ADANA — İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) verilerine göre, Adana Kürkçüler F Tipi Cezaevi ile Suluca 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde 7’si ağır olmak üzere toplam 38 hasta tutuklu yaşam mücadelesi veriyor; hastane sevklerinde dayatılan ağız içi arama ve tedavi hakkının engellenmesi ise hastalıkların hızla ilerlemesine yol açıyor.
- Adana’daki cezaevlerinde 7’si ağır toplam 38 hasta tutuklu bulunuyor.
- Hastane sevklerinde dayatılan ağız içi aramalar tedaviyi engelliyor.
- Şarapnel parçalarıyla yaşayan ve tekerlekli sandalye kullanan tutuklular var.
- İHD ve ÖHD, teşhis ve tedavi süreçlerindeki eksikliklere dikkat çekiyor.
Adana Cezaevlerindeki Sağlık Krizi Neden Derinleşiyor?
Adana Kürkçüler F Tipi Cezaevi ile Suluca 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde bulunan hasta tutukluların sağlık durumları her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Cezaevi koşullarında yaşam mücadelesi veren onlarca tutuklu, tedavi haklarının engellenmesi ve hastane sevklerinde dayatılan ağız içi arama gibi uygulamalar nedeniyle ölümün eşiğine itiliyor. İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) tarafından paylaşılan güncel hasta tutuklu listesine göre, iki cezaevinde 7’si ağır olmak üzere 38 tutuklunun çeşitli hastalıkları bulunuyor. Listede kalp, akciğer, böbrek ve nörolojik hastalıkların yanı sıra görme ve işitme kaybı, hareket kısıtlılığı ve tedavi gerektiren yaralanmalar yer alırken, bazı tutukluların hastalıklarına ilişkin teşhis ve tedavi süreçlerinin tamamlanmadığı, bazılarının ise günlük ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı belirtiliyor.
Hangi Tutuklular Kritik Sağlık Sorunlarıyla Karşı Karşıya?
Kürkçüler F Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan tutukluların yaşadığı hak ihlalleri ve sağlık sorunları tablonun vahametini gözler önüne seriyor. Abdulkadir Baybars’ın göğsünde şarapnel parçası bulunduğu ve yaralı olarak gözaltına alındığı günden bu yana tedavi edilmediği ifade ediliyor. Benzer şekilde, Ahmet Topkaya’nın sırtındaki şarapnel parçalarının yoğun ağrıya neden olduğu, hafıza kaybı yaşadığı, mide ve hemoroit rahatsızlıklarının bulunduğu, nörolojik hastalıklarına ilişkin teşhislerin de tedavi sürecinin tamamlanmaması nedeniyle konulamadığı kaydediliyor. Ekrem Baydoğan’ın beyninde anormal oluşumlar bulunduğu, hastalığına ilişkin kesin bir teşhis konulamadığı, doktorların MS hastalığı ihtimalinden söz ettiği ancak hastaneye sevk ve tedavi sürecinin tamamlanmadığı bilgisi raporda yer alıyor. Ayrıca Mazhar Güler’in karaciğer ve Hepatit B hastası olduğu, Hasan Ateşçi’nin akciğer ve astım rahatsızlıklarının bulunduğu ve kalp hastası olan ile her iki ayağındaki engel nedeniyle tekerlekli sandalye kullanan mahpusların da benzer mağduriyetler yaşadığı aktarılıyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Adana’daki cezaevlerinde yaşanan bu ağır hak ihlalleri ve tedaviye erişim sorunları, sivil toplum kuruluşları ile insan hakları savunucularının yakın takibinde kalmaya devam ediyor. İHD ve ÖHD gibi kurumların raporlarıyla kamuoyuna duyurulan bu vakaların çözümü için yetkili mercilerden acil adımlar atılması, hasta tutukluların anayasal sağlık haklarına kavuşturulması ve sevklerdeki hak ihlali yaratan uygulamalara son verilmesi bekleniyor.
Kaynak: Evrensel