ANKARA — Depresyon, epilepsi, tansiyon ve diyabet ilaçlarının yanı sıra aşıların da piyasada bulunamaması nedeniyle hastalar eczane eczane ilaç ararken; Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Genel Başkanı Eczacı Nurten Saydan, ilaç fiyatlandırmasında kullanılan avro kurunun gerçek piyasa kurunun çok altında kalmasının sorunu derinleştirdiğini vurgulayarak yetkilileri acil göreve çağırdı.
- Depresyon, epilepsi, tansiyon, diyabet ilaçları ve aşılar piyasada bulunamıyor.
- İlaç Fiyat Kararnamesi’ndeki sabit Avro kuru 29,11 TL iken gerçek piyasa kuru 55 TL’yi aştı.
- İlaç tedarikindeki büyük makas nedeniyle ithal ilaç ve hammaddelerde kriz yaşanıyor.
- Hastalar eşdeğeri bulunmayan ilaçlar için kaçak ilaç yollarına başvurmak zorunda kalıyor.
Ne oldu? Piyasada hangi ilaçlar ve aşılar bulunamıyor?
Her sene sonbahar mevsiminde olduğu gibi bu dönemde de bulunmayan ilaç sayısı her geçen gün artmaya devam ediyor. Depresyon, epilepsi, tansiyon, diyabet ilaçları ve aşı gibi birçok kritik kalem ilaç şu anda piyasada bulunmuyor. Ülke genelinde çeşitli ilaç gruplarında (depresyon, tansiyon, diyabet, epilepsi, göz damlaları, aşılar, kas ağrıları için kullanılan ilaçlar) yaşanan tedarik sorunu, hem vatandaşlar hem de eczacılar için çok ciddi bir kriz oluşturuyor. Hastalar acil şifa bulmak ve tedavilerini sürdürebilmek için eczane eczane ilaç aramak zorunda kalıyor. Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Eczacı Nurten Saydan, eczacılar için ilaçların hem bulunabilir hem de ulaşılabilir olmasının hayati derecede kritik olduğuna dikkat çekerek, ‘Zira bulunamayan ilaç, en pahalı ilaçtır. Yılan hikayesine dönen bu sorun artık çözülmeli ve ilaca ulaşmayı kolaylaştıracak gerçek iyileştirmeler de bir an önce yapılmalıdır’ diyerek yetkililere çağrıda bulundu. Özellikle kronik hastalık tedavilerinde ve bazı hayati öneme sahip ilaçlarda bu sorunun çok daha derin hissedildiği belirtiliyor.
Neden şimdi? İlaç yokluğu krizinin temel sebebi nedir?
Yıllardır çözüm bekleyen ve kronikleşen ilaç yokluğu sorununun temel nedenini uzmanlar ve sektör temsilcileri net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu sorunun arkasında Türkiye’deki ilaç fiyatlandırma sisteminde uygulanan hatalı kur politikası yatıyor. Şu anda yürürlükte olan İlaç Fiyat Kararnamesi’ne göre uygulanan sabit Avro kuru, gerçek piyasa kurunun çok gerisinde kalmış durumda. İlaç Avro kuru 29,11 TL seviyesinde tutulurken, güncel gerçek piyasa kuru 55 TL’yi geçmiş bulunuyor. Aradaki bu devasa ve kapanmaz fark yüzünden, özellikle yurt dışından hazır ilaç veya ilaç hammaddesi getiren uluslararası ve ulusal şirketler, birçok ilacı bilinçli olarak piyasaya vermiyor veya Türkiye’ye sevk etmiyor. Bu durum, eczanelerin raflarının boş kalmasına ve vatandaşların en temel sağlık haklarına erişememesine yol açıyor.
Kimi nasıl etkileyecek? Kaçak ilaç tehlikesi ve riskler nelerdir?
Yaşanan bu ağır ilaç krizi doğrudan milyonlarca vatandaşı ve birinci basamak sağlık hizmeti sunucusu olan eczacıları etkiliyor. Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Genel Başkanı Eczacı Nurten Saydan, krizin boyutlarını gözler önüne seren çok önemli bir kaçak ilaç uyarısında bulundu. Saydan, ‘Bazı ithal ilaçlarımızın eşdeğerleri de piyasada bulunmadığı için vatandaş ilacını kullanabilmek için maalesef kaçak ilaçlara başvuruyor’ diyerek durumun vahametini özetledi. Hayati risk taşıyan kronik hastalıklarda, antidepresan kullanımında, tansiyon ve epilepsi tedavisinde eşdeğer ilaçların dahi bulunamaması, hastaları ve hasta yakınlarını çaresiz bırakıyor. Yasal yollardan ilaca ulaşamayan bireylerin kaçak yollara yönelmesi ise halk sağlığını tehdit eden devasa bir güvenlik açığı yaratıyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Sonraki süreçte ne bekleniyor? Uzmanlar ve eczacılık örgütleri, İlaç Fiyat Kararnamesi’ndeki kur politikasının acilen güncellenmesini, reel kur ile İlaç Avro kuru arasındaki makasın daraltılmasını ve ithalat süreçlerinin önündeki idari ve ekonomik engellerin kaldırılmasını talep ediyor. Sağlık otoriterlerinin bu kriz karşısında atacağı somut adımlar, hastaların eczane eczane ilaç arama çilesini sonlandırmak ve halk sağlığını güvence altına almak adına hayati önem taşımaktadır.
Kaynak: BirGün Manşet