İSTANBUL — Türkiye Gazeteciler Sendikası öncülüğünde basın meslek örgütlerinin “Sansüre hayır, habere özgürlük” çağrısıyla bugün 10 kentte sokaklara dökülen gazeteciler, son dönemde artan gözaltı, tutuklama ve otosansür baskılarına karşı ortak ses yükseltirken; yayımlanan son raporlar ve gazetecilere yönelik adli yaptırımlar mesleğin karşı karşıya olduğu büyük kuşağım gözler önüne seriyor.
- Türkiye genelinde 10 kentte basın meslek örgütleri ve Türkiye Gazeteciler Sendikası öncülüğünde sokağa çıkan gazeteciler “Sansüre hayır, habere özgürlük” sloganıyla eylem yapıyor.
- Cumhuriyet yazarı Murat Ağırel ve BirGün muhabiri İsmail Arı’nın tutuklanması, meslektaşların isimlerinin adliye koridorlarında ve cezaevi kapılarında anılmasına neden oluyor.
- TGS’nin Nisan 2025-Nisan 2026 raporuna göre en az 53 gazeteci hakkında soruşturma açıldı, 67 gözaltı işlemi ve 19 tutuklama gerçekleştirildi.
- TGC’nin 16 Ekim’de düzenlediği Bağımsız Gazetecilik Konferansı’nda son iki yılda 10 televizyon kanalına kayyum atandığına dikkat çekildi.
Türkiye Genelinde Gazeteciler Neden Sokağa Çıktı ve Medya Düzenindeki Kuşatma Nedir?
Bugün 10 kentte gazeteciler olarak sokağa çıkıyoruz. Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın öncülüğünde basın meslek örgütlerinin çağrısı net bir şekilde “Sansüre hayır, habere özgürlük” olarak özetleniyor. İçinde yer aldığımız medya düzeni, bugün büyük bir kuşatma altında bulunuyor. Olayların ardındaki gerçekleri ortaya çıkarmaya çalışan gazetecilerin kapılarına polis dayanınca, milyonlarca insanın habere ve gerçeğe ulaşabileceği kapılar da teker teker kapanıyor. Son olarak Cumhuriyet yazarı Murat Ağırel ve BirGün muhabiri İsmail Arı’nın tutuklanmalarına karşı Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin yaptığı özgürlük çağrıları, gazeteciliğin günümüzde nasıl bir baskı ve kuşatma altında sürdürüldüğünü açıkça gösteriyor. Meslektaşlarımızın adlarını artık haberlerinin altında olduğu kadar adliye koridorlarında, cezaevi kapılarında duyuyoruz. Bu durum, habercilik faaliyetlerinin ne denli riskli bir hale geldiğini ve kamusal haber alma hakkının doğrudan tehdit altında olduğunu gözler önüne seriyor.
Araştırmacı Gazetecilik Neden Suçlama Konusu Haline Geliyor ve Otosansür Nasıl Yerleşiyor?
Bir gazeteci belge arar, iddiaları araştırır, ilgili kişilere sorar ve yayınlamadan önce haberini doğrulamaya çalışır. Ancak araştırmanın kendisinin doğrudan bir suçlama konusu haline gelmesi, mesleğin bütün çalışma alanını ve varlık temelini tehdit eder. Haber merkezlerinde yayımlanan ve gündeme gelen soru giderek değişmektedir. “Bu bilgi doğru mu?” sorusunun yanına artık ne yazık ki “Bunu yazarsam başıma ne gelir?” sorusu ekleniyor. Otosansür de tam olarak böyle yerleşiyor. Tıpkı bugün yaşadığımız gibi, gazeteciler gerçeği yazmadan önce olası hukuki ve idari yaptırımları hesaba katmak zorunda kalıyor. Bu da halkın haber alma hakkını zedeleyen en büyük engellerden biri olarak karşımıza çıkıyor.
TGS Raporu ve TGC Konferansına Göre Medyaya Yönelik Baskı Boyutları Nelerdir?
Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın Nisan 2025-Nisan 2026 dönemini kapsayan raporu, medyaya yönelik baskının boyutlarını rakamlarla ortaya koyuyor. Rapora göre en az 53 gazeteci hakkında soruşturma açılırken, 67 gözaltı işlemi ve 19 tutuklama yapıldı. Ayrıca iki gazeteciye ev hapsi verilirken, 26 gazeteciye ise başka adli kontrol tedbirleri uygulandı. Aynı dönemde 224 ceza davasında 300’ün üzerinde gazeteci yargı önüne çıktı. Bu sayılar, haber için harcanması gereken zamanın ve enerjinin, savunma hazırlıklarıyla nasıl tüketildiğini açıkça anlatıyor. Öte yandan, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin 16 Ekim’de düzenlediği Bağımsız Gazetecilik Konferansı’nda da son iki yılda 10 televizyon kanalına kayyum atandığına dikkat çekilmişti. Bu veriler, basının üzerine kurulan baskı halkasının her geçen gün nasıl daraldığını belgeliyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Sonraki süreçte basın meslek örgütlerinin ve sendikaların hak arama mücadelesini kararlılıkla sürdürmesi beklenirken, gazetecilere yönelik hukuki baskıların son bulması ve haberciliğin evrensel standartlarda yapılabilmesi için ulusal ve uluslararası platformlarda çağrıların yineleneceği öngörülüyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika