7 Kasım 2026, Cumartesi
Haber

35 Yıldır Cezaevinde: Sevgi Saymaz’ın İnfazı Disiplin Cezalarıyla Yakılıyor

📰 KAPSAMLI RAPOR

İSTANBUL — Türkiye cezaevlerindeki infaz yakma tartışmaları derinleşirken, 35 yıldır tutuklu bulunan siyasi mahpus Sevgi Saymaz’ın durumu, adalet mekanizmasındaki yapısal sorunları ve idari kararların mahkumiyet sürelerini nasıl uzattığını bir kez daha gözler önüne serdi. Otuz yıllık yasal infaz süresini eksiksiz doldurmasına rağmen cezaevi idaresi tarafından verilen disiplin cezaları gerekçe gösterilerek tahliye edilmeyen Saymaz’ın mücadelesi, hem ailesini hem de kamuoyunu sarsmaya devam ediyor. 2 Kasım Pazartesi günü Kandıra Cezaevi önünde düzenlenecek basın açıklamasıyla adalet talebi bir kez daha yüksek sesle dile getirilecek.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • 35 yıldır cezaevinde tutulan siyasi mahpus Sevgi Saymaz, 30 yıllık infaz süresini tamamlamasına rağmen idari kararlarla tahliye edilmiyor.
  • Tarihe ‘Hayata Dönüş’ operasyonu olarak geçen 19 Aralık 2000’deki kanlı müdahalenin ve cezaevlerindeki hak ihlallerinin tanığı olan Saymaz, ömrüne kilit vurulduğunu ifade ediyor.
  • Ailesinin yıllardır sürdürdüğü adalet arayışı sürerken, Kandıra Cezaevi önünde 2 Kasım Pazartesi günü saat 11.00’de kapsamlı bir basın açıklaması gerçekleştirilecek.

19 Aralık Operasyonlarının Gölgesinde Otuz Beş Yıllık Tutsaklık

Tarih yaprakları 19 Aralık 2000’i gösterdiğinde, Türkiye cezaevleri tarihin en karanlık ve kanlı günlerinden birine tanıklık etti. F tipi cezaevlerine geçişe karşı başlatılan ölüm oruçlarını ve açlık grevlerini sonlandırma iddiasıyla hayata geçirilen ve adına ironik bir şekilde “Hayata Dönüş” denilen operasyon, yirmiden fazla cezaevinde eş zamanlı olarak icra edildi. Bu şok baskınlar sonucunda otuz mahpus ile iki asker yaşamını yitirdi, yüzlerce kişi yaralandı. Bazı cezaevlerinde operasyonlar ve şiddet dalgası birkaç gün boyunca kesintisiz sürdü. O dönemin DSP-MHP-ANAP koalisyon hükümetinde Adalet Bakanlığı koltuğunda oturan isim ise Hikmet Sami Türk’tü. Bu büyük trajedi, cezaevlerindeki insan hakları ihmallerinin ve tecrit politikalarının kalıcılaşmasının miladı oldu.

Bu karanlık atmosferin orta yerinde, Ankara Kızılay-Sakarya Caddesi’nde adalet arayan bir anne vardı: Fikriye Teyze. O dönem sahada görev yapan bir gazetecinin tanıklığına göre, Fikriye Teyze kızı Sevgi Saymaz’ın bulunduğu cezaevindeki son durumu öğrenmek, evladının hayatta olup olmadığını anlamak için feryat ediyordu. Kalabalıktaki bazı gençlerin basın mensuplarına tepki gösterdiği o gergin anda Fikriye Teyze gazeteciye sahip çıkarak “Dokunmayın, o çocuk sosyalist!” demiş, tam o saniyelerde ise sivil polislerin hedef göstermesiyle basın mensubu için tehlike çanları çalmıştı. Yıllar geçse de unutulmayan bu hatıra, o dönemin toplumsal ve siyasi polarizasyonunun en net portresini sunuyor.

İdari Cezalarla Uzatılan Mahkumiyetler ve Ailenin Bitmeyen Mücadelesi

Fikriye Saymaz ile eşi Müzekkir Saymaz çifti, hem bölgenin hem de ailenin yakın dostları olarak onlarca yıldır kızları Sevgi Saymaz’ın özgürlüğe kavuşması için unvanları aşan bir sabırla mücadele ediyor. Uzaktan tanıklık edilen bu dramda, aile her defasında “Ha çıktı ha çıkacak” umuduyla beklerken, cezaevi idaresi tarafından verilen altı yıllık ek disiplin cezalarıyla adeta yıkıldı. Tahliyelerin idari kararlarla engellenmesi, infaz yakma uygulamalarının en somut ve acı örneklerinden birini oluşturuyor. Sevgi Saymaz, hapishane duvarları arasından gönderdiği mektuplarda bu hukuksuzluğu, “20-30 yılımıza değil, ömrümüze kilit vuruluyor” sözleriyle özetliyor.

Basın ve ifade özgürlüğü mücadelesi ile cezaevindeki hak ihlallerinin birbirine karıştığı bu süreçte, gazetecilik meslek örgütlerinin yaşadığı yoğun gündemler nedeniyle mektubun kamuoyuna duyurulmasında gecikmeler yaşandı. Sevgi Saymaz, hapishaneden gönderdiği satırlarda basın emekçilerinin yaşadığı zorluklara da değinerek, “Tamamlanmasına müsaade edilmeyen ne çok cümlemiz var hapishanelerde. Gerçi benzer bir durumu, siz basın-yayın emekçileri de…” diyerek dışarıdaki hak gaspları ile içerideki tecrit arasında bir köprü kuruyor. Saymaz, dışarıdaki hukuksuzlukların cezaevlerinde bin beteriyle yaşatıldığını vurguluyor.

Gelişmeler ve Beklentiler

Siyasi mahpus Sevgi Saymaz’ın maruz kaldığı hak ihlallerine ve infaz yakma uygulamalarına dikkat çekmek amacıyla kamuoyu harekete geçiyor. Kandıra Cezaevi önünde, 2 Kasım Pazartesi günü saat 11.00’de gerçekleştirilecek basın açıklaması, yalnızca Sevgi Saymaz’ın durumu için değil, Türkiye genelindeki binlerce infazı yakılan tutsağın yaşadığı hukuki çıkmaza dikkat çekmek için kritik bir eşik olarak görülüyor. Hukukun üstünlüğü ve adil yargılanma ilkelerinin cezaevi idarelerinin idari kararlarıyla esnetildiği bu dönemin nasıl sonuçlanacağı, önümüzdeki günlerde yapılacak toplumsal ve hukuki itirazların seyrine bağlı olacak.

Kaynak: Evrensel

Bir Yorum Yazın