İSTANBUL — Dünya genelindeki liman işçileri, silah sevkiyatına ve limanların askerileştirilmesine karşı durmak amacıyla 30 Ekim tarihinde dört kıtada yaklaşık 100 limanda eş zamanlı eylemler düzenlemeye hazırlanırken, iş güvencesi ve adil ücret taleplerini de en gür şekilde haykırıyor.
- Dört kıtada ve yaklaşık 100 farklı limanda aynı anda gerçekleştirilecek büyük eylem dalgası 30 Ekim’de başlıyor.
- Dünya Sendikalar Federasyonunun (WFTU) tam desteğini arkasına alan işçiler, silah ve mühimmat sevkiyatlarının derhal durdurulmasını talep ediyor.
- ABD, Meksika ve Almanya gibi stratejik ülkelerdeki dev limanlardan eyleme güçlü katılım ve dayanışma mesajları geliyor.
- Savaş politikaları ile işçi sınıfının yaşam koşulları arasındaki doğrudan bağa dikkat çeken sendikalar, kamu kaynaklarının silahlara değil toplumsal ihtiyaçlara ayrılmasını istiyor.
Küresel Dayanışma ve ‘Barış İçin Limanlar’ Şiarı
Dünyanın farklı coğrafyalarından bir araya gelen liman işçileri, 30 Ekim’de “Barış için limanlar, insanca iş” şiarıyla savaşa ve militarizasyona karşı ortak bir duruş sergiliyor. Dünya Sendikalar Federasyonunun (WFTU) da güçlü bir şekilde desteklediği bu küresel eylem dalgasında, ölüm kusan silah ve mühimmat sevkiyatının tamamen durdurulması, stratejik limanların askeri amaçlarla kesinlikle kullanılmaması ve tehlikeli yeniden silahlanma politikalarına son verilmesi talep ediliyor. Eylemin biçimi ise lojistik koşullara ve yerel dinamiklere bağlı olarak limandan limana değişiklik gösterecek. Kimi stratejik limanlarda tam kapsamlı grevler uygulanırken, kimilerinde ise uyarı amaçlı iş bırakma eylemleri ya da güçlü dayanışma gösterileri organize edilecek. Küresel çaptaki bu tarihi çağrıya Amerika Birleşik Devletleri’nden San Francisco ve Oakland limanları, Meksika’dan Veracruz Limanı ve Almanya’nın en büyük lojistik üslerinden biri olan Hamburg Limanları’ndan katılım ve net destek mesajları gecikmedi.
Akdeniz ve Avrupa’dan Yükselen Küresel Koordinasyon Ağı
Akdeniz ve Avrupa genelinde 40’tan fazla stratejik limanı kapsayan bu güçlü koordinasyon, ilk uluslararası ve başarılı eylemini 6 Şubat 2026 tarihinde yedi farklı ülkede ve 20 limanda başarıyla gerçekleştirmişti. 30 Ekim çağrısıyla birlikte bu eylemin kapsamı katlanarak büyüdü ve dört kıtada yaklaşık 100 limana ulaştı. Savaşlar yalnızca mermilerle ve silahlı askerlerle değil; limanlar, demir yolları, dev depolar ve uluslararası taşımacılık ağlarıyla yürütülmektedir. Bu ölüm zincirindeki silahı üreten de limanlara yükleyen de cephe hattına taşıyan da işçi sınıfının ta kendisidir. Savaşın ağır faturasını canıyla, kanıyla ve tüm sosyal kazanımlarıyla ödeyenler de yine işçilerdir. Liman işçileri, bu küresel lojistik zincirindeki kritik yerlerini kullanarak ölüm sevkiyatlarını bizzat durdurabileceklerini tüm dünyaya kanıtlıyor; nitekim 6 Şubat’taki eş zamanlı eylemler bunun en somut ilk örneği olmuştu.
Sosyal Haklar, Savaş Politikaları ve Enternasyonalist Dayanışma
Sendikalar, hükümetlerin izlediği agresif savaş politikaları ile işçilerin günlük yaşam koşulları arasında doğrudan ve koparılamaz bir bağ kuruyor. Hükümetler savaş bütçelerine ve silahlanmaya devasa kaynaklar ayırdıkça; ücretlerde, sağlık sisteminde, eğitimde, konut politikalarında ve sosyal güvenlik haklarında yapılan kesintiler her geçen gün büyüyor. Bu trajik gidişata ‘dur’ demek isteyen işçiler, kamu kaynaklarının militarizme değil toplumsal ihtiyaçlara ayrılmasını, toplu sözleşmelerle gerçek ücret artışlarının sağlanmasını, güvenceli istihdamı, kısa çalışma saatlerini, insanca bir emekliliği ve sıkı iş güvenliği önlemlerini talep ediyor. Öte yandan eylem programında anti-emperyalist ve anti-militarist talepler de ön plana çıkıyor: Filistin halkına yönelik insanlık dışı soykırıma derhal son verilmesi, bağımsız Filistin devletinin kurulması; ABD ve İsrail’in Batı Asya’da ile İran’a yönelik saldırgan savaş politikalarına son verilmesi; Küba, Venezuela ve Sudan halklarıyla güçlü bir enternasyonalist dayanışma örülmesi ve tüm halkların kendi kaderini tayin hakkının kayıtsız şartsız desteklenmesi isteniyor. Ayrıca limanların savaş bölgelerine silah, mühimmat ve askeri teçhizat taşıyan üsler olmaktan çıkarılması gerektiği vurgulanıyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Liman işçilerinin 30 Ekim’de dört kıtada hayata geçireceği bu devasa küresel eylem dalgası, işçi sınıfının savaş karşıtı mücadeledeki birleştirici gücünü tüm uluslararası kamuoyuna gösterirken, gelecekteki benzer ortak eylemler için de güçlü bir zemin hazırlıyor.
Kaynak: Evrensel