1 Kasım 2026, Pazar
Haber

Son Devrimci Karargah Davası: Kumpas Kuran Hakim ve Savcılara 50 Yıl Hapis İstemi

💡 HABERİN ANATOMİSİ

İSTANBUL — Türkiye’nin adalet tarihinde derin izler bırakan, normal şartlarda bir araya gelmesi imkansız isimleri aynı sanık sandalyesinde buluşturan absürt Devrimci Karargah davası yıllar sonra bu kez kumpas kuran yargı mensuplarıyla gündemde. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 16 Ekim tarihli yeni iddianamede, halihazırda FETÖ davalarından mahkum olmuş ve meslekten ihraç edilmiş 22 eski hakim ve savcının 50 yıla kadar hapsi istenirken; aralarında eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, sosyalistler, Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) yöneticileri ve gazetecilerin bulunduğu dosyanın karanlık yönleri bir kez daha gözler önüne serildi.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, SDP yöneticileri ve gazetecileri aynı dosyada buluşturan Devrimci Karargah davası kumpas olarak kayıtlara geçti.
  • Dönemin hakim ve savcılarından bazıları, açılan tazminat davalarının kazanılması ve haksız tutuklamalar nedeniyle 50 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor.
  • Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca 22 eski yargı mensubu hakkında 16 Ekim tarihinde yeni bir iddianame hazırlandı.
  • Gözaltı ve tutuklama kararlarının uluslararası sözleşmelere aykırı biçimde gerekçesiz ve toptancı bir zihniyetle verildiği belgelendi.

Devrimci Karargah Davası Nedir ve Kimler Yargılandı?

Devrimci Karargah davası, normal hayatta asla bir araya gelmeyecek ve yolları kesişmeyecek kişileri sanık sandalyesinde yan yana oturtan son derece absürt bir yargı süreci olarak hafızalara kazındı. Sanıkların ‘beş benzemez’ olması sebebiyle duruşma salonlarında sık sık ‘Ben bu kişiyle birlikte yargılanmak istemiyorum’ itirazları yükseldi. Dosyada kimler yoktu ki; hem eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, hem silahlı eylemlerden sorumlu tutulan sosyalistler, hem yasal bir siyasi parti olan Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) yöneticileri ve şaşırtıcı olmayan bir şekilde gazeteciler yer aldı. Dava dosyası, bu heterojen grubun ortak bir düşünce ve eylem birliği içerisine girmiş olabileceğine en küçük bir mantıklı kanıt sunamasa da yargılama yıllarca sürdü. O dönemin karanlık kumpas davalarından biri olan bu süreçte, sanıklardan SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan mahkeme heyetine yaptığı tarihi savunmada, ‘İddia makamı en yakın arkadaşlarımla aramda olan gizli bağı da keşfetmiş. SDP Genel Başkan Yardımcısıyla yemek yemişim. Vallahi yedim…’ diyerek durumun absürtlüğünü gözler önüne sermişti. Bugün Sabah gazetesinin ‘Devrimci Karargah kumpası’ manşetleriyle duyurduğu bu dosya, o günlerde iktidara yakın medya organları tarafından önemli bir ‘örgüt davası’ olarak sunuluyordu.

Neden Şimdi? Dönemin Hakim ve Savcılarına Hangi Suçlamalar Yöneltiliyor?

Siyasi ve hukuki konjonktürün kökten değişmesiyle birlikte, dönemin kudretli hakim ve savcıları bugün ya firari ya da cezaevinde bulunuyor. Zamanın bu kritik kararlara imza atan hakim ve savcılarından bazıları hakkında yıllar sonra yepyeni bir iddianame hazırlandı. Bu hukuki hamlenin temel sebebi, Devrimci Karargah dosyası kapsamında haksız yere tutuklanan bazı sanıkların açtıkları tazminat davalarını kazanmış olmasıdır. Halihazırda FETÖ silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan mahkum olmuş ve meslekten ihraç edilmiş olan zamanın yargı mensuplarının, bu yeni iddianameyle birlikte 50 yıla kadar hapsi isteniyor. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 16 Ekim tarihli iddianamede 5 kişi de mağdur sıfatıyla yer alırken, şüphelilere yöneltilen ana suç maddesi ‘Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ olarak belirlendi. İddianamede ayrıca, gözaltı ve tutuklama kararlarının evrensel hukuk ilkelerine ve uluslararası sözleşmelere tamamen aykırı bir şekilde, hiçbir somut delile dayanmaksızın sadece kanun maddesinin yazılıp ‘gerekçesiz olarak verildiği’ gerçeği altı çizilerek vurgulandı. Şüphelilerin, kamuoyunda ‘Devrimci Karargâh’ davası olarak bilinen İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/187 esas ve İstanbul kapatılan 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/213 esas sayılı dosyalarında sistematik bir hukuksuzluğa imza attıkları tescillendi.

Gelişmeler ve Beklentiler

Sonuç olarak; Türkiye’nin yakın siyasi tarihine kara bir leke olarak geçen Devrimci Karargah davası, kumpas kuranların yargılandığı yeni bir evreye evrilmiştir. Geçmişte hukuku kendi siyasi ve örgütsel çıkarları doğrultusunda silah olarak kullanan eski yargı mensuplarının hak ettikleri cezaları alması beklenirken, bu dava Türkiye’de yargı bağımsızlığının ve adil yargılanma hakkının ne denli hayati olduğunu gösteren tarihi bir ibret vesikası olarak hukuki arşivlerdeki yerini korumaktadır.

Kaynak: BirGün Manşet

Bir Yorum Yazın