7 Kasım 2026, Cumartesi
Haber

2027 Bütçesi Sınıfsal Tercihler ve İşçi Sınıfının Mücadele Yolu

💡 HABERİN ANATOMİSİ

İSTANBUL — Türkiye işçi sınıfı ve emekçiler, sermaye iktidarlarının soygun aracı olarak işletilen bütçe anlayışının değiştirilmesi ve kaynakların halkın yararına kullanılabilmesi için Avrupalı sınıf kardeşlerinin yolunu izlemeye çağrılırken; taslak aşamasındaki 2027 bütçesinin sınıfsal tercihleri ve işçi sınıfının bu süreçteki tutumu kamuoyunun ve sendikaların gündemindeki yerini koruyor.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Bütçe, toplumun sınıflara bölünmüş yapısı içinde kaynakların sınıflar arası dağılımını ve dolaysızca politik iktidarın sınıfsal tercihlerini gösteren temel parametredir.
  • AKP hükümetleri döneminde, 2002 yılında yüzde 42 olan genel kamu hizmetleri payı yüzde 31.2’ye gerilerken, bu muazzam kaynak faiz, teşvik ve sübvansiyonlarla sermayeye aktarılmıştır.
  • DİSK, KESK ve bazı Türk-İş’e bağlı sendikaların eleştirel yaklaşımları ve eylemleri kamuoyunu aydınlatsa da, mevcut tepkiler sermaye programlarını geriletmek için henüz yetersiz kalmaktadır.

Ne Anlama Geliyor? Burjuva Politik İktisat ve Sınıfsal Bütçe Gerçeği

Bütçe, burjuva politik iktisat anlayışına göre kamu kaynaklarının toplumsal alanda sarf, harcama anlamında yıllık dağılımını gösteren temel belgedir. Bu tanım şeklen doğrudur; ancak toplum yekpare bir bütün olmayıp sınıflara bölünmüş bir haldedir. Dolayısıyla, gerçekte bütçe, kaynakların sınıflar arası dağılımını gösteren bir parametredir. Bir diğer temel parametre vergi sistemidir. Bu bağlamda bütçeyi dolaysızca hazırlayan ve uygulayanların —ki bu politik iktidardır— sınıfsal tercihlerini ve kimliğini gösterir, ele verir. Kaynakların dağılımından anlaşılması gereken ise kaynak transferidir; bir taraftan kesip diğer tarafa akıtmaktır. AKP hükümetleri, başkanlık rejimine geçişle birlikte Saray oligarşisi tam 25 yıldır kesintisiz olarak bunu yapmaktadır. İşbaşına geldiği 2002 yılında bütçede genel kamu hizmetlerine ayrılan pay yüzde 42 iken bugün bu oran yüzde 31.2’ye gerilemiş durumdadır. Parasal olarak muazzam rakamlara işaret eden bu eksilme faiz, teşvik, sübvansiyon gibi kalemler olarak sermayeye aktarılmıştır.

Kimi Nasıl Etkileyecek? OVP Temelli 2027 Bütçesi ve Emek Sektörleri

Bütün bu dönem boyunca bütçeler halkın ihtiyaçları ve çıkarları rağmına, orta vadeli plan (OVP) gibi uluslararası ve iş birlikçi sermayenin çıkarları temelinde gündeme gelen sermaye programları doğrultusunda şekillendirilmiştir. Şimdilik tasarı halinde de olsa 2027 bütçesi de tam olarak bu anlayışla hazırlanmış bir bütçe olarak karşımızda durmaktadır. Konunun bu boyutları hakkında gazetemizde oldukça aydınlatıcı makale, yorum ve haber yayımlanmıştır. Bu süreçte asıl olarak bu olayın asıl mağdurları olan işçi sınıfı başta olmak üzere ezilen ve sömürülen sınıf ve kesimlerin durumuna, daha doğru bir ifadeyle tutumuna odaklanmak gerekmektedir. İnkarcı olmayalım, emek cephesinden bütçe konusunda tam bir sessizlik hüküm sürdüğü söylenemez. DİSK, KESK gibi konfederasyonlar ve Türk-İş’e bağlı kimi sendikalar eleştirel bir yaklaşım gösteriyorlar, kimi talepler öne sürüyorlar, açıklama ve eylemler yapıyorlar. Fakat bütün bu çabalar, mevcut düzenin işleyişini kökten değiştirecek bir niteliğe henüz ulaşmış değildir.

Gelişmeler ve Beklentiler

Sonraki süreçte, Türkiye işçi sınıfının sermaye bütçelerine karşı daha radikal ve birleşik bir mücadele hattı örmesi beklenmektedir. Resmi süreçte tasarı aşamasından meclis tartışmalarına evrilecek olan 2027 bütçesi karşısında, emek örgütlerinin kamuoyu aydınlatma faaliyetlerinin ötesine geçerek ortak bir sınıf politikası inşa etmesi, gelecekteki hak kayıplarını önlemenin temel anahtarı olarak değerlendirilmektedir.

Kaynak: Evrensel

Bir Yorum Yazın