İSTANBUL — Emek Gençliği’nin İstanbul genelinde 877 üniversite öğrencisiyle birebir gerçekleştirdiği kapsamlı anket çalışması, yükseköğretim gençliğinin karşı karşıya kaldığı derin ekonomik krizin ve sosyal çöküntünün boyutlarını gözler önüne serdi. Verilere göre öğrencilerin yüzde 67,6’sı aylık 20 bin lira ve altında bir gelirle hayatta kalmaya çalışırken, yalnızca barınma ve beslenme giderleri ortalama 27 bin 400 lirayı buluyor. Çalışmak zorunda kalan gençlerin dahi borç batağından kurtulamadığı, öğrencilerin yüzde 61,5’inin ise yaşamından memnun olmadığını belirttiği bu tablo, derinleşen geçim sıkıntısının akademik başarıyı ve mental sağlığı nasıl tehdit ettiğini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
- Öğrencilerin yüzde 67,6’sı aylık 20 bin TL ve altı gelirle geçinmeye çalışıyor.
- Bir öğrenci evinin sadece barınma ve beslenme masrafı ortalama 27.400 TL’ye ulaşıyor.
- Gençlerin yüzde 88,2’si ekonomik nedenlerle çalışıyor veya çalışmayı düşünüyor; ikinci sınıftan itibaren borçlu oranı yüzde 49’a, çalışanlarda ise yüzde 63,8’e çıkıyor.
- Öğrencilerin yüzde 61,5’i mevcut yaşam koşullarından memnun değil ve temel neden geçim sıkıntısı.
Yükseköğretimde Barınma ve Beslenme Krizi: Rakamlar Ne Söylüyor?
Üniversite öğrencilerinin yaşam koşullarını, karşı karşıya kaldıkları akut sorunları ve en temel taleplerini ortaya koymak amacıyla İstanbul’da toplam 877 öğrenciyle yüz yüze görüşmeler gerçekleştiren Emek Gençliği, “Üniversiteli Gençlerin Yaşam Koşulları Anketi”nin çarpıcı sonuçlarını dün düzenlediği kapsamlı bir basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaştı. Araştırma sonuçları, Türkiye’deki yükseköğretim tablosunun ekonomik açıdan ne denli sürdürülemez bir noktaya geldiğini tescilledi. Buna göre öğrencilerin yüzde 67.6 gibi çok büyük bir kesimi aylık 20 bin lira ve altı gibi yoksulluk sınırının dahi oldukça altında kalan bir gelirle yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Özellikle büyükşehirlerdeki fahiş kira artışları ve gıda enflasyonu, durumu daha da vahim bir boyuta taşıyor. Araştırma verilerine göre, bir öğrenci evinde kalan gençlerin yalnızca barınma ve beslenme giderleri aylık ortalama 27 bin 400 TL’ye ulaşıyor. Gelir ile zorunlu yaşam masrafları arasındaki bu devasa uçurum, öğrencileri ve ailelerini çözümsüzlüğe sürüklüyor.
Çalışmak Zorunda Kalan Gençler Borç Batağında: ‘İkinci Sınıftan İtibaren Borçluyuz’
Ekonomik krizin akademik hayata yansıması sadece geçim sıkıntısıyla sınırlı kalmıyor; gençleri okurken çalışmaya ve daha da önemlisi borçlanmaya iterken geleceğe dair umutlarını da tüketiyor. Araştırma bulgularına göre gençlerin yüzde 88.2’si halihazırda çalışıyor, daha önce çalışmış ya da ekonomik nedenlerle çalışmayı planlıyor. Ancak çalışma hayatına atılmak da gençleri borçtan kurtaramıyor; tam aksine, ikinci sınıftan itibaren öğrencilerin yüzde 49’u halihazırda borçlu durumdayken, çalışan öğrencilerde bu oran yüzde 63.8’e kadar yükseliyor. Sosyal ve kültürel hayattan tamamen koparılan gençliğin durumu, bütçe dağılımına da yansıyor. Öğrencilerin yüzde 27.6’sı sosyal ve kültürel faaliyetlere aylık en fazla 1000 lira ayırabilirken, yüzde 74.5’i en fazla 4 bin lira ayırabiliyor. Basın toplantısında açıklama yapan Emek Gençliği İstanbul İl Komitesi üyelerinden Merve Ünsal, bu tablonun yarattığı psikolojik baskıyı, ‘Talepler dışarıdan yemek ya da daha iyi bir eve çıkmak değil, kahve içince suçluluk duymamak’ sözleriyle özetledi.
Kaynak Yok Söylemine Tepki: ‘Sermayeye Ayrıcalık Tanınırken Gençler Yalnızlaştırılıyor’
Gençliğin yaşadığı bu çok boyutlu krizin arka planındaki yapısal sorunlara dikkat çeken Emek Gençliği İstanbul İl Komitesi’nden Nazlıhan Çelik, ailelerin ücretlerinin derinleşen hayat pahalılığı karşısında her geçen gün eridiğini, bu nedenle gençlere aktarabildikleri maddi desteğin azaldığını vurguladı. Mevcut burs sisteminin yetersizliğine de dikkat çeken Çelik, şu değerlendirmelerde bulundu: ‘İşçilerin insanca ücret, gençlerin burs ve barınma desteği taleplerine kaynak yok denilirken sermaye çevrelerine tanınan ayrıcalıklar ve fon vurgununda ortaya çıkan ilişkiler, meselenin kaynakların yokluğu olmadığını, aksine kaynakların yanlış ellerde toplandığını açıkça göstermektedir.’ Gençler, bu tablonun değiştirilmesi için acil yapısal adımlar atılmasını ve hak temelli politikaların hayata geçirilmesini talep ediyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Gelecek beklentileri açısından karamsar bir tablo çizen ve temel haklarına erişimde büyük engellerle karşılaşan öğrenciler, krizin çözümü için somut taleplerini sıralıyor. Öğrenciler her üniversitelinin yeterli ve karşılıksız burs alabilmesini, nitelikli ve erişilebilir kamu yurtlarının ülke genelinde yaygınlaştırılmasını, beslenme ve ulaşım ihtiyaçlarının devlet eliyle karşılanmasını talep ediyor. Eğitim için gerekli kitap, araç-gereç ve diğer zorunlu masrafların üniversiteler tarafından karşılanmasını isteyen gençler, kamusal ve ücretsiz bir eğitim hakkı için mücadelenin süreceğini vurgularken, yetkililerin bu çığlığa kulak vererek acil sosyal politika önlemleri alması bekleniyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika