DİYARBAKIR — Amed’in Arzoxlî mahallesinde yapılması planlanan “Zenkar 2 Güneş Enerji Santrali ve Enerji Depolama Tesisi” projesine karşı köylülerin, sivil toplum kuruluşlarının ve siyasi temsilcilerin başlattığı direniş kararlılıkla sürerken, jandarmanın tarım arazilerine erişimi engellemesi üzerine bölgede çadır nöbeti başlatıldı.
- Zenkar 2 GES projesine karşı başlatılan direniş ve çadır nöbeti ikinci gününde kararlılıkla devam ediyor.
- Amed Barosu Çevre ve Kent Komisyonu Başkanı Ahmet İnan, mera tahsis izni, imar planı ve ÇED raporuna karşı hukuki süreçlerin sürdüğünü vurguladı.
- DEM Parti Amed Milletvekili Berdan Öztürk, projenin köylülerin yaşam haklarını ellerinden aldığını ve göçe zorladığını belirtti.
ÇED Kararına Karşı Hukuki Süreç Sürerken Şirket Sahaya İndi
Amed’in Arzoxlî mahallesinde hayata geçirilmesi planlanan “Zenkar 2 Güneş Enerji Santrali ve Enerji Depolama Tesisi” projesine karşı yürütülen köylü direnişi tüm şiddetiyle ve kararlılığıyla ikinci gününde devam ediyor. Projeye resmi mercilerce verilen “ÇED Olumlu” kararına karşı bölge halkı ve hukukçular tarafından başlatılan hukuki mücadele tüm hızıyla sürerken, şirket çalışanları sabah saatlerinde jandarma ve çevik kuvvet ekiplerinin yoğun güvenlik önlemleri eşliğinde tartışmalı çalışma alanına giriş yaptı. Bu gelişme üzerine mahalle sakinleri, siyasi partilerin temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ve ekoloji savunucuları hızla proje alanına doğru yürüyüşe geçti. Eylem sırasında coşkulu ve kararlı bir duruş sergileyen kitle, ellerinde “Antik Ğırap şehrimiz ve köyümüz sermayeye kurban edilmesin” yazılı pankartlar açtı. Alanda sık sık “Axa me, ava me, hebûna me” sloganları atılarak topraklarına ve kültürel miraslarına sahip çıkacaklarının altı çizildi.
Jandarma Engeli ve Tarım Arazilerine Girişlerin Kısıtlanması Tepki Çekti
Proje alanı yakınlarında konuşlanan jandarma ekiplerinin engeliyle karşılaşan duyarlı yurttaşlar, bölgede yürütülen bu çalışmaların hukuki dayanağının acilen açıklanmasını talep etti. Konuyla ilgili sahada açıklamalarda bulunan Amed Barosu Çevre ve Kent Komisyonu Başkanı avukat Ahmet İnan, yaşanan hak ihlallerine ve hukuksuzluklara dikkat çekti. İnan, jandarma ve güvenlik güçlerinin uyguladığı ablukanın ve engellemenin sadece proje sahasıyla sınırlı kalmadığını, doğrudan çalışma alanı dışında kalan verimli tarlalara ve meralara erişimin de sistematik bir şekilde engellendiğini ifade etti. Bölge halkının en temel geçim kaynakları olan tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin bu abluka nedeniyle sekteye uğradığını belirten İnan, hukukun dışına çıkan hiçbir uygulamayı kabul etmeyeceklerini dile getirdi.
Milletvekili Öztürk: ‘İnsanlar Yaşadıkları Yerlerden Göç Etmeye Zorlanıyor’
Eylem alanında hazır bulunan DEM Parti Amed Milletvekili Berdan Öztürk de bir açıklama yaparak projenin yarattığı büyük yıkıma ve haksızlığa dikkat çekti. Projeye kesinlikle karşı olduklarını ve bu mücadelenin sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirten Öztürk, köylülerin en temel yaşam haklarının ellerinden alındığını vurguladı. İnsanların doğup büyüdükleri, geçimlerini sağladıkları bu coğrafyadan koparılarak göç etmek zorunda bırakılmak istendiğini ifade eden Öztürk, sermayenin çıkarları uğruna doğanın ve yerel halkın feda edilmesine göz yummayacaklarını kaydetti. Mahalle sakinleri ise geçimlerini nesillerdir tarım ve hayvancılıkla sağladıklarını hatırlatarak, kurulmak istenen bu devasa santralin sağlıklarını, hayvancılık faaliyetlerini ve en önemlisi ortak geleceklerini doğrudan tehdit ettiğini dile getirdi. Şirketin tüm dayatmalarına ve çalışmalarına karşı topraklarını, meralarını ve köylerini sonuna kadar savunacaklarını belirten yurttaşlar, bu projeyi kesinlikle istemediklerini bir kez daha yinelediler.
Gelişmeler ve Beklentiler
Amed Barosu Çevre ve Kent Komisyonu Başkanı Ahmet İnan, proje için çıkarılan mera tahsis izni, onaylanan imar planı ve ÇED raporuna karşı daha önce resmi olarak davalar açıldığını ve hukuki sürecin hâlihazırda tüm hızıyla devam ettiğini hatırlattı. İnan, ellerindeki tüm hukuki girişimleri sonuna kadar sürdüreceklerini belirterek, başlatılan çadır nöbetinin daha da büyütülmesi ve sesin geniş kitlelere duyurulması için tüm demokratik kitle örgütlerine, yaşam savunucularına ve duyarlı vatandaşlara güçlü bir dayanışma çağrısında bulundu. Yapılan bu kapsamlı açıklama ve değerlendirmelerin ardından mahalle sakinleri ve destekçileri, şirketin olası çalışmalarını durdurmak ve haklı seslerini duyurmak amacıyla proje alanında kararlılıkla çadır nöbetine başladılar.
Kaynak: ANF Türkçe