1 Kasım 2026, Pazar
Haber

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda Demokrasi ve Çağdaşlık Vurgusu

🔴 FLAŞ HABER

ANKARA — Türkiye genelinde ulusça büyük bir coşkuyla kutlanmaya hazırlanan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, halkın en çok önem verdiği ulusal bayramların başında gelirken; günümüz koşullarında cumhuriyet ve demokrasi değerlerinin korunması, yaşatılması ve geleceğe taşınması adına kritik bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Ulusça 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın coşkuyla kutlanmasına sayılı günler kala, cumhuriyet ve demokrasi değerlerinin vazgeçilmezliği bir kez daha hatırlatılıyor.
  • Ülkenin ilerici ve yurtsever güçleri ile halkı, Cumhuriyetin 103. yılında değerlerine sahip çıkarak tüm kurum ve kurallarıyla yeniden kazanma mücadelesi veriyor.
  • Mustafa Kemal Atatürk ve kurucu kadroların benimsediği ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ şiarı, halk egemenliğinin temelini oluşturuyor.
  • Uluslararası alanda antiemperyalist duruşun ve laiklik ilkesinin toplumsal yaşamdaki vazgeçilmezliği günümüzde de geçerliliğini koruyor.

Cumhuriyetin 103. Yılında Demokrasi Mücadelesi

Ulusça 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı coşkuyla kutlamaya hazırlanıyoruz. Cumhuriyet Bayramı, ulusal bayramlar içinde halkımızın en çok önemsediği ve bu öneme koşut biçimde kutladığı bir bayramdır. Bu bağlamda, Cumhuriyetin-demokrasinin değerlerini ve erdemlerini anımsamanın; bunların günümüzdeki önemini, vazgeçilmezliğini anımsatmanın tam zamanıdır. İçinde bulunduğumuz koşullar nedeniyle, Cumhuriyete sahip çıkmak ve 103. yılını kutlamak, her zamankinden daha fazla önem taşıyor. İşte bunun içindir ki ülkemizin ilerici-yurtsever güçleri ve halkımız, 103. yılında Cumhuriyete ve çağdaş demokrasiye, değerlerine sahip çıkıyor. Onu tüm kurum ve kurallarıyla yeniden kazanmanın ve yaşatmanın mücadelesini veriyor.

Kurucu İlkeler ve Egemenlik Anlayışı

Cumhuriyetin kurucu önderi Mustafa Kemal Atatürk ve kurucu kadroları, kurtuluşu ve kuruluşu yaşarlarken “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” şiarına dört elle sarılmışlardı. Bunun temel anlamı halkın egemenliğiydi. Halkın üstünde hiçbir güç, kişi ve grup, egemen olamazdı. Ulusal kurtuluş birlikte başarıldığı gibi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu da bu ortak anlayışla başarıldı. Cumhuriyetin ilk yıllarında, çağdaş uygarlık yolu genç Cumhuriyetin temel taşlarıyla döşendi. Hayatın hemen her alanında çağdaş ilkeler benimsendi. Laiklik ilkesi ve yaklaşımı, toplumsal yaşamın vazgeçilmezi oldu.

Antiemperyalist Duruş ve Günümüz Jeopolitiği

Cumhuriyetin kurucu değerleri içinde, antiemperyalist duruş belirleyiciydi. Çünkü ülkemiz ve halkımız, “yedi düvel” olarak tanımlanan emperyalizmi yenerek yeni bir Cumhuriyet kurmuştu. Bu temel kurucu değer ve yaklaşım, bugün de geçerliliğini koruyor. Uluslararası emperyal güçlerin çıkarları için savaşlar çıkardığı ve saldırılar yaptığı günümüzde, antiemperyalist duruş daha büyük önem kazanıyor. Günümüzde, ülkemiz, ABD emperyalizminin ve Trump-Netanyahu gibi otoriter liderlerin oyuncağı olmamalıdır.

Gelişmeler ve Beklentiler

Türkiye Cumhuriyeti’nin köklü geçmişinden aldığı güçle, geleceğe daha güvenle bakabilmesi ve ulusal bağımsızlık ilkelerini koruması adına atılacak adımlar, resmi ve toplumsal düzeyde kararlılıkla sürdürülmeye devam edecektir.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

Bir Yorum Yazın