İSTANBUL — Küresel piyasalarda altın fiyatlarında satış baskısı derinleşirken, analistler kısa vadede yeni dip seviyelerinin görülebileceği uyarısında bulunuyor; petrol fiyatlarındaki yükseliş, enflasyon endişeleri ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz politikası kıymetli metalleri baskılamayı sürdürüyor.
- Ons altın, 4 bin ABD Doları’nın altında işlem görerek piyasalardaki yeni dip beklentilerini güçlendirdi.
- Değerli metaller analisti Przemyslaw Radomski, düşüşün henüz tamamlanmadığını ve 2026 yılındaki en düşük seviyelere geri dönüş olabileceğini belirtti.
- Hisse senetlerinde zarar eden yatırımcıların nakit yaratma ihtiyacı, güvenli liman altın üzerinde sert satış baskısı yaratıyor.
- OCBC stratejistleri ve piyasa uzmanları, kısa vadeli düzeltmelere rağmen uzun vadeli yükseliş trendinin henüz ortadan kalkmadığına dikkat çekiyor.
Altın Fiyatlarında Ne Oldu ve Satış Baskısı Neden Sürüyor?
Altın fiyatlarında son haftalarda hız kazanan satışlar, yatırımcıların odağını düşüşün ne zaman sona ereceği sorusuna çevirdi. Ons altının 4 bin ABD Doları’nın altında işlem görmesi, yeni dip seviyelerinin görülebileceğine yönelik beklentileri güçlendirdi. ABD tahvil getirilerindeki gerilemeye rağmen altının toparlanamaması da piyasalardaki kırılgan görünümü ortaya koydu. Analistler, kısa vadede satış baskısının sürebileceği uyarısında bulunurken uzun vadeli yükseliş beklentilerinin henüz ortadan kalkmadığına dikkat çekiyor. Değerli metaller analisti Przemyslaw Radomski, altın fiyatlarında düşüşün henüz tamamlanmamış olabileceğini belirterek önümüzdeki günler veya haftalarda yeni dip seviyelerinin görülebileceğini ifade etti. Radomski, altının 2026 yılındaki en düşük seviyelerine yeniden gerilmesini olası senaryolar arasında değerlendiriyor. Bu süreçte altın, belirsizlik dönemlerinde talep gören bir varlık olmasına rağmen satış baskısından kaçamıyor. Yatırımcıların likidite ihtiyacını karşılamak için değerli metallere yönelmek yerine ellerindeki pozisyonları kapatması, kısa vadeli fiyat hareketlerini daha da sertleştirebiliyor.
Neden Şimdi? Uzmanlar Hangi Riskleri ve Kritik Seviyeleri İşaret Ediyor?
Radomski’nin kısa vadeli kötümserliği, uzun vadeli yükseliş beklentisinden vazgeçtiği anlamına gelmiyor. Radomski’ye göre altın ve gümüşte birkaç hafta ya da ay sürebilecek bir düzeltmenin ardından yeniden yükseliş hareketi başlayabilir. Bu nedenle mevcut fiyat hareketlerinin kısa ve uzun vadeli perspektifler birbirinden ayrılarak değerlendirilmesi gerekiyor. Radomski’nin dikkat çektiği temel risklerden biri, piyasalarda artan nakit ihtiyacı. Hisse senetlerinde zarar eden yatırımcıların nakit yaratmak amacıyla diğer varlıklarını da satması, altın gibi geleneksel güvenli limanlarda da düşüşe yol açabiliyor. OCBC stratejistleri, ABD tahvil getirilerinde belirgin düşüş yaşanmasına rağmen altın fiyatlarının bu dinamiklerden doğrudan etkilendiğini vurguluyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, küresel ölçekteki enflasyon endişeleri ve Fed’in para politikasına dair belirsizlikler altını baskılamaya devam ederken; olası toparlanma için kritik direnç seviyeleri ve ABD’den gelecek makroekonomik veriler yatırımcılar tarafından son derece yakından izleniyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Sonuç olarak, altın piyasasındaki mevcut dalgalanma kısa vadeli likidite krizleri ve küresel makroekonomik baskılarla beslenirken, uzmanlar önümüzdeki dönemde ABD’den gelecek kritik ekonomik verilerin ve Fed hamlelerinin yön belirleyici olacağını öngörüyor. Birkaç hafta veya ay sürebileceği öngörülen bu düzeltme sürecinin ardından, uzun vadeli yükseliş trendinin yeniden canlanabileceği piyasa aktörlerinin ortak beklentisi olarak öne çıkıyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika