KOBANÊ — Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM) ve TEV-DEM Kadın Meclisi, 1 Kasım Dünya Kobanê Günü vesilesiyle yayımladıkları kapsamlı açıklamalarda, Kürt halkının haklarının anayasal ve yasal güvence altına alınmasını, kadın kazanımlarının korunmasını ve Suriye’nin yeni geleceğinde tüm bileşenlerin hak eşitliğiyle yer almasını talep etti.
- Kobanê direnişi, coğrafi ve siyasi sınırları aşarak insanlığın teröre karşı mücadelesinin küresel bir sembolüne dönüşmüştür.
- TEV-DEM, Kürt halkını yeni Suriye’nin inşasından dışlama çabalarının büyük tehlikeler barındırdığı konusunda uyardı.
- TEV-DEM Kadın Meclisi açıklaması Meclis Yürütme Üyesi Şerzad Yusuf tarafından kamuoyuna duyuruldu.
- Uluslararası demokratik güçler, aydınlar ve dünya şahsiyetleri Kürt halkının hakları ve onurlu yaşam mücadelesi için dayanışmaya çağrıldı.
Kobanê Direnişinin Küresel Boyutu ve İnsanlık Vicdanındaki Yeri
Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM), 1 Kasım Dünya Kobanê Günü vesilesiyle yayımladığı ayrıntılı açıklamada, Kobanê direnişini coğrafi ve siyasi sınırları aşan tarihi bir süreç olarak andı. Bu direnişin insanlığın teröre karşı direnişinin, özgürlüğün, çoğulculuğun ve insan onurunun korunmasının küresel bir sembolüne dönüştüğünü belirtti. Açıklamada, uluslararası rolün, demokrasinin, toplumsal ve insani hareketlerin, aydınların ve dünya şahsiyetlerinin Kobanê ile dayanışmasının gözle görülür olduğu vurgulanarak, Kobanê kentinin insanlık vicdanı için bir deneyim haline geldiği ve insanlığı savunmanın milliyetçilik ve mezhepçilik sınırı tanımadığı kanıtlandığı ifade edildi. Tarihsel süreç boyunca DAIŞ tehlikesine karşı verilen bu onurlu mücadelenin, tüm dünya halklarına örnek teşkil eden bir insanlık ortak paydasında birleşme vesilesi olduğu yinelendi.
Yeni Suriye’nin İnşası ve Entegrasyon Tartışmaları
TEV-DEM açıklamasında, Kürt halkını hedef alma, görmezden gelme ve yeni Suriye’nin inşasından dışlama çabalarına dikkat çekilerek, entegrasyonun tek taraflı olması durumunda büyük tehlikelerle karşılaşılacağı uyarısında bulunuldu. Entegrasyonun; halkın kimliğinin asimile edilmesi, ulusundan, kültüründen ve siyasetinden vazgeçilmesi anlamına gelmediği; aksine bileşenlerin özelliklerinin, haklarının ve kazanımlarının korunduğu ortak ve ulusal bir inşa süreci olduğu vurgulandı. Bölgesel dinamiklerin ve toplumsal barışın ancak tüm kimliklerin eşit temsiliyetiyle kalıcı bir huzur ortamına kavuşabileceği, aksi takdirde dışlayıcı politikaların yeni istikrarsızlıkları tetikleyeceği ifade edildi.
Şerzad Yusuf’un Dilinden Kadın Kazanımları ve Tarihi 1 Kasım Vurgusu
TEV-DEM Kadın Meclisi’nin açıklaması ise Meclis Yürütme Üyesi Şerzad Yusuf tarafından okundu. Kadın Meclisi, 1 Kasım’ın kendileri için tarihi bir vesile, halkların iradesinin ve teröre karşı dayanışmasının bir sembolü olduğunu belirtti. DAIŞ’in düşünce ve pratikleriyle kadınların varlığını ve özgürlüğünü hedef aldığını ifade eden meclis, kadın öncülüğünde gerçekleştirilen bu direnişin toplumsal özgürlük felsefesinin temel taşını oluşturduğunu kaydetti. Meclis, kadın kazanımlarının korunmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.
Gelişmeler ve Beklentiler
Açıklamaların sonunda, Kobanê’yi savunan ve DAIŞ tehlikesine karşı koyanların barış, güvenlik, özgürlük ve onur dolu bir yaşamı hak ettiği belirtildi. TEV-DEM ve TEV-DEM Kadın Meclisi, Kobanê’yi destekleyen ulusal ve demokratik güçlerin, aydınların ve şahsiyetlerin rollerini sürdürmeleri ve Kürt halkının haklarının yanında yer almaları çağrısında bulunarak, gelecekte de bu dayanışmanın küresel barış için vazgeçilmez bir unsur olacağının altını çizdi.
Kaynak: ANF Türkçe