1 Kasım 2026, Pazar
Haber

Denizli’den Yükselen Çığlık: Üretici Sürünüyor, Geleceğimizi İstiyoruz

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

DENİZLİ — Hafta sonu Denizli Kitap Fuarı’nda gerçekleştirilen ziyaretler, Türkiye’nin ekonomik ve sosyal tablosunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne sererken; tarımdan tekstile, fon vurgunundan yerel siyasetteki değişim rüzgarlarına kadar kentin nabzı Cumhuriyet Kitapları ve Bilgi Yayınevi standında atarak derin bir krizin izlerini ve yurttaşların geleceğe dair isyanını kayda geçirdi.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Denizli Kitap Fuarı’nda okurlarla yapılan söyleşiler, kentin 5 T’si olan tarım, ticaret, turizm, teknoloji ve tarihin ekonomik krizden aldığı ağır payı ortaya koydu.
  • Tarımsal üretimde mazot, gübre ve ilaç maliyetlerinin ezici baskısı altında ezilen üreticiler, ‘Hem çok hem kaliteli üretip sürünüyoruz’ diyerek tarım politikasızlığına isyan etti.
  • Tekstil sektöründe fabrikaların Mısır, Bangladeş ve Arnavutluk gibi ülkelere taşınması ve kalanların ucuz iş gücü arayışı dikkat çekti.
  • 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından Denizli’de esen farklı siyaset rüzgarı ve fon vurgunu tartışmaları kentin ana gündemini oluşturdu.

Denizli’nin 5 T’si ve Tarımda Yaşanan Derin Çıkmaz

Hafta sonu Denizli Kitap Fuarı’ndaydık. Cumhuriyet Kitapları ve Bilgi Yayınevi standında okurlarla buluştuk. Ayaküstü kısa metrajlı söyleşiler yaptık. Denizli 5 T’nin buluştuğu kentlerden; tarım, ticaret, turizm, teknoloji, tarih. Her birinin kent ekonomisine ve kültürüne katkıları var. Ancak bu zengin potansiyel, mevcut ekonomik krizden payını fazlasıyla almış durumda. Tarımı sahadaki üreticiler şöyle özetlediler: Hem çok hem kaliteli üretip sürünmek, ülkede tarım politikasının olmamasının başlıca göstergesidir. Tadımlık Tavas’tan kavun, Güney’den üzüm getiren yurttaşlar, ‘Mazot, gübre, ilaç bu kadar pahalı olduğu sürece ürün fiyatı ne olursa olsun kurtarması zor’ dediler. Fiyatı çok yükseltip yurttaşın alamaz hale gelmesine de gönülleri el vermiyor. Bu tablo, üreticinin hem maliyetler altında ezildiğini hem de toplumsal vicdanla piyasa gerçekleri arasında sıkışıp kaldığını net bir şekilde kanıtlıyor.

Tekstil Sektöründe Göç, Ucuz İş Gücü ve Sanayide Dönüşüm

Denizli tekstil deyince Türkiye’de ve dünyada ilk akla gelen kentlerin başında gelmektedir. Ancak güncel ekonomik koşullar, bu köklü sanayi kentinde yaprak dökümüne neden olmuştur. Fabrikalar Mısır, Bangladeş, Arnavutluk gibi ülkelere taşınmış durumda. Türkiye’de kalan fabrikalar da ayakta kalabilmek için özellikle Afganistan’dan işçi getirip toplu kalacak yer bularak ucuz iş gücü sağlama peşinde koşuyor. Sanayi ve ticaretin omurgasını oluşturan bu değişim, yerel ekonomide ve demografik yapıda kalıcı izler bırakırken, iş dünyasının ve siyasetin önde gelen isimlerini de tartışmaların odağına yerleştiriyor. Bu bağlamda Denizli’de siyaset ve sanayi denilince ilk akla gelen isimlerden biri olan Nihat Zeybekçi, fon vurgunundan kendisinin de etkilendiğini söyleyip eksikleri, yanlışları vurguluyor ancak Denizlililerin kafasında başka sorular ve kuşkular yer almaya devam ediyor.

Fon Vurgunu Tartışmaları ve Yerel Siyasette 31 Mart Rüzgârı

Denizlililer Nihat Zeybekçi’nin açıklamalarına yönelik olarak şu kritik soruları soruyor: ‘Acaba ettiği zarar, kârdan zarar mı? Zamanında önlem alıp attığı adımlar var mı?’ Daha ilk günden dikkat çekmiştik; fon vurgunu fonda kalacak bir olay değil. Gündem ne olursa olsun, fon vurgunu öncelikli olarak öne çıkacak. Yıllardır süren ekonomik krizin, yeri geldikçe vurguladığımız gibi bir kriz değil, bilinçli bir tercih olduğunu ortaya koyan gelişmelerle karşı karşıyayız. Öte yandan hafta sonu YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel de İzmir, Denizli ve Manisa’daydı. Denizli’de 31 Mart 2024’ten bu yana çok daha farklı bir yerel siyaset rüzgârı esiyor. Bu gelişmeleri Türkiye fotoğrafının son derece önemli bir parçası olarak izliyoruz. Bilindiği üzere 31 Mart’ta Özel liderliğinde CHP’nin Denizli genelindeki belediye sayısı beşten 15’e çıktı, yani tam üç katına katlandı.

Gelişmeler ve Beklentiler

Sonuç olarak; Denizli Kitap Fuarı vesilesiyle sahada yapılan bu gözlemler ve yurttaşlarla gerçekleştirilen birebir temaslar, Türkiye’nin genelindeki ekonomik sıkışmışlığın, tarımsal ve sanayideki yapısal sorunların yerel ölçekteki somut yansımalarını gözler önüne sermektedir. Fon vurgunu tartışmalarından yerel siyasetteki tarihi dönüşümlere, tekstildeki dışa göçten tarımdaki maliyet krizine kadar uzanan bu çok boyutlu tablo, geleceğe dair radikal reformların ve köklü politika değişikliklerinin kaçınılmaz olduğunu resmi süreçler ve toplumsal talepler eşliğinde net bir şekilde doğrulamaktadır.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

Bir Yorum Yazın