1 Kasım 2026, Pazar
Haber

Tarımda Alarm Zilleri: Ürün Bol Ama Para Etmiyor, Hedefler Şaştı

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

ANKARA — Türkiye genelinde tarım ve hayvancılık sektörleri, üreticinin elindeki ürünün bol olmasına rağmen maliyetlerin altında ezildiği, resmi hedeflerin ise kağıt üstünde kaldığı derin bir krizle sarsılıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2027 Bütçe Teklifi’ndeki veriler; büyükbaş, küçükbaş, çiğ süt ve kırmızı et üretiminde öngörülen hedeflerin gerisinde kalındığını gözler önüne sererken, yurdun dört bir yanından yükselen tepkiler tarımsal politikaların acilen gözden geçirilmesi gerektiğini işaret ediyor.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Tarım ve Orman Bakanlığı 2027 Bütçe Teklifi verilerine göre, hayvancılık ve bitkisel üretimde kritik hedefler tutmadı.
  • Çiğ süt üretiminde hedeflenen 22 milyon 900 bin tonluk miktarın, 21 milyon 750 bin tonda kalması bekleniyor.
  • Kırmızı et üretiminde bu yılki 2 milyon 387 bin tonluk hedef yerine, gerçekleşmenin 2 milyon 73 bin tonda kalacağı öngörülüyor.
  • Üretici girdi maliyetlerindeki fahiş artışa karşılık, ürün fiyatlarında geçen yıla oranla yüzde 50-60 düşüş yaşandığını belirtiyor.

Hayvancılıkta Hedefler Tutmuyor: Rakamlar Ne Söylüyor?

Türkiye’nin gıda güvenliği ve kırsal kalkınmanın omurgasını oluşturan hayvancılık sektöründe, Tarım ve Orman Bakanlığı 2027 Bütçe Teklifi’ndeki veriler dikkat çekici bir gerilemeyi gözler önüne seriyor. Teklife göre, buzağı sayısındaki artış oranı beklentisi yüzde 1 seviyesinde kalırken, geçen yılki bu oran yüzde 2.24 olarak kayıtlara geçmişti. Benzer şekilde, büyükbaş hayvan sayısındaki artış oranı geçen yıl yüzde 4.25 iken, bu yıl için öngörülen oran yine yüzde 1’e geriledi. Küçükbaş hayvan varlığındaki tablo da farklı değil; geçen yıl yüzde 5.41 olan artış oranının, bu yıl yüzde 1.7 seviyesine düşmesi bekleniyor. Bakanlığın bütçe teklifindeki en çarpıcı sapmalardan biri çiğ süt üretiminde yaşandı. Yıllık çiğ süt üretiminde hedeflenen miktar 22 milyon 900 bin ton olarak belirlenmişti. Ancak bu yıl sonunda gerçekleşmenin 21 milyon 750 bin ton olması beklenirken, iktidarın gelecek yılki hedefi 23 milyon 50 bin ton olarak açıklandı. Teklifteki kanatlı hayvan eti üretimindeki artış oranı da krizin boyutlarını gözler önüne seriyor. Geçen yıl bu oran yüzde 11.3’tü; teklifindeki verilere göre bu yıl beklenti yüzde 1.5 olarak öngörülmüştü. Ancak yıl sonu için gerçekleşme tahmininin ‘eksi 3’ olarak yer alması dikkat çekti. Kırmızı et üretim miktarında ise bu yılki hedef 2 milyon 387 bin tondu ancak yıl sonu itibariyle gerçekleşmenin 2 milyon 73 bin tonda kalması bekleniyor. Gelecek yıl için öngörülen hedef ise 2 milyon 97 bin ton olarak şekillendi.

Ürün Bol, Çiftçi Borçlu: Tarlada Hasat Var, Kazanç Yok

Bitkisel üretimde de tablo hayvancılıktan farklı seyretmiyor. Teklife göre, yağlı tohumlu bitkilerin üretim miktarında beklenti 4.75 milyon tondu, ancak gerçekleşmenin 3.66 milyon tonda kalması bekleniyor. Bu yıl tarımda ürün bol olmasına rağmen uygulanan hatalı politikalar ve piyasa dengesizlikleri nedeniyle mahsul para etmiyor. Yurdun dört bir yanındaki üreticilerden ardı ardına tepki açıklamaları gelirken; zeytin ve üzüm üreticilerinin ardından elma üreticileri de alım fiyatlarına isyan ediyor. Niğde’de elma üreticisi, emeğinin karşılığını alamamaktan ve elmayı elden çıkaramamaktan şikayetçi. Geçen yıl elmayı don vurduğunu, ürün alamadıklarını ve bu süreçte borçlandıklarını belirten üreticiler, bu yıl ise ürün elinde kalmasına rağmen yine satamadıklarını vurguluyor. Birçok üründe üretim nicelik olarak artış gösterse de, üreticinin yaşadığı muğduriyet katlanarak büyüyor. Yakıt, ilaç, gübre, işçilik gibi tarımsal girdi fiyatları geçen yıla kıyasla tırmanışını sürdürürken, mercimek, zeytin, üzüm ve benzeri stratejik ürünlerde geçen yıla göre yüzde 50 ile yüzde 60 oranlarında keskin fiyat düşüşleri yaşanıyor. Örneğin zeytinde, girdi maliyetleri kilogram başına yaklaşık 25-30 TL seviyelerine dayanmış durumdayken, satış fiyatlarının bu maliyetleri karşılamaktan uzak olması çiftçiyi iflasın eşiğine getiriyor.

Gelişmeler ve Beklentiler

Tarım sektöründe yaşanan bu derin kriz, hem üreticinin sürdürülebilir üretim yapma kapasitesini yok etmekte hem de tüketicinin gıdaya erişimini tehdit etmektedir. Resmi bütçe tekliflerine yansıyan sapmalar, mevcut tarımsal destekleme ve planlama modellerinin acilen revize edilmesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Önümüzdeki süreçte girdi maliyetlerinin kontrol altına alınmaması ve üreticinin hak ettiği alım fiyatlarıyla desteklenmemesi durumunda, tarım ve hayvancılıkta alarm zillerinin çok daha yüksek sesle çalması kaçınılmaz görünmektedir.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

Bir Yorum Yazın