İSTANBUL — Dünyanın en kalabalık barolarından biri olan, 68 bin avukatın kayıtlı bulunduğu İstanbul Barosunun hafta sonu tamamlanan Genel Kurulu, mesleki sorunların ve avukatların işçileşmesinin gölgede kaldığı, güncel siyasi atmosfer ile ‘yeni milliyetçilik’ dalgasının damga vurduğu bir iklimde gerçekleşti; bir önceki seçimi kazanan Değişim için Avukatlar (DİA) Grubu yönetimi Ümit Kocasakal’ı başkanlığa aday gösteren Cumhuriyetçi Güç Birliğine devretti.
- İstanbul Barosu Genel Kurulu’nda yönetimin çalışma raporu ve avukatların işçileşmesi gibi mesleki sorunlar yeterince tartışılmadı.
- Seçimler, Türkiye’nin siyasi iklimindeki ‘yeni milliyetçiliğin’ gençler üzerindeki etkisi ve mevcut kutuplaşmanın baro yansıması şeklinde gerçekleşti.
- Kendini ‘milliyetçi çizgide’ tanıtan Ümit Kocasakal, Salih Uçar ve Hasan Kılıç gibi adayların konuşmaları yoğun alkış alırken, sonuçlar ilk defa ‘bozkurt işaretleri’yle kutlandı.
- Cumhuriyet Avukatları Adayı Atakan Selanik ‘terör’ ve ‘kurucu unsurlar’ temelli söylemiyle ilk katıldığı seçimde 3 bin 638 oy alarak en fazla oy alan üçüncü aday oldu.
İstanbul Barosu Genel Kurulu’nda Ne Oldu?
Sasen yargının üçüncü ayağı ve bir meslek örgütü olan Baro Genel Kurulunda tartışmaların konusu meslek sorunları değildi. Ne yönetimin çalışma raporu ne de avukatların işçileşmesi tartışıldı. 68 bin avukatla dünyanın en kalabalık barolarından birisi olan İstanbul Barosunun Genel Kurulu hafta sonu tamamlandı. Bir önceki seçimi kazanan Değişim için Avukatlar (DİA) Grubu, Ümit Kocasakal’ı başkanlığa aday gösteren Cumhuriyetçi Güç Birliğine yönetimi devretti. Genel kurulda güncel siyasi atmosfere ilişkin tartışmalar öne çıkarken avukatların işçileşmesi, ekonomik talepleri, adliyelere x-ray cihazı konması gibi uygulamalarsa konuşmalarda oldukça az yer buldu. Seçimler Türkiye’nin siyasi ikliminde de gözlenen bir çeşit ‘yeni milliyetçiliğin’ gençler üzerindeki etkisi ve mevcut kutuplaşmanın adeta yansıması şeklinde gerçekleşti. Örneğin Genel Kurulun ilk gününde Ümit Kocasakal, Salih Uçar, Hasan Kılıç gibi kendini ‘milliyetçi çizgide’ olarak tanıtan adayların konuşmaları yoğunlukla genç avukatlardan alkış aldı. Böylece, İstanbul Barosu seçimlerinde daha önce benzer çizgideki gruplar defalarca yönetimde yer almış olsa da sonuçlar ilk defa ‘bozkurt işaretleri’yle kutlandı.
Adayların Oy Dağılımı ve Söylemleri Nasıl Şekillendi?
2024 seçimlerinde Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubunun ayrılması üzerine Filiz Saraç ve Ali Gürbüz ayrı ayrı seçime girerek toplamda 8 bini aşkın oy almıştı. Yine aynı seçimlerde bu seçimde Önce İlke Grubunun adayı olan, o dönem Avukatın Yükselişi Hareketi adına aday olan Hasan Kılıç 5 bin 537 oy alarak en yüksek oy alan ikinci adaydı. Bu üç kişinin 2024 seçimlerinde toplam oyları 13 bin 591 ediyordu. Ancak bu seçimlerde Önce İlke Çağdaş Avukatlar ve Yükseliş Hareketi Adayı Hasan Kılıç 3 bin 396 oy aldı. Öte yandan konuşmasında büyük oranda ‘terör’ mevzusunu temele alan Cumhuriyet Avukatları Adayı Atakan Selanik 3 bin 38 oy aldı (metindeki verilere göre 3 bin 638 oy). Aslında iki grubun söylemleri genel olarak farklılaşmasa da Atakan Selanik’in konuşmasının büyük çoğunluğu ‘Cumhuriyet değerleri’ ve ‘kurucu unsurlara’ ilişkindi. Çoğunlukla genç avukatlardan oy almış gibi görünen Selanik’in katıldığı ilk seçimde eski adayları geride bırakarak en fazla oy alan üçüncü aday olması, bu söylemlerin karşılık bulduğunu gösteriyor. Geniş kitlelerin beklentileri ve baro dinamiklerindeki bu değişim süreci, avukatlık mesleğinin geleceği açısından yeni tartışmaları beraberinde getirmektedir.
Gelişmeler ve Beklentiler
İstanbul Barosu’nun yeni yönetiminin görevi devralmasıyla birlikte, meslek örgütünün önümüzdeki dönemde avukatların işçileşmesi, ekonomik sıkıntıları ve adliye koridorlarındaki mesleki pratikler gibi temel sorunlara nasıl yaklaşacağı merakla bekleniyor. Siyasi atmosferin ve yeni milliyetçilik dalgasının baro içi dengeleri nasıl şekillendireceği, sonraki süreçteki hukuki ve mesleki mücadelenin seyrini belirleyecektir.
Kaynak: Evrensel