İSTANBUL — İstanbul’un Sarıyer ilçesine bağlı Ayazağa Mahallesi’nde yaşanan sel felaketi, dere yatağındaki yapılaşma tartışmalarını ve geçmişte göz ardı edilen resmi uyarıları yeniden Türkiye’nin gündemine taşıdı.
- İBB Meclisi kayıtlarında İSKİ’nin yıllar önce yaptığı taşkın ve yapılaşma uyarıları gün yüzüne çıktı.
- CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum arasında ‘sorumlu kim’ polemiği yaşandı.
- Tartışmaların odağındaki konut projesine daha önce ÇED olumlu kararı verildiği tespit edildi.
- İSKİ raporlarında dere işletme bandının korunması ve bodrum katların kullanımına dair kritik ikazlar yer aldı.
Ayazağa’daki Sel Felaketi Siyasette ‘Sorumlu Kim?’ Tartışmasını Alevlendirdi
İstanbul’un Sarıyer ilçesine bağlı Ayazağa Mahallesi’nde meydana gelen sel felaketi, bölgedeki dere yatağı yapılaşmalarını ve geçmişte alınan imar kararlarını adeta mercek altına aldı. Felaketin ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum arasında kamuoyuna yansıyan sert ‘Sorumlu kim?’ tartışması, yaşanan afetin hukuki ve idari boyutlarını da gözler önüne serdi. Siyaset sahnesindeki bu hararetli polemik sürerken, geçmiş dönemde alınan idari kararlar ve ilgili kurumların hazırladığı teknik raporlar da en ince detayına kadar incelenmeye başlandı.
İBB Meclisi Kayıtları ve İSKİ Uyarıları Yıllar Öncesini İşaret Ediyor
Yaşanan felaketin ardından ortaya çıkan resmi belgeler, tehlikenin yıllar öncesinden haber verildiğini kanıtlar nitelikte. İBB Meclisi kayıtları, Ayazağa Deresi çevresindeki taşkın riskine ilişkin uyarıların çok eskiye dayanığını net bir şekilde ortaya koydu. Meclis’in 13 Nisan 2022 tarihli oturumunda kabul edilen İmar ve Bayındırlık Komisyonu raporunda, İSKİ’nin Ayazağa Deresi çevresindeki taşkın riskine karşı yaptığı resmi uyarılar genişçe yer buldu. Rapora göre, Sarıyer Ayazağa Mahallesi’ndeki 7242 ada 41 parselin bir kısmına yönelik plan değişikliği sürecinde İSKİ, bu alanın bir bölümünün Ayazağa Deresi’nin dere işletme bandında kaldığını, tamamının ise taşkın önlemli yapılaşma alanında bulunduğunu açıkça bildirdi.
İSKİ’nin Raporundaki Kritik İkazlar ve ÇED Olumlu Kararı
İSKİ tarafından hazırlanan ve Meclis kayıtlarına geçen uyarılarda, dere ve kolektörlerin güvenli bakımı ile temizliği için gerekli olan işletme bandının imar planlarında mutlaka yeşil alan veya imar yolu olarak korunması gerektiği vurgulandı. Kurum, bu alanlara kesinlikle farklı bir kullanım getirilmemesini ve yapılaşmaya izin verilmemesini talep etti. Ayrıca derenin doğal akışını engelleyecek hiçbir çalışma yapılmaması ve dere güzergâhının üzerinin kapatılmaması gerektiğinin altı çizildi. İSKİ, alandan geçen 2 bin 200 milimetre çapındaki Boğaz’dan Haliç’e Can Suyu Getirme Projesi tüneli ile tünel şaftına da dikkat çekerek, tünel güzergâhında kazı ve sondaj gibi faaliyetlerin sınırlandırılmasını istedi. Taşkın riskine karşı bazı yapı gruplarına izin verilmemesi ve özellikle riskli alanlardaki bodrum katların kullanımına dair çekinceler de raporda yer aldı. Tüm bu teknik uyarılara ve İSKİ raporlarına rağmen, söz konusu konut projesine ÇED olumlu kararı verilmiş olması, felaketin ardından en çok sorgulanan ve araştırılan konuların başında geldi.
Gelişmeler ve Beklentiler
Ayazağa’da yaşanan sel felaketi ve sonrasında ortaya çıkan resmi yazışmalar, dere yataklarındaki yapılaşma izinleri ve denetim mekanizmalarının etkinliğini bir kez daha tartışmaya açtı. Kurumlar arası sorumluluk tartışmaları ve geçmişte verilen plan onaylarının hukuki boyutu, önümüzdeki süreçte hem idari soruşturmaların hem de yargı süreçlerinin ana gündem maddesi olmaya devam edecek.
Kaynak: BirGün Manşet