26 Ekim 2026, Pazartesi
Haber

Ağırel Metris’ten Yazdı: ‘Bugüne Kadar Yazdığım Satırları Yalanlayamadılar

💡 HABERİN ANATOMİSİ

İSTANBUL — Cumhuriyet Gazetesi yazarı Murat Ağırel, tutuklanarak gönderildiği Metris Cezaevi’nden kaleme aldığı ilk yazısında, mesleki duruşunu, hakkında yürütülen yargı sürecini, fon skandalı iddialarını ve sonrasında yaşanan operasyon detaylarını okuyucularıyla paylaştı.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Murat Ağırel, Metris Cezaevi’nden kaleme aldığı ilk yazısında mahcup olacak hiçbir hata yapmadığını vurguladı.
  • İYİ Parti Milletvekili Ümit Özlale’nin Meclis’teki fon skandalı açıklamaları sonrası başlatılan soruşturma ve adli kontrol süreçleri detaylandırıldı.
  • Cuma günü sabah 06.00’da Mali Şube polisleri tarafından evine düzenlenen operasyonla bilgisayar ve tabletine el konulduğu açıklandı.

Metris’e Giden Süreç Nasıl Başladı?

Bugüne kadar kaleme aldığı hiçbir satırın muhatapları tarafından yalanlanamadığını belirten Murat Ağırel, okuyucularına karşı mahcup olacak tek bir hata bile yapmadığının altını çizdi. Her zaman olduğu gibi kendisine ulaşan bir ihbarı titizlikle araştırdığını ve belgelemeye çalıştığını ifade eden Ağırel, ancak bugün gerçekleştirdiği habercilik faaliyetleri nedeniyle Metris Cezaevi’nde bulunduğunu belirtti. Sürecin fitilini ateşleyen olay ise İYİ Parti Milletvekili Ümit Özlale’nin Meclis kürsüsünde dile getirdiği fon skandalı oldu. Özlale, Meclis’te yaptığı konuşmada fon skandalının arkasında iki bakanın bulunduğunu ifade etti. Bu iddia üzerine araştırmalarını derinleştiren Ağırel, söz konusu bakanlardan birinin Ömer Bolat olduğunu ve Hedef Portföy bünyesinde bir hesabının bulunduğunu kamuoyuna aktardı. Bu haberin ardından Bakan Ömer Bolat’ın kendisi için ‘Haysiyetsizce yalan söylüyor’ ve ‘400 koyup 800 aldığım yalanını söylüyor’ şeklinde ifadeler kullandığını belirten Ağırel, asıl yalan söyleyenin bakanın kendisi olduğunu, kendisinin böyle bir cümle kurmadığını vurguladı. Ağırel, verdiği bilginin bizzat bakan tarafından doğrulandığını ve kabul edildiğini, buna rağmen hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu kaydetti. Bu şikâyet üzerine savcılığın kendisini ve gazeteci İsmail Saymaz’ı telefonla ifadeye davet ettiğini belirtti.

Adliye Girişindeki Tepkiler ve Adli Kontrol Kararları Neden Tartışıldı?

İfadeye çağrıldığı adliyeye girerken yüzünde gülümsemeyle içeri girdiğini, arkadaşlarına ve meslektaşlarına selam verdiğini belirten Ağırel, bu tutumunun kamuoyunda ve eleştirmenler arasında yanlış anlaşılmalara neden olduğunu ifade etti. ‘Vay efendim neden davet edilmiş de neden gülerek adliyeye girmişim! Güvendiğim birileri varmış! Beni koruyorlarmış!’ şeklindeki eleştirilere tepki gösteren gazeteci, yargı sürecinin ilk aşamasında yaşananları aktardı. Başlangıçta kendisi hakkında yurtdışı çıkış yasağı ve haftada üç gün imza atma şartıyla serbest bırakılma kararı uygulandı. Ancak kısa bir süre sonra bu adli kontrol kararı sürpriz bir şekilde ev hapsine çevrildi. Ev hapsi kararının ardından bu kez de kamuoyunda ve muhalif çevrelerde ‘Nasıl tutuklanmaz’ nidalarının yükselmeye başladığını belirten Ağırel, üzerine kurulan baskıların ve hedef göstermelerin bu kararlarla birlikte katlanarak arttığını dile getirdi.

Sabah 06.00 Baskını ve Evinde Yaşananlar

Adli kontrol ve ev hapsi süreçleri devam ederken, olayların boyutu Cuma günü sabah saat 06.00’da kapısının çalınmasıyla bambaşka bir aşamaya evrildi. Kapısına gelen Mali Şube ekiplerini karşısında gören Ağırel, polislere ‘Hayırdır’ diye sordu. Ekiplerin kendisine ‘Sen karapara aklama faaliyetinde bulunmuşsun’ yanıtını verdiğini belirten gazeteci, bu suçlamayı duyunca büyük bir şaşkınlık yaşadığını ifade etti. ‘Kiminle’ diye sorduğunda ise karşılığında Sinan Çampınar’ın ismini gördüğünü ve duruma ‘Yok artık’ diyerek tepki gösterdiğini aktardı. Bu operasyon sırasında, henüz borcu bitmemiş olan yeni aldığı masaüstü bilgisayarı ile tabletine el konulduğunu belirten Ağırel, evindeki diğer elektronik cihazların ve dijital materyallerin de daha önceki operasyonlar sırasında alındığını hatırlattı.

Gelişmeler ve Beklentiler

Metris Cezaevi’nden yazdığı bu ilk makaleyle yaşadığı hukuk mücadelesini ve maruz kaldığı suçlamaları tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren Murat Ağırel’in davasındaki sonraki hukuki adımların nasıl şekilleneceği, avukatlarının yapacağı itirazlar ve savcılığın yürüteceği soruşturmanın seyri basın özgürlüğü kamuoyu tarafından yakından takip edilmeye devam ediliyor.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

Bir Yorum Yazın