28 Ekim 2026, Çarşamba
Haber

Üretim artışı çiftçiye kâr değil dert oldu: Rekolte yükseldi ama kazanç maliyeti

🔴 FLAŞ HABER

ANKARA — Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2026 yılı Bitkisel Üretim 2. Tahmini verileri tarım sektöründe büyük bir çelişkiyi gözler önüne sererken; tahıl ve meyve rekoltesindeki rekor artışlara rağmen maliyetlerin altında kalan alım fiyatları çiftçiyi iflasın eşiğine getirdi.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • TÜİK’in 2026 verilerine göre tarla ürünlerinde yüzde 17,3, meyvelerde yüzde 60,8 artış öngörülüyor.
  • Hububatta fiyatlar maliyetin altında kalırken, zeytin ile üzümde bağlar ve bahçeler terk edilmeye başlandı.
  • Buğday üretimi yüzde 37,9 artışla 24,8 milyon tona, arpa üretimi yüzde 66,7 yükselişle 10 milyon tona ulaştı.
  • Çiftçi-Sen Genel Başkanı Ali Bülent Erdem, rekolte artışının üreticiye hiçbir ekonomik kâr bırakmadığını vurguladı.

TÜİK 2026 Üretim Tahminlerini Açıkladı: Rekolte Yükseldi Ama Çiftçi Borç Batağında

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılına ilişkin merakla beklenen ‘Bitkisel Üretim 2. Tahmini’ verilerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan resmi rakamlara göre, üretim miktarlarının geçen yıla kıyasla tarla ürünleri olan tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde yüzde 17,3 oranında, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde ise yüzde 60,8 oranında artacağı hesaplandı. Buna karşın sebzelerde yüzde 0,8’lik sınırlı bir azalış meydana geleceği öngörüldü. 2026 yılında sebze grubu hariç neredeyse tüm bitkisel ürünlerde gözlenen rekolte artışı, tarım sektöründe bayram havası yaratması beklenirken aksine büyük bir hayal kırıklığına yol açtı. Üreticiler, maliyetlerin karşısında adeta eriyen ve çok düşük kalan alım fiyatları nedeniyle bu rekor rekolte artışını ekonomik açıdan olumlu bir gelişme olarak değerlendiremiyor. Tarım ekonomisinde yaşanan bu derin kriz, üreticinin tarlasını ekmekten vazgeçmesine neden oluyor.

Ekonomi Servisi’nin derlediği bilgilere göre, TÜİK’in açıkladığı bitkisel üretim verilerinde toplam üretim miktarlarının tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde 78,6 milyon ton, sebzelerde 33 milyon ton, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde ise 31,5 milyon ton seviyesinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Ancak on milyonlarca tonluk bu devasa üretime rağmen çiftçiler, ürünlerinin tarlada kalmaması için büyük bir çaba sarf ettiklerini, elde ettikleri kazancın ise bırakın kâr etmeyi, doğrudan işçilik maliyetlerini dahi karşılamaktan çok uzak olduğunu dile getiriyor. Bağımsız gazeteciliğin önemi vurgulanırken, vatandaşların ve üreticilerin en güncel gelişmeleri cebinden takip edebilmesi için BirGün’ün dijital mecraları ve WhatsApp kanalı üzerinden bilgilendirme akışı kesintisiz olarak sürdürülüyor.

Tahıl ve Meyvede Rekor Artış: Buğday ve Arpa Üretimi Sıçrama Yaptı

TÜİK verilerinin alt kalemleri incelendiğinde özellikle tahıl ve meyve grubundaki devasa üretim artışları dikkat çekiyor. 2026 yılı için tahıl ürünleri üretim miktarlarının, bir önceki yıl olan 2025’e kıyasla yüzde 30,9 oranında güçlü bir artış göstererek yaklaşık 44,8 milyon ton seviyesine ulaşacağı tahmin ediliyor. Geçen yıla kıyasla buğday üretiminin yüzde 37,9’luk büyük bir oranla artarak yaklaşık 24,8 milyon tona çıkması öngörülürken; arpa üretimindeki artış oranı ise yüzde 66,7 gibi dikkat çekici bir yükselişle 10 milyon ton olarak hesaplandı. Bunun yanı sıra çavdar üretiminin yüzde 21,5 artışla 247 bin tona, yulaf üretiminin ise yüzde 3,9 artışla 298,7 bin tona çıkacağı tahmin edilirken; stratejik ürünlerden mısır üretiminin ise yüzde 4,7 azalışla 8,1 milyon ton seviyesine gerileyeceği öngörüldü.

Meyveler grubunda ise adeta bir patlama yaşandı. Geçen yıla kıyasla elma üretiminde yüzde 97,4, şeftalide yüzde 109,2, nektarinde yüzde 114,9, kirazda ise yüzde 289,7 oranında rekor düzeyde üretim artışları hesaplandı. Ayrıca sofraların vazgeçilmezi olan üzüm üretiminde de yüzde 60,5 oranında bir rekolte artışı kaydedildi. Ancak tüm bu göz kamaştırıcı rakamlar, tarladaki ve bahçelerdeki gerçeklikle taban tabana zıt bir tablo sunuyor.

Gelişmeler ve Beklentiler

Rekolte artışının tarlada hiçbir ekonomik karşılık bulmaması ve üreticiye kâr yerine sadece borç bırakması üzerine konuşan Çiftçi-Sen Genel Başkanı Ali Bülent Erdem, bitkisel üretimde öngörülen rekolte artışının üretici açısından hiçbir anlam ifade etmediğini açıkça dile getirdi. Kendisinin de bir zeytin üreticisi olduğunu ve sahadaki sıkıntıları birebir yaşadığını belirten Erdem, zeytin ve diğer tarım ürünlerinde yaşanan maliyet krizinin acilen çözüme kavuşturulmaması durumunda ülkenin gıda güvenliğinin tehlikeye gireceğini, üreticilerin topraklarını tamamen terk etmek zorunda kalacağını vurguladı.

Kaynak: BirGün Manşet

Bir Yorum Yazın