ESKİŞEHİR — Türkiye sanayisinin köklü kuruluşlarından Şişecam, küresel daralma ve pazar şartlarını gerekçe göstererek Eskişehir Paşabahçe Fabrikası’ndaki C fırınını 1 Kasım’dan 2 Şubat’a kadar ‘uyutma’ kararı aldı ve bu süreçte 155 işçiyi ‘fazlalık’ ilan etti. Kristal-İş Sendikası’nın üyelerine gönderdiği bilgilendirme mesajıyla ortaya çıkan bu durum, cam sektöründe kriz bahanesiyle kıdemli ve yüksek ücretli işçilerin tasfiye edilmek istendiği yönündeki kaygıları zirveye tırmanttı.
- Şişecam, daralma gerekçesiyle C fırınını 1 Kasım – 2 Şubat tarihleri arasında uyutacağını duyurdu.
- Eskişehir Paşabahçe Fabrikası’nda toplam 155 işçi yönetim tarafından ‘fazlalık’ olarak nitelendirildi.
- Hedefteki isimlerin kıdemli ve yüksek ücretli işçiler olduğu iddia ediliyor.
- Yasal alt sınır 91 gün olmasına rağmen fırın duruş süresinin 96 gün olarak ilan edilmesi tepki çekti.
Küresel Daralma Kılıfı mı, Planlı Bir Tasfiye Operasyonu mu?
Türkiye sanayisinin amiral gemilerinden biri konumunda bulunan Şişecam, son dönemde küresel pazar şartlarını öne sürerek ekonomik bir daralma yaşandığını iddia ediyor. Bu bağlamda fırın durdurma süreçlerinin devreye sokulacağı resmi olarak ilan edildi. Ancak cam işçileri, yaşanan bu durumun sıradan bir üretim kısıntısından çok daha ötede olduğunu savunuyor. İşçilere göre ortada çok daha derin, planlı ve doğrudan çalışanın emeğini hedef alan bir hamle bulunuyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan bir cam işçisi şu çarpıcı ifadeleri kullanıyor: ‘Ortaya çıkan tablo bizlere gösteriyor ki Şişecam patronu küçülme kılıfı altında kıdemli ve maliyeti yüksek bulunan işçileri tasfiye etmek istiyor. Toplu iş sözleşmesini daha önce de deldi yine deliyor ve bizleri psikolojik baskıyla teslim almak istiyor.’ Bu durum, fabrikalardaki huzursuzluğu artırırken, işçiler üretimden gelen güçlerini kullanabilecekleri somut ve etkili bir eylem takvimi talep ediyor.
Sendikal Bürokrasi Tartışmaları: ‘Fazlalık’ Söyleminin Anatomisi
Yaşanan kriz sürecinde cam işçilerinin haklarını korumak ve ilerletmekle sorumlu olan yetkili yapı Kristal-İş Sendikası’nın izlediği politika da camiasında büyük bir tartışma başlattı. Sendikanın kendi üyelerine ilettiği resmi bilgilendirme metninde, patronun terminolojisini aynen benimseyerek “fazlalık” ifadesini kullanması, sendikal bürokrasinin geldiği noktayı gözler önüne serdi. İşçiler haklı olarak şu soruları yöneltiyor: ‘İşçi, patronun bilanço tablolarında üzeri çizilecek bir rakam ya da ıskartaya çıkarılacak bir ham madde mi?’ Sendikanın asli görevinin patronun değil, emeğin onurunu savunmak olması gerektiği vurgulanırken, kendi üyesine patronun diliyle hitap eden bir zihniyetin müzakere masasında işçi lehine somut bir kazanım üretmesinin ne ölçüde mümkün olabileceği sorgulanıyor.
TİS Kuralları Esnetiliyor mu? 96 Günlük Duruş Soru İşareti Yarattı
Sahadan gelen veriler ve işçi duyumları, Şişecam yönetiminin Toplu İş Sözleşmesi (TİS) kurallarını esnetmek ve uygulamada kadük bırakmak amacıyla sistematik bir zemin hazırladığını gösteriyor. Cam sanayisinde fırın uyutma ve üretim duruş dönemlerinde toplu izin ya da duruş sürelerine ilişkin yasal alt sınırın normatif olarak 91 gün olduğu bilinirken, şirket yönetiminin bu süreyi tek taraflı olarak 96 gün şeklinde ilan etmesi dikkat çekti. Yasal sınırların bu şekilde aşılması ve işçilerin süreç boyunca maruz kaldığı psikolojik baskı, çalışma barışını ciddi biçimde zedeliyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Şişecam bünyesinde yaşanan bu gelişmeler, cam sektöründe endüstriyel ilişkilerin geleceği açısından kritik bir eşiğe işaret ediyor. 155 işçinin ‘fazlalık’ olarak nitelendirilmesiyle başlayan süreçte, hem işveren kanadının atacağı yeni adımlar hem de Kristal-İş Sendikası’nın tabandan gelen tepkiler karşısında nasıl bir tutum takineceği merakla bekleniyor. İşçilerin beklentisi, hak kayıplarının önüne geçilmesi ve TİS hükümlerine eksiksiz uyulması yönündedir.
Kaynak: Evrensel