ANKARA — Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Aivo Orav, gazetecilerle bir araya geldiği toplantıda yakında yayınlanacak Türkiye ülke raporuna dikkat çekerken, ticaret, güvenlik ve stratejik ortaklık vurgusu yaptı; ‘Made in Europe’ müzakerelerinin sürdüğünü ve Türkiye’nin pozisyonunun yakından dinlendiğini belirtti.
- AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Aivo Orav, önümüzdeki haftalarda Türkiye ülke raporunun yayınlanacağını duyurdu.
- 27 AB üyesinden 26’sının Türkiye’de büyükelçiliği bulunduğunu belirten Orav, karşılıklı ihtiyaç ve eşsiz konuma dikkat çekti.
- Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın Brüksel temaslarını hatırlatan Orav, Gümrük Birliği’ni bir başarı öyküsü olarak nitelendirdi.
- LGBTİ bireylere yönelik operasyonlar ve insan hakları konularının da yeni raporda yer alacağı ifade edildi.
Türkiye Ülke Raporu Yolda: Hak İhlalleri ve Gelişmeler Yakından Takip Ediliyor
Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Aivo Orav, başkent Ankara’da gazetecilerle gerçekleştirdiği kapsamlı buluşmada, AB-Türkiye ilişkilerinin seyrine dair kritik değerlendirmelerde bulundu. Birkaç hafta içerisinde Türkiye’nin yeni ülke raporunun kamuoyuna açıklanacağını duyuran Orav, Türkiye’de yaşanan iç ve dış gelişmeleri yakından takip ettiklerini vurguladı. Her ne kadar günlük gelişmeler üzerine anlık ve ayrıntılı açıklamalar yapmasalar da tüm bu süreçlerin titizlikle kaydedildiğini ve yayınlanacak olan ülke raporunda etraflıca yer alacağını belirtti. Orav, 4’üncü kez delegasyon başkanlığı görevi yürüttüğünü hatırlatarak, ülkelerin umudunun genellikle AB’nin mevcut sorunları doğrudan çözmesi yönünde olduğunu, ancak AB’nin asli görevinin bu sorunları bizzat çözmek olmadığını, bunun yerine taraflara tavsiyelerde bulunup bu zorlu demokratik süreçte gereken desteği sağlamak olduğunu ifade etti. Yeni raporda, geçen yılın raporuna kıyasla nelerin iyiye gittiği ve nelerin geride kaldığı gibi kıyaslamalı unsurların da açıkça yer alacağı netlik kazandı.
Stratejik Ortaklık ve Güvenlik: ‘Türkiye’nin Eşsiz Bir Konumu Var’
İkili ilişkilerin diplomatik boyutuna değinen Aivo Orav, 27 AB ülkesinden 26’sının Türkiye’de diplomatik misyon olarak büyükelçilik bulundurduğunu açıklayarak bunun derin bağların somut bir göstergesi olduğunu kaydetti. Türkiye’nin AB’ye, AB’nin de stratejik olarak Türkiye’ye ihtiyacı olduğunu dile getiren Orav, Türkiye’nin özellikle güvenlik, ticaret ve bağlantısallık (ulaşım ve lojistik ağlar) bakımından hayati bir öneme sahip olduğunu belirtti. Türkiye’nin coğrafi ve jeopolitik olarak eşsiz bir konumu bulunduğunun altını çizen diplomat, iki taraf arasındaki ekonomik ve ticari entegrasyonun güçlenerek sürmesi gerektiğini savundu. Bu kapsamda, Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın 13-14 Ekim tarihlerinde Brüksel’de gerçekleştirdiği temasları ve yaptığı açıklamaları hatırlatan Orav, taraflar arasındaki ekonomik iş birliğinin temel taşı olan AB-Türkiye Gümrük Birliği mekanizmasını bir ‘başarı öyküsü’ olarak tanımladı.
‘Made in Europe’ Müzakereleri ve İnsan Hakları Gündemi
Toplantının en çok merak edilen başlıklarından biri olan ve son dönemde ekonomi çevrelerinde tartışılan ‘Türkiye, Made in Europe dışında mı bırakıldı?’ sorusuna Aivo Orav net bir yanıt verdi. Müzakerelerin hâlâ yapıcı bir şekilde devam ettiğini belirten Orav, anlaşmanın tam olarak ne zaman nihai hale geleceğini kendisinin de öngöremediğini söyledi. Sürecin değişkenliğine işaret eden Orav, ‘Belki bugün, belki ocak ayında, belki de bu tarihler arasında bir zamanda; yani henüz kesinleşmiş bir durum yok. Önemli olan şu ki, Türkiye’nin bu konudaki pozisyonu gayet iyi bir şekilde dinleniyor’ diyerek Ankara’nın tezlerinin Brüksel’de dikkate alındığını vurguladı. Öte yandan, Türkiye’de yakın dönemde ‘Ailem Güvende’ adı altında gerçekleştirilen ve LGBTİ+ bireyleri hedef alan operasyonlar ile bu süreçler sonucunda hâlâ birçok LGBTİ+ bireyin cezaevlerinde tutulduğu hatırlatılarak bu durumun nasıl değerlendirildiği Orav’a soruldu. Orav, bu hassas konuya dair geçmişte AB tarafından gerekli açıklamaların yapıldığını anımsatarak, tüm bu hak ihlali iddialarının ve toplumsal gelişmelerin de tıpkı diğer başlıklar gibi not alındığını ve yakında çıkacak ülke raporunda detaylı bir şekilde işleneceğini yineledi.
Gelişmeler ve Beklentiler
Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki diplomatik ve ekonomik müzakereler kritik bir dönemeçten geçerken, önümüzdeki haftalarda yayımlanacak olan ülke raporu hem Ankara-Brüksel hattındaki stratejik çıkarların hem de insan hakları eksenli eleştirilerin somut bir haritasını sunacak. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve ‘Made in Europe’ gibi ticari girişimlerin akıbeti tarafların masasında kalmaya devam ederken, ortak güvenlik ve ekonomik entegrasyon vurgusu ilişkilerin temel omurgasını oluşturmayı sürdürüyor.
Kaynak: Evrensel