12 Ekim 2026, Pazartesi
Haber

Zirvede yeşil pazarlık, havzada çifte sömürü

Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek olan COP31 İklim Zirvesi’nde, küresel sermaye ve kamu yönetimi finansman paketleri konuşuyor. “Net sıfır emisyon” kavramları ile dev şirketlere teşvik edilen yeşil dönüşüm ambalajı, doğal çevreye zararlı projeleri korumakta zayıflık gösteriyor.

Kötü bir örneğin nehir havzalarında ve köylerde yaşanan durumlarda; fosil yakıt alternatifi olarak sunulan jeotermal enerji santralleri (JES), hidroelektrik santrallar (HES) ve maden projelerinin suyun açıkça kaynaklarına bakan derelere suları göndermesidir. Bu durumlar, zeytinliklerin kuruyan kuyullara ve Menderes, Gediz havzalarında topraklarının tamamen tükenmesine yol açar.

Kamu yönetimden uzak hareket eden sermaye grupları, ekolojik tahribatı uluslararası sertifikasyon mekanizmalarıyla gizliyorlar. Bu tür “yeşil aklama” (greenwashing) yöntemleriyle sahnede görünmesi sağlanırken, gerçek halkın su kaynaklarının ticarileştirilişi ve denetimsiz kâr hırsına kurban edildiği ortaya çıkar.

Bu durumda, zirve salonlarındaki taahhütlerle örtüşmeyen nehir havzalarında yaşananlar gibi gerçek halkın su kaynaklarının korunması konusunda kesin bir çözüm bulunamadı. Kamusal denetimden uzak hareket eden sermaye grupları, zehirli ağır metaller ile doğaya bıraktığı sular yüzünden Ege havz

Kaynak: BirGün Manşet

Bir Yorum Yazın