DİYARBAKIR — Sur ilçesine bağlı Kervanpınar (Arzoxlî) köyünde halkın temel geçim kaynağı olan mera alanlarına kurulmak istenen Güneş Enerjisi Santrali (GES) projelerine karşı başlatılan çadırlı nöbet eylemi tüm hızıyla sürerken, direnişin en ön safhasında yer alan kadınlar şirket iş makinelerine ve güvenlik güçlerine karşı geri adım atmayarak kararlı duruşlarını sürdürüyor.
- Diyarbakır Sur’a bağlı Kervanpınar köyünde mera alanlarını hedef alan GES projesine karşı köylülerin çadırlı nöbet eylemi 5 gündür kesintisiz devam ediyor.
- Köylüler, kendi rızaları ve bilgileri dışında hazırlanan ÇED raporlarına sert tepki göstererek hayvancılık ve tarım alanlarının yok edilmesine karşı çıkıyor.
- Direnişin simgesi haline gelen Gurbet Çiftçi, Bahar Çiftçi, Güler Çiftçi ve Rojda Çiftçi gibi cesur kadınlar, askerler ve iş makinelerine karşı kepçelerin önünde duracaklarını vurguluyor.
- Bölge halkı, zengin şirketler ve yerel idarecilerin bu süreçle kendilerini göçe zorlamayı amaçladığını belirterek, fabrika gibi gerçek istihdam projeleri talep ediyor.
Kervanpınar’da Çadırlı Nöbet: ÇED Raporlarına Büyük Tepki
Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Kervanpınar (Arzoxlî) köyünde tansiyon düşmüyor. Halkın hayatta kalma teminatı olan mera alanlarının GES projesiyle talan edilmek istenmesine karşı köylülerin başlattığı çadırlı nöbet eylemi tüm kararlılığıyla sürüyor. Köylüler, kendi rızaları ve bilgileri dışında hazırlanan ÇED raporlarına şiddetle itiraz ediyor. Bölge sakinleri, hayvancılık ve tarım alanlarının tamamen yok edilmesi durumunda köylerini terk etmek zorunda bırakılacaklarını, bunun da bir yaşam hakkı ihlali olduğunu açıkça dile getiriyor. Günlerdir hakları için çabalayan ve direnen köylüler, topraklarını, çocuklarını ve geleceklerini korumak adına bu projeyi asla kabul etmeyeceklerini, topraklarını hiçbir şekilde teslim etmeyeceklerini yineliyor.
Direnişin Öncüsü Kadınlar: ‘Asker Gelse de Kepçelerin Önünde Duracağız’
Olay yerinde direnişin simgesi haline gelen Kervanpınarlı kadınlar, şirket iş makinelerine ve jandarmaya karşı kararlı direnişlerinden taviz vermiyor. Direnişçi kadınlardan Gurbet Çiftçi, kendi toprakları üzerinde onurlu bir mücadele verdiklerini belirterek, askerler gelse dahi gidip o kepçelerin önünde duracaklarını ifade ediyor. Bu alanların köylerinin merası, eşsiz doğası ve çocuklarının geleceği olduğunu vurgulayan Gurbet Çiftçi, hakları olan bu toprakları asla vermeyeceklerini ve ölene kadar direniş alanında kalacaklarını kararlılıkla belirtiyor. Gurbet Çiftçi ayrıca, Türkiye’nin dört bir yanındaki duyarlı yurttaşlara seslenerek köylerine acil destek verilmesi çağrısında bulunuyor. Bir diğer direnişçi Bahar Çiftçi ise ‘İnşallah kazanacağız’ diyerek, herkesi kendileriyle dayanışmaya ve haklı direnişlerinin arkasında durmaya davet ediyor.
Güler Çiftçi’den Çarpıcı Açıklama: ‘Amaçları Milleti Göç Ettirmek’
Alanı bir an olsun terk etmeyen direnişçi kadınlardan Güler Çiftçi, beş gündür kesintisiz bir şekilde direndiklerini ve asla o şirketin bölgede kalmasına izin vermeyeceklerini dile getiriyor. Zengin şirketlerin ve kaymakamın dahil olduğu bu sürecin asıl amacının milleti topraklarından edip göç ettirmek olduğunu söyleyen Çiftçi, hiçbir şekilde korkmadıklarını vurguluyor. Köy halkının ekonomik olarak dezavantajlı ve fakir olduğunu, geçimlerini yalnızca hayvancılıkla sağladıklarını belirten Çiftçi, bölgede başka hiçbir iş imkanı olmamasından yakınıyor. Güler Çiftçi yetkililere ve şirkete seslenerek, ‘Eğer illa bir şey yapacaklarsa fabrika kursunlar’ diyerek gerçek anlamda istihdam ve üretim talep ediyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Kervanpınar köyünde halkın ve özellikle kadınların başlattığı çadırlı nöbet eylemi, enerji projeleri ile kırsal yaşam arasındaki çatışmanın en net örneklerinden biri olarak kayıtlara geçiyor. Şirket faaliyetlerine karşı köylülerin hukuki ve fiili mücadelesi sürerken, gözler yetkililerden gelecek resmi açıklamalara ve atılacak adımlara çevrilmiş durumda.
Kaynak: Evrensel