İSTANBUL — Dünyaca ünlü köklü dergi The Economist, ABD’li yetkililerin Rusya-Ukrayna Savaşı’nı sona erdirmek amacıyla Donbas’ta askerden arındırılmış bir bölge kurulması, yaptırımların hafifletilmesi ve Ukrayna’nın NATO üyeliğinden vazgeçmesi gibi kritik maddeleri içeren kapsamlı bir taslak plan hazırladığını dünyaya duyurdu.
- Ukrayna’nın NATO üyeliğinden vazgeçmesi karşılığında AB üyeliği ve yatırım paketi teklif ediliyor.
- Donbas’ta askerden arındırılmış bir bölge oluşturulması ve Moskova’ya yönelik yaptırımların hafifletilmesi öngörülüyor.
- Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e Kuzey Akım boru hattının açılması ve doğal gaz satışının yenilenmesi vadediliyor.
- ABD Başkanı Donald Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile Putin 21 Ekim’de St. Petersburg’da görüşmüştü.
The Economist’in Duyurduğu Taslak Planın Detayları Nelerdir?
Uluslararası basında geniş yankı uyandıran The Economist’in haberine göre, ABD’li yetkililer Rusya-Ukrayna Savaşı’nın kalıcı olarak sona erdirilmesine yönelik çok yönlü bir taslak plan hazırlığı içinde. Bu iddialı plana göre Ukrayna, stratejik bir hamle yaparak NATO üyeliğinden vazgeçecek. Buna karşılık olarak ise Kiev yönetimine cazip bir yatırım paketi ve Avrupa Birliği’ne (AB) tam üyelik teklif edildiği öne sürülüyor. Haberde ayrıca, Donbas bölgesinde askerden arındırılmış güvenli bir bölgenin oluşturulması, ABD ile Rusya arasında doğrudan ticari anlaşmaların imzalanması, Moskova’ya yönelik ekonomik yaptırımların kademeli olarak hafifletilmesi ve iki ülke arasındaki siyasi ilişkilerin normalleştirilmesinin de taslak metinde yer aldığı iddia ediliyor. Öte yandan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e de son derece cazip ekonomik havuçlar sunuluyor; bu kapsamda Rus doğal gazının Avrupa’ya satışının yeniden başlatılması ve stratejik öneme sahip Kuzey Akım boru hattının tekrar faaliyete geçirilmesi gibi maddelerin masada olduğu ileri sürülüyor.
Ukraynalı Yetkililer ve ABD Kaynakları Plana Nasıl Yaklaşıyor?
Konuya ilişkin olarak The Economist’e konuşan Ukraynalı yetkililer, son önerilerin bütün ayrıntılarına henüz hakim olmadıklarını ifade ettiler. Ancak yetkililer, masaya getirilen teklif edilen anlaşmanın genel çerçevesinin kendileri için son derece “tanıdık” olduğunu belirterek diplomatik kulislerde bu tarz senaryoların daha önce de konuşulduğuna işaret ettiler. Diğer taraftan, haberde görüşlerine başvurulan ABD’li bir kaynak, ABD Başkanı Donald Trump’ın izlediği politikanın Ukrayna’yı kesinlikle “teslim olmaya zorlamaya çalışmak” olmadığını savundu. Bu açıklama, Washington yönetiminin müzakere masasında dengeli ve tarafları tatmin edici bir çözüm yolu aradığı şeklinde yorumlandı. Bilindiği üzere, diplomatik temasların hız kazandığı bir dönemde, Putin ile ABD Başkanı Donald Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff, 21 Ekim tarihinde Ukrayna’daki yıkıcı savaşın sona erdirilmesine yönelik çözüm arayışlarını derinlemesine görüşmek üzere Rusya’nın St. Petersburg kentinde yüz yüze bir araya gelmiş ve bu kritik zirve uluslararası kamuoyunun odak noktası olmuştu.
Gelişmeler ve Beklentiler
Gelişmelerin ardından gözler Washington, Kiev ve Moskova üçgenindeki diplomatik trafiğe çevrilmiş durumda. 31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel’in aktardığı bu kritik kulis bilgileri, savaşın seyrini değiştirebilecek tavizler ve anlaşma taslaklarının artık kapalı kapılar ardında ciddi bir şekilde tartışıldığını gösteriyor. Tarafların resmi açıklamaları ve önümüzdeki dönemde yapılacak üst düzey görüşmeler, bu taslak planın gerçeğe dönüşüp dönüşmeyeceğini tayin edecek.
Kaynak: Evrensel