İSTANBUL — Gülşen İşeri’nin kaleme aldığı ve 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda sinemaseverlerle buluşan, yönetmenliğini Yeşim Ustaoğlu’nun üstlendiği “Artakalan” filmi, insanın kendi hayatından uzaklaşmasını, içsel yolculukları ve geçmişin bugüne bıraktığı izleri başrolleri Öykü Karayel, Metin Akdülger ve Ali Kayra Kul ile İlyas Salman’ın performanslarıyla sinema salonlarına taşıdı.
- 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yarışan ‘Artakalan’, bir kadının içsel yolculuğunu ve geçmişin izlerini ele alıyor.
- Öykü Karayel, Metin Akdülger, Ali Kayra Kul ve İlyas Salman’ı buluşturan filmde, şair bir karakter olan Elif’in hayatıyla kurduğu kopuş anlatılıyor.
- Birhan Keskin’in şiirleri, filmin ana karakteri Elif’in iç dünyasına ve ruh haline açılan edebi bir kapı görevi görüyor.
- Yönetmen Yeşim Ustaoğlu, Antalya’daki gösterim sonrası yapılan söyleşide Elif karakterinin toplumun tüm kesimlerini temsil ettiğini vurguladı.
İnsanın Kendisinden Artakalanlar: Bir Yolculuk ve Hesaplaşma Hikâyesi
İnsan kendi hayatından ne zaman uzaklaşır? İçinde yaşadığı hayat artık ona ait değilmiş gibi geldiğinde ne yapar? Gitmek bir çözüm müdür? Yoksa insan nereye giderse gitsin, kendisinden artakalanları da yanında mı taşır? Yeşim Ustaoğlu’nun ‘Artakalan’ filmi, tam da bu soruların peşinden gidiyor. 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda yer alan Artakalan, bir kadının içsel yolculuğunu anlatırken geçmişin bugüne bıraktığı izleri, aile ilişkilerini, suskunlukları ve insanın kendi hayatıyla kurduğu bağı sorguluyor. Başrollerinde Öykü Karayel ve Metin Akdülger, Ali Kayra Kul yer aldığı, İlyas Salman’ın da oyuncu kadrosunda bulunduğu film, seyirciyi büyük olaylardan çok küçük kırılmaların, söylenmeyen sözlerin ve ertelenmiş yüzleşmelerin içine çekiyor. Filmin merkezindeki Elif bir şair. Sözcüklerle ilişkisi var ama hayatıyla kurduğu ilişki giderek kopuyor. Birhan Keskin’in şiirleri, Elif’in iç dünyasına açılan başka bir kapıya dönüşüyor. Kimi zaman onun söyleyemediklerini duyuyoruz şiirlerde, kimi zaman da kendi içimizde susturduklarımızı. Artakalan, bu nedenle yalnızca bir hikâye anlatmıyor; bir ruh hâlinin içinde dolaştırıyor seyirciyi. Sessizliklerin, seslerin, şiirlerin ve uzun bakışların arasında ilerliyor.
Yeşim Ustaoğlu Sinemasında Arayış ve ‘Elif Hepimizden Biri’ Gerçeği
Yeşim Ustaoğlu sinemasını takip edenler için bu yolculuk yabancı değil. Pandora’nın Kutusu’nda aile, kuşaklar ve geçmişle hesaplaşma; Araf’ta bulunduğu yerden çıkmak, başka bir hayata ulaşmak isteyen Zehra… Ustaoğlu’nun karakterleri çoğu zaman bir arayışın içindedir. Gitmek isterler, kalmak zorunda hissederler, bazen de nereye ait olduklarını bilemezler. Artakalan’da da benzer bir arayış var. Ancak bu kez yolculuk, dışarıdan çok içeride yaşanıyor. Filmin Antalya’daki gösteriminin ardından gerçekleştirilen söyleşide Ustaoğlu’na, kadın karakterlerinin bu arayışının sinemasındaki yeri sorulduğunda verdiği yanıt, aslında filmin de çıkış noktasını anlatıyordu: “Bütün bu açmazların, çıkmazların içinden kendi başımıza nasıl çıkacağız? Hepimiz nasıl çıkacağız?” Yönetmene göre Elif, bizden uzak bir dünyanın insanı değil. “Elif çok özel, bizden uzak bir dünyanın içinde değil” sözleriyle karakterin evrenselliğine ve toplumsal karşılığına dikkat çekiyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Gelecek dönemde ulusal ve uluslararası festivallerdeki festival yolculuğuna devam etmesi beklenen ‘Artakalan’, modern sinemamızda bireyin içsel sıkışmışlıklarını ve toplumsal aidiyet sorunlarını ele alış biçimiyle sinema eleştirmenlerinden tam not alırken, izleyicilere kendi hayatlarıyla yüzleşme fırsatı sunan nitelikli bir yapım olarak öne çıkıyor.
Kaynak: BirGün Manşet