İSTANBUL — Siyaset sahnesinde sıkça kullanılan ‘kamusal akıl’ ve ‘ortak akıl’ kavramlarının kökeni, AKP’nin kuruluş yıllarına ve R.T. Erdoğan’ın ilk açıklamalarına dayanıyor. 16 Eylül 2001 tarihinde Hürriyet gazetesinde yayımlanan ‘AKP’nin Kolektif Aklı’ başlıklı yazı ve dönemin gazete arşivleri, siyasi literatürdeki kavram kargaşasını ve bu terimlerin arka planını gün yüzüne çıkarıyor.
- “Kamusal akıl” kavramı, Fransızcada “la raison publique”, İngilizcede ise “public raison” olarak karşılık buluyor.
- AKP’nin kuruluş günlerinde R.T. Erdoğan bu kavramı ilk kez basın toplantısında ve 26 Ağustos 2001 tarihli Akit gazetesinde “kolektif akıl” olarak ifade etmişti.
- Akit gazetesi muhabirleri Serdar Arseven ile Kenan Kıran’ın sorularını yanıtlayan Erdoğan, partinin kolektif aklın temsil edileceği bir yapı olacağını vurgulamıştı.
- Uzmanlar, “kamusal akıl” kavramının “ortak akıl” şeklinde çevrilmesinin dilsel ve kavramsal tartışmalara yol açtığına dikkat çekiyor.
Kamusal Akıl ve Kolektif Akıl Kavramlarının Kökeni Nedir?
Siyasi tarihimizde ve günlük siyasi söylemde sıkça yer bulan “kamusal akıl”ın Fransızcası “la raison publique”, İngilizcesi ise “public raison” olarak bilinmektedir. Ancak bu kavram, Türkiye’de ilk olarak AKP’nin kurulduğu günlerde R.T. Erdoğan’ın ağzından “kolektif akıl” olarak duyulmuştur. Geçmişte bu duruma dikkat çeken köşe yazarları, “AKP’nin Kolektif Aklı” başlığıyla 16 Eylül 2001 günkü Hürriyet gazetesinde kaleme aldıkları yazılarla konuyu kamuoyunun gündemine taşımıştır. AKP’ye danışmanlık yapan isimlerin, “la raison publique” ve “public raison” ifadelerini görür görmez, sözlüklere ve Vikipedi’ye bakmadan “ortak akıl” olarak Türkçeye uyarladıkları belirtilmektedir. Bu durum, kavramın özündeki felsefi derinliğin sığlaştırıldığı yönündeki eleştirileri de beraberinde getirmiştir.
AKP’nin Kuruluş Günlerinde ‘Kolektif Akıl’ Vurgusu Nasıl Yapıldı?
16 Eylül 2001 günü Hürriyet gazetesinde yayımlanan, AKP’nin kuruluşunu haber veren yazıda, partinin ilk günlerinden itibaren kolektif karar alma mekanizmalarına vurgu yapıldığı görülmektedir. İlk kez partinin kuruluş basın toplantısında “kollektif akıl”dan söz eden R.T. Erdoğan, bu kavramı 26 Ağustos 2001 tarihli Akit gazetesinde yayımlanan röportajında da sıklıkla kullanmıştır. Gazetenin muhabirleri Serdar Arseven ile Kenan Kıran, dönemin siyasi atmosferinde ortaklaşa bir soru yönelterek, “AK Parti, seçime kadar herhangi bir koalisyonun içinde yer alabilir mi? Böyle bir teklif gelse…” şeklinde merak edilenleri sormuşlardır. Bu kritik soruya R.T. Erdoğan, “Bu benim tek başına karar verebileceğim bir konu değil. Az önce de söyledim. Biz kolektif aklın temsil edildiği bir parti olacağız. Bu konu gündeme gelirse oturup kendi aramızda konuşuruz. Bu konuda konuşmak için çok erken” diyerek yanıt vermiş ve daha önce yaptığı açıklamalara atıfta bulunmuştur.
Gelişmeler ve Beklentiler
Sonraki süreçte siyasi literatüre yerleşen bu kavramlar, yalnızca birer dilsel çeviri hatası olarak kalmamış, aynı zamanda Türkiye’deki siyaset yapma biçimlerinin ve karar alma mekanizmalarının evriminde de kritik bir rol oynamıştır. Akılların ortak olamayacağı, ancak ortak bir kararda uzlaşabileceği gerçeği göz önüne alındığında, kullanılan kavramların ardındaki felsefi ve politik arka planın önemi gelecekte de tartışılmaya devam edecektir.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika