28 Ekim 2026, Çarşamba
Haber

Akerman Apartmanı Davasında Bilirkişi Raporu: Perde Duvarlar Kolona Dönüştürülmüş

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

KAHRAMANMARAŞ — Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılarak 18 kişinin yaşamını yitirmesine neden olan Akerman Apartmanı’na ilişkin yürütülen adli soruşturmada beklenen kapsamlı bilirkişi raporu mahkeme dosyasına sunuldu. Kastamonu Üniversitesi’nden 7 akademisyenin hazırladığı kritik raporda, binanın taşıyıcı sistemindeki ciddi mühendislik hatalarına ve sonradan yapılan kaçak kat ilavelerine dikkat çekilirken; 8 sanık asli kusurlu, 2 sanık tali kusurlu bulundu, ruhsat onayındaki imzaların idari nitelikte olduğu gerekçesiyle 7 kamu görevlisine ise kusur atfedilmedi.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • 2010 yılında 3 katlı olarak inşa edilen binaya 2016 yılında hukuka aykırı şekilde 3 kat daha eklendiği ve yapının daha sonra ‘İmar Barışı’ kapsamında Yapı Kayıt Belgesi aldığı ortaya çıktı.
  • Kastamonu Üniversitesi’nden 7 akademisyenin imzasını taşıyan raporda, 8 sanık ‘asli kusurlu’, 2 sanık ‘tali kusurlu’ bulunurken, 7 kamu görevlisi hakkında ‘kusuru yoktur’ değerlendirmesi yapıldı.
  • Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada iki bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla dosya önce Dokuz Eylül Üniversitesi’ne, ardından Kastamonu Üniversitesi’ne sevk edildi.
  • ANKA Haber Ajansı’nın ulaştığı resmi belgelere göre, Akerman Apartmanı’nın taşıyıcı sistemi olan perde duvarların kolona dönüştürüldüğü tespit edildi.

Taşıyıcı Sistemde Facia Getiren Değişiklikler ve Kaçak Kat İlaveleri

Kahramanmaraş’ın Dulkadiroğlu ilçesinde yer alan ve Asrın Felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat depremlerinde yerle bir olarak 18 vatandaşımızın mezarı olan Akerman Apartmanı’na dair hazırlanan bilirkişi raporu, binanın adeta göz göre göre ölüme mahkum edildiğini gözler önüne serdi. ANKA Haber Ajansı’nın ulaştığı ve Kastamonu Üniversitesi’nden 7 uzman akademisyenin titizlikle hazırladığı raporda, binanın inşa ve değişim süreçlerindeki felaket senaryoları tüm çıplaklığıyla belgelendi. Buna göre; Akerman Apartmanı ilk olarak 2010 yılında bodrum, zemin ve bir normal kat olmak üzere yalnızca 3 katlı olarak tasarlandı ve inşa edildi. Ancak aradan geçen yıllar içerisinde yapının statik ömrü ve taşıyıcı kapasitesi hiçe sayılarak, 2016 yılında üzerine fazladan 3 kat daha eklendi. Toplamda 6 kata çıkarılan binanın bu tehlikeli dönüşümünün ardından, denetimsizliğin ve cezasızlık algısının bir sonucu olarak ‘İmar Barışı’na başvurulduğu ve yapıya bu yolla Yapı Kayıt Belgesi alındığı tespit edildi. Uzman raporunun en çarpıcı detaylarından biri ise binanın ana iskeletindeki yapısal müdahaleler oldu. Yapılan incelemelerde, binanın depreme karşı en büyük direnç noktaları olması gereken perde duvarların kesilerek ya da tadil edilerek kolona dönüştürüldüğü, bunun da yapının mukavemetini sıfıra indirdiği açıkça vurgulandı.

Yargı Sürecinde Bilirkişi Krizi ve Mahkeme Salonlarında Yaşananlar

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Akerman Apartmanı’nın yıkılmasında sorumluluğu bulunan yapı sahipleri, müteahhitler, proje müellifleri, fenni mesuller, şantiye şefi ve yapı denetim görevlileri hakkında ‘bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan ağır ceza istemiyle dava açıldı. Bununla da kalmayan başsavcılık, binanın inşa edildiği dönemde Kahramanmaraş ve Dulkadiroğlu belediyelerinde ruhsat ve imar işlemlerini yürüten 7 kamu görevlisi hakkında da aynı suçlamayla dava açarak yargı sürecini genişletti. Yargılamanın yürütüldüğü Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 14 Şubat 2025 tarihinde görülen üçüncü duruşmada, dosyada yer alan önceki bilirkişi raporları arasında derin çelişkiler bulunması sebebiyle heyet, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için yeni bir rapor hazırlanmasına hükmetti. Bu karar doğrultusunda dosya Dokuz Eylül Üniversitesi’ne sevk edildi. Ancak yaklaşık 1,5 yıl gibi uzun bir süre boyunca üniversiteden raporun sunulmaması, adalet arayan depremzede yakınlarının tepkisine ve yargılamanın uzamasına neden oldu. Mahkeme heyeti bunun üzerine 2 Temmuz 2026 tarihindeki yedinci duruşmada dosyanın Kastamonu Üniversitesi’ne gönderilmesini kararlaştırarak sürecin önünü açtı. Yeni hazırlanan bu kapsamlı rapor, dava dosyasındaki kusur dağılımını da kökten değiştirdi.

Mahkemeye Sunulan Raporun Kusur Dağılımı ve Kamu Görevlileri Tartışması

Kastamonu Üniversitesi’nden 7 akademisyenin imzasını taşıyan ve mahkemeye sunulan son bilirkişi raporunda, sorumluların kusur durumları ayrıntılı bir şekilde kategorize edildi. Rapora göre, olayda kusurlu bulunan kişilerden 8’i ‘asli kusurlu’, 2’si ise ‘tali kusurlu’ sıfatıyla yargılama kapsamına alındı. Binanın inşasından yıkılmasına kadar geçen süreçte ihmali bulunan meslek gruplarının sorumlulukları bu raporda net bir şekilde ortaya konulurken, kamuoyunda uzun süredir tartışılan belediye onaylarına ilişkin de dikkat çekici bir değerlendirme yer aldı. Raporda, binanın yapım ve kat artış süreçlerinde onay veren bazı kamu görevlilerine, ruhsat işlemlerindeki imzalarının yalnızca ‘idari onay’ niteliği taşıdığı gerekçesiyle kusur atfedilmediği belirtildi. 7 kamu görevlisi hakkında ‘kusuru yoktur’ yönünde görüş bildirilen bu durum, deprem davalarında idari sorumluluğun sınırları konusundaki hukuki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Mühendislik ilkelerinin hiçe sayıldığı, kaçak katların imar barışlarıyla meşrulaştırıldığı ve 18 masum insanın hayatını kaybetmesine yol açan bu yapısal cinayette, mahkeme heyetinin bu yeni rapor ışığında nasıl bir hüküm kuracağı merakla bekleniyor.

Gelişmeler ve Beklentiler

Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesine devam edilen Akerman Apartmanı davasında Kastamonu Üniversitesi’nden gelen son bilirkişi raporunun dosyaya girmesiyle birlikte yargılama sürecinde kritik bir eşik geride bırakıldı. Mahkeme heyetinin, asli ve tali kusurlu bulunan 10 sanık ile haklarında kusur bulunmadığı belirtilen 7 kamu görevlisine yönelik önümüzdeki duruşmalarda nasıl bir hukuki yol izleyeceği, deprem suçlarına karşı emsal teşkil edecek kararlar açısından büyük bir toplumsal ve hukuksal beklenti yaratmaktadır. 18 kişinin hayatını kaybettiği bu faciada adaletin tüm yönleriyle tecelli etmesi için mağdur ailelerin ve hukuk örgütlerinin davası yakından takip edilmektedir.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

Bir Yorum Yazın