ANKARA — Ankara Sincan’daki Ulusoy Bakır fabrikasında, iki yıllık hukuk mücadelesinin ardından yetkisi kesinleşen ve sendikalı iki işçinin işten çıkarılmasıyla fitili ateşlenen krizde DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası, direnişin 10’uncu gününde grev kararını resmi olarak fabrika kapısına astı; işveren masaya oturmazsa 12 Kasım’da grev fiilen başlayacak.
- Ulusoy Bakır fabrikasında Birleşik Metal-İş Sendikası, direnişin 10’uncu gününde grev kararını fabrika kapısına astı.
- Toplu iş sözleşmesi yetkisi yerel mahkeme, istinaf ve Yargıtay süreçlerinin ardından 23 Temmuz 2026 tarihinde kesinleşti.
- Yetkinin kesinleşmesinin hemen ardından sendikalı iki işçi işten çıkarıldı, sendika ise işten atılanların geri alınmasını talep ediyor.
- İşverenin masaya oturmaması durumunda 12 Kasım tarihinde fabrikada grev uygulaması resmen hayata geçirilecek.
İki Yıllık Hukuk Mücadelesi ve Yargı Sürecinin Ardından Gelen Yetki
Türkiye sanayisinin önemli üretim üslerinden biri olan Ankara Sincan’daki Ulusoy Bakır fabrikasında çalışan işçiler, hak arama müvaddesinde kritik bir eşiği geride bıraktı. İşçiler, 2024 yılında DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası çatısı altında örgütlenerek toplu iş sözleşmesi (TİS) imzalanabilmesi için gerekli olan yasal çoğunluğu başarıyla sağlamıştı. Ancak işveren tarafının yetki tespitine itiraz etmesiyle birlikte süreç, endüstriyel ilişkilerde sıkça karşılaşılan ve uzun soluklu bir hukuk mücadelesine evrildi. Yerel mahkeme nezdinde başlayan yargı süreci, istinaf aşamasından geçerek Yargıtay’ın masasına kadar taşındı. Yaklaşık iki yıl süren bu zorlu ve yorucu hukuki maratonun ardından yargı mercileri son sözünü söyledi ve Birleşik Metal-İş Sendikası’nın toplu iş sözleşmesi yetkisi 23 Temmuz 2026 tarihinde kesinleşti. İşçiler ve sendika yönetimi, mahkeme kararının ardından masanın kurulmasını ve anayasal hak olan toplu sözleşme düzenine geçilmesini beklerken, iş yerinde huzuru bozacak yeni gelişmeler yaşandı.
Yetki Kesinleşti, İşten Çıkarmalar Başladı: Direnişin 10’uncu Günü
Yargı kararıyla sendikal yetkinin tescillenmesinin ardından işverenin masaya oturması beklenirken, Ulusoy Bakır yönetiminin hamlesi krizin derinleşmesine neden oldu. Fabrika yönetimi, sendikal örgütlenme sürecinde öncü rol oynayan ve bu haktan vazgeçmeyen sendikalı iki işçiyi işten çıkardı. Bu hamle, fabrikadaki huzursuzluğu doruk noktasına çıkardı ve işçiler derhal meşru demokratik haklarını kullanarak direniş başlatı. İşten atılan işçilerin geri alınması ve toplu iş sözleşmesi masasının derhal kurulması talebiyle başlatılan eylemler kararlılıkla sürdürüldü. Direnişin 10’uncu gününe girilirken, DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası kararlı duruşunu bir üst aşamaya taşıdı ve resmi grev kararını Ulusoy Bakır fabrikasının ana kapısına astı. Sendika yetkilileri, Anayasa ile güvence altına alınan sendika hakkının ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin hiçe sayılamayacağını vurgulayarak, işverene işçilerin sendikal tercihlerine ve en temel insani haklarına saygı duyması yönünde net bir çağrıda bulundu.
Gelişmeler ve Beklentiler
Gelişmelerin ardından gözler işveren kanadından gelebilecek olası bir uzlaşma sinyaline çevrilmiş durumdadır. Birleşik Metal-İş Sendikası ve Ulusoy Bakır işçileri, işten çıkarılan mesai arkadaşlarının derhal işe iade edilmesi ve toplu iş sözleşmesi masasının kurulması yönündeki kararlı duruşunu sürdürmektedir. İşverenin bu talepleri görmezden gelmeye devam etmesi halinde, ilan edilen takvim doğrultusunda 12 Kasım tarihinde fabrikada üretimi durduracak olan grev kararı tam anlamıyla uygulanmaya başlanacak; bu süreç, hem Sincan Organize Sanayi Bölgesi’ndeki diğer iş kollarında hem de ulusal sendikal hareket nezdinde yakından takip edilen stratejik bir emsal niteliği taşıyacaktır.
Kaynak: Evrensel