4 Kasım 2026, Çarşamba
Haber

Cumhuriyet’in 103’üncü Yılında Çıkış Yolu Tartışması: Eskiye Dönerek Kurtulamayız

🔴 FLAŞ HABER

İSTANBUL — Türkiye’nin siyasal geleceğinin masaya yatırıldığı Cumhuriyet’in 103’üncü yılında, ülkenin önde gelen akademisyenleri ve siyasi aktörleri bir araya gelerek tarihi bir çıkış yolu arayışını değerlendirdi. Prof. Dr. Cangül Örnek, SOL Parti Sözcüsü Önder İşleyen ve Prof. Dr. Murat Somer, mevcut rejimin yarattığı ağır yıkıma karşı tek kurtuluş yolunun halkın örgütlü mücadelesi ve Cumhuriyet’in köklü bir değişimle yeniden kurulmasından geçtiğini vurguladı.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Prof. Dr. Cangül Örnek: ‘Geçmişe dönmek çözüm değil, anti-Cumhuriyetçiliğin temelinde halk karşıtlığı yatıyor.’
  • SOL Parti Sözcüsü Önder İşleyen: ‘Cumhuriyet’in yeniden inşası için köklü ve cesur bir değişim şarttır.’
  • Prof. Dr. Murat Somer: ‘Yurttaşlar edilgen sorular sormak yerine değişimi nasıl gerçekleştireceklerine odaklanmalıdır.’
  • Son 25 yılda hız kazanan rejim değişikliği; işçi hakları ihlalleri, çocuk işçiliği, doğa talanı ve derin yoksulluk tablosunu gözler önüne serdi.

Türkiye’nin Son 25 Yılı ve Rejim Değişikliğinin Berrak Dersleri

Prof. Dr. Cangül Örnek, Türkiye’nin son 25 yıldır hız kazanan rejim değişikliğinin en berrak derslerinden birinin, anti-Cumhuriyetçiliğin tanımlayıcı özelliklerinden birinin halk karşıtlığı olduğunu belirtti. 2000’lerin ilk on yılında, sol içinde 1923 Cumhuriyeti’ne yaklaşım konusunda ciddi bir siyasi ayrılık yaşandığını hatırlatan Örnek, bu ayrılıkta her şeye rağmen Cumhuriyet’in ileri karakterinin savunulması gerektiğini söyleyenlerin, atılan ilerici adımların Türkiye’deki emek mücadelesi için de önemli bir zemin teşkil ettiğini vurguladıklarını ifade etti. Sol içindeki liberal kesimler ise, Cumhuriyet’in Türkiye’ye tepeden inmecilik, elitizm ve milliyetçilik dışında herhangi bir pozitif miras bırakmadığı iddiasındaydılar. Bu ayrışmayı neticeye ulaştıran ise, AKP’nin İslamcılıkla tahkim edilen şahsi iktidar düzeninin yarattığı yıkımın sonuçlarını yaşamamız oldu. Türkiye’de emeğiyle geçinen büyük çoğunluk, anti-Cumhuriyetçi siyasetin yarattığı yeni rejimin neye benzediğini maalesef yaşayarak öğrendi. Bu öğrendiklerimiz arasında bugünkü adı konulmamış yarı-monarşizm altında işçi hayatının -çocuk işçiler de dahil olmak üzere- hiçbir kıymetinin olmadığını, doğanın talanında sınır tanınmadığını, müteahhit sermayesindeki muazzam büyümenin halkı konut sorununa mahkum ettiğini net bir şekilde gördük. Ayrıca emekli yurttaşın sadece bütçede bir yük olarak görüldüğü, hayatın her alanında adaletsizliğin kural haline geldiği, yoksulluk ile yolsuzluğun atbaşı koştuğu bir tablo ortaya çıktı. Bu yeni rejimin yarattığı ilk büyük siyasal krizde Türkiye toplumu, şahsi iktidarın gölgesi altında devlet kurumlarının tarikatlarla bütünleşmesinin yol açtığı vahim sonuçları yaşarken, Türkiye devlet-parti bütünleşmesinin yarattığı sorunları tartışmaya devam ediyor.

Örgütlü Mücadele ve Cumhuriyet’in Yeniden Kuruluş Çağrısı

Cumhuriyet’in 103’üncü yıl dönümünde düzenlenen değerlendirmelerde, SOL Parti Sözcüsü Önder İşleyen, mevcut düzenden çıkış için Cumhuriyet’in yeniden kurulması gerektiğini ve bunun için köklü bir değişim şart olduğunu dile getirdi. İşleyen, halkın haklarını koruyacak, sömürü düzenine son verecek yeni bir kamucu ve halkçı cumhuriyet modelinin aciliyetine dikkat çekti. Prof. Dr. Murat Somer ise yurttaşların edilgen sorular yerine bu değişimi somut olarak nasıl gerçekleştirebileceklerine odaklanmaları gerektiğinin altını çizdi. Uzmanlar, geçmişin nostaljik savunuculuğuyla bugünün krizlerinin çözülemeyeceğini, emekçilerin, gençlerin ve kadınların ortak ve örgütlü mücadelesinin Türkiye’nin kaderini değiştirecek yegane güç olduğunu yineliyor.

Gelişmeler ve Beklentiler

Türkiye’nin siyasi ve ekonomik geleceği açısından kritik bir eşik olan Cumhuriyet’in 103’üncü yılı, akademi ve siyaset dünyasından gelen bu uyarılarla yeni bir tartışma eksenine oturdu. Uzmanların ve siyasi aktörlerin ortaklaştığı ‘halkın örgütlü gücü ve köklü değişim’ vurgusu, önümüzdeki dönemde ülkenin içinden geçeceği siyasal süreçlerin ve toplumsal muhalefet hareketlerinin temel ana hatlarını belirlemeye devam edecek.

Kaynak: BirGün Manşet

Bir Yorum Yazın