktarmaktadır. Almanya’ya ayak bastığı o günleri şu şekilde anlatmaktadır: “Ben ilk önce Hamm’daki Sachsen maden ocağında çalışmaya başladım. Şirket Türkiye’den madenci istediği için bizi de oraya gönderdiler. Madene indiğimde hangi meslekten olduğumu sordular. Ben de Türkiye’den araba tamir bonservisim olduğu için onu söyledim. Hemen Hagen’deki madendeki makinelerin tamir işlerine verdiler.” Uzun yıllar madende makinelerin tamir işlerini büyük bir özveriyle yapan Hasan Basri Kütük, hayatının dönüm noktası sayılabilecek bu süreçte emeğin ve mücadelenin evrensel boyutunu bizzat tecrübe etmiştir.

Gelişmeler ve Beklentiler

Türkiye’den Almanya’ya işçi göçünün 65 yıllık tarihi, geride kalan milyonlarca insanın ekonomik ve sosyal entegrasyon süreçlerini, yaşanan iş kazalarını, hak arama mücadelelerini ve iki ülke arasındaki derin kültürel bağları geleceğe taşıyan en önemli toplumsal hafıza unsurlarından biri olarak güncelliğini korumaktadır.

Kaynak: Evrensel

Bir Yorum Yazın