İSTANBUL — Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki barış süreci kamuoyunda ağırlıklı olarak Karabağ ekseninde tartışılırken, iki ülkenin sınırlarının hukuki tanımını en çok zorlaştıran unsurların başında Sovyet döneminden kalan eksklavlar geliyor. Göktürk Tüysüzoğlu’nun araştırmasına göre, taraflar arasında 1991 Alma-Ata Bildirisi temelinde yürütülen müzakerelerde toprak değişimi, ulaşım hatları ve anayasal darboğazlar kritik bir eşik oluşturuyor.
- Azerbaycan’a ait Kerki, Yukarı Eskipara, Sofulu ve Berhudarlı 1990-1992’den beri Ermenistan kontrolünde bulunuyor.
- Ermenistan’ın tek eksklavı Artsvaşen (Başkent) ise 1992’den bu yana Azerbaycan denetiminde yer alıyor.
- Taraflar alan bakımından kabaca dengede; Azerbaycan eksklavları toplam 44, Artsvaşen ise yaklaşık 40 kilometrekarelik bir alanı kaplıyor.
- Bakü barış anlaşması için Ermenistan anayasasının değişmesini beklerken, Transtorlu TRIPP (Zengezur Koridoru) projesi jeopolitik hassasiyeti artırıyor.
Sovyet Mirası Eksklavlar ve Toprak Dengesi
Ermenistan-Azerbaycan barış süreci çoğunlukla Karabağ üzerinden değerlendiriliyor. Oysa sınırın hukuken tanımlanmasını zorlaştıran başlıklardan biri, Sovyet döneminin idari sınır pratiklerinden kalan eksklavlar. Azerbaycan’a ait Kerki, Yukarı Eskipara, Sofulu ve Berhudarlı 1990-1992’den bu yana Ermenistan’ın, Ermenistan’ın tek eksklavı Artsvaşen (Azerbaycan’daki adıyla Başkend) ise 1992’den beri Azerbaycan’ın denetiminde bulunuyor. Alan bakımından taraflar kabaca dengede: Azerbaycan eksklavları toplam 44, Artsvaşen yaklaşık 40 kilometrekarelik bir yüzölçümüne sahip. Bu durum, iki ülke arasındaki sınır delimitasyon çalışmalarının (sınırın hukuki belgeler ve haritalar üzerinden belirlenmesi) en hassas ve teknik başlığını teşkil ediyor.
Alma-Ata Bildirisi, Toprak Değişimi Formülü ve Ulaşım Hatları
Tezler aynı hukuki zemine, 1991 Alma-Ata Bildirisi’ne dayanıyor. Bakü, dört köyün iadesini delimitasyonun asli unsuru sayıyor. Ağustos ayında bu köylerin Alma-Ata haritalarında Ermenistan dışında kaldığını kabul eden Başbakan Nikol Paşinyan, 14 Ekim’de eşit yüzölçümlü toprak değişimini önerdi. Ertesi gün anlaşma olmasa da bir anlayış birliği bulunduğunu belirten Paşinyan, Artsvaşen’in Ermenistan’da kalıp sınırlarının ana topraklara bitişecek biçimde kaydırılabileceğini, aynı formülün Azerbaycan köylerine de uygulanabileceğini kaydetti. Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan ise değişimin halk oylamasıyla onaylanması gerektiğini savundu. Meselenin en kritik pratik boyutu ise ulaşım: Ermenistan’ı güneyde Syunik’e (Zengezur) ve İran’a bağlayan ana yol Kerki’den, Azerbaycan’ın Gedebey bölgesindeki köylere giden yol ise Artsvaşen’den geçiyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Bu karmaşık tartışma, bölgesel barış anlaşmasının akıbetinden kesinlikle bağımsız değil. Ağustos 2025’te Washington’da parafe edilen metin henüz imzaya dönüşmüş değil; zira Bakû yönetimi öncelikli olarak Ermenistan anayasasının değişmesini talep ediyor. Haziran ayında yapılan seçimlerde güçlü bir çoğunluk kazanan Nikol Paşinyan, referandum için gereken üçte iki meclis çoğunluğuna ise ulaşabilmiş değil. Dışişleri Bakanı Mirzoyan’ın halk oylaması vurgusu, eksklav meselesinin de tıpkı genel barış süreci gibi aynı anayasal darboğaza takılabileceğini açıkça gösteriyor. Öte yandan, TRIPP (Trump Uluslararası Barış ve Refah Yolu / Zengezur Koridoru) boyutu da mevcut tabloyu çok daha hassas bir konuma taşıyor. Azerbaycan’ı Nahçıvan’a bağlayacak hat ve Aras boyunca Meğri’den geçen eski Sovyet güzergahlarındaki gelişmeler, Kafkasya’daki diplomasi trafiğinin uzun süre daha eksklavlar ve koridor hesapları etrafında döneceğini kanıtlıyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika