BURSA — Uludağ Üniversitesi’nde Kadın Dayanışma Ağı üyelerinin 20 Ekim Salı günü kampüs içerisinde gerçekleştirmek istediği gazete dağıtımı, özel güvenlik birimleri tarafından gerekçe gösterilmeksizin engellendi. Üniversite yönetiminin ve güvenlik personelinin tutumuna tepki gösteren öğrenciler, maruz kaldıkları bu müdahalenin kabul edilemez olduğunu vurgulayarak kampüslerdeki taciz ve şiddet olaylarına karşı dayanışmayı her koşulda büyüteceklerini ilan etti.
- Uludağ Üniversitesi’nde Kadın Dayanışma Ağı’nın hazırladığı tanıtım gazetesinin dağıtımı özel güvenlik tarafından durduruldu.
- Üniversiteli kadınlar, güvenlik güçlerinin taciz ve şiddete karşı sessiz kalırken dayanışma alanlarına müdahale etmesini eleştirdi.
- Yıllardır Kadın Çalışmaları Topluluğu kurulmasının engellendiği, bu durumun cezasızlık politikalarından güç aldığı belirtildi.
- Ağ üyeleri, tüm üniversiteli kadınları güvenli kampüs talebi etrafında kenetlenmeye ve dayanışmayı büyütmeye çağırdı.
Gazete Dağıtımına Yasal Olmadığı İddiasıyla Müdahale
Bursa Uludağ Üniversitesi ana kampüsünde faaliyet gösteren Kadın Dayanışma Ağı üyeleri, üniversiteli kadın öğrencilere ulaşmak ve ortak sorunları paylaştıkları tanıtım gazetesini ulaştırmak amacıyla 20 Ekim Salı günü bir çalışma gerçekleştirdi. Ancak bu demokratik ve barışçıl tanıtım faaliyeti, özel güvenlik görevlileri tarafından yarıda kesildi. Yapılan çalışmanın yasal olmadığı iddiasını öne süren güvenlik görevlileri, kendi kampüslerinde anayasal ve akademik hakları çerçevesinde tanıtım faaliyeti sürdüren üniversiteli kadınlardan birinin, güvenlik görevlisiyle birlikte ofise gelmesini talep etti. Öğrencilerin kendi yaşam alanlarında ve eğitim gördükleri kampüs içerisinde bu tarz baskı ve kısıtlamalarla karşılaşması, üniversite içerisindeki ifade özgürlüğü ve demokratik hakların kullanımına dair derin endişeleri bir kez daha gözler önüne serdi.
Öğrencilerden Sosyal Medya Üzerinden Sert Tepki ve Açıklama
Yaşanan bu keyfi engelleme ve baskılara maruz kalan Uludağlı kadınlar, konuyu hızla kamuoyuna duyurarak sosyal medya hesapları üzerinden ortak bir açıklama yayınladı. Yapılan açıklamada şu çarpıcı ifadelere yer verildi: ‘Kampüste taciz ve şiddet karşısında sessiz kalan güvenlik görevlilerinin, kadınların dayanışmayı büyütmek için bir araya geldiği alanlara müdahale etmesini kabul etmiyoruz. Senelerdir Kadın Çalışmaları Topluluğu kurulmasını engelleyen Uludağ yönetiminin gücünü iktidardan ve onun cezasızlık politikalarından aldığını biliyoruz. Engellenmesi gereken kadın dayanışması değil kadınların maruz kaldığı tacizlerdir!’ Öğrenciler, bu tür müdahalelerin kendilerini durduramayacağını ve dayanışma ağlarını örmeye kararlılıkla devam edeceklerini dile getirdiler.
Topluluk Kurma Engelleri ve Korku İklimine Karşı Dayanışma Çağrısı
Uludağ Üniversitesi Kadın Dayanışma Ağı, yayımladıkları bildirinin devamında üniversite içerisindeki sistematik kısıtlamalara dikkat çekti. Açıklamada, ‘Kadın Çalışmaları Topluluğu gibi alanların kısıtlandığı ve hatta açılmadığı bir üniversitede kendi kampüslerinde genç kadınlarla bir araya gelip dayanışma ağı oluşturan, güvenli kampüs talepleriyle öne çıkan, üniversiteli kadınların kürsüsü olup kadınların ihtiyacı olan alanı sağlayan bu kadın dayanışma ağına yapılan tüm üniversite öğrencilerine verilmek istenen bir göz dağıdır’ denildi. Öğrencilerin bir üniversitenin en temel ve vazgeçilmez bileşeni olduğuna dikkat çeken metinde, iktidarın ve üniversite yönetimlerinin bilinçli olarak oluşturmaya çalıştığı korku ikliminin ancak ve ancak bu tür dayanışma ağlarının güçlendirilmesiyle dağıtılabileceği ifade edildi. Bu kapsamda Uludağ Üniversitesi Kadın Dayanışma Ağı, tüm üniversiteli kadınları ortak gelecekleri ve güvenli yaşam alanları için dayanışmayı büyütmeye davet etti.
Gelişmeler ve Beklentiler
Uludağ Üniversitesi’nde yaşanan bu olay, kampüslerdeki demokratik hakların kullanımı, kadın öğrencilerin örgütlenme özgürlüğü ve güvenlik birimlerinin tutumu konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Üniversite yönetiminin Kadın Çalışmaları Topluluğu’nun kurulmasına yönelik süregelen kısıtlayıcı tutumu ve öğrencilerin barışçıl faaliyetlerine yönelik güvenlik müdahaleleri kamuoyunda yakından takip edilirken, öğrenci kolektifleri ve dayanışma ağlarının baskılara rağmen hak arama mücadelelerini ve güvenli kampüs taleplerini kararlılıkla sürdürmesi beklenmektedir.
Kaynak: Evrensel