ANKARA — Anayasa Mahkemesi (AYM), milyonlarca sigortalıyı ve emekli adayını yakından ilgilendiren kritik bir hak ihlali kararına imza attı. Sigorta başlangıç tarihinin tespiti istemiyle açılan bir davada, başvurucunun sunduğu benzer koşullardaki emsal Yargıtay kararlarının mahkemelerce değerlendirilmemesini gerekçeli karar hakkının ihlali olarak nitelendiren Yüksek Mahkeme, dosyada yeniden yargılama yapılmasına hükmetti. 5 Mayıs 2026 tarihinde alınan bu karar, 30 Ekim tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak hukuki literatürdeki yerini aldı.
- Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, benzer yargı kararlarının dikkate alınmamasını hak ihlali saydı.
- Kırklareli İş Mahkemesi’nde 2016 yılında başlayan hukuki süreçte Yargıtay bozma kararı vermişti.
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 506 sayılı Kanun’daki el halıcılığı düzenlemesini gerekçe göstererek davayı bozmuştu.
- AYM, aynı koşullarda çalışan kişilerin kabul edilen dava kararlarının sunulmasına rağmen incelenmemesini hukuka aykırı buldu.
Davanın Geçmişi: 1989’dan Yargı Sürecine Uzanan Mücadele
Hukuki sürecin temeli, başvurucu Kadriye Şendir’in 19 Eylül 2016 tarihinde Kırklareli İş Mahkemesi’nde açtığı tespite dayalı davaya dayanmaktadır. Şendir, dava dilekçesinde 11 Eylül 1989 tarihinde çalışmaya başladığı iş yerindeki bir günlük çalışmasının yasal olarak tespit edilmesini ve bu tarihin tüm sigorta kolları bakımından işe başlama tarihi olarak tescil edilmesini talep etmişti. Yapılan yargılama neticesinde Kırklareli İş Mahkemesi, 8 Aralık 2017 tarihinde davayı kabul ederek çalışmanın varlığını tescil etmişti. Bu kararın ardından Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, ancak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi SGK’nin bu başvurusunu reddederek yerel mahkeme kararını hukuka uygun bulmuştu. Sürecin devamında SGK’nin temyiz talebi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 4 Mart 2020 tarihli kararıyla yerel mahkeme hükmünü bozarak yeni bir hukuki dönemeç yaratmıştır.
El Halıcılığı Düzenlemesi ve Yargıtay’ın Bozma Gerekçesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin bozma kararının merkezinde, dönemin 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nda yer alan el halıcılığına ilişkin özel yasal düzenlemeler yer almıştır. İlgili kanun maddesine göre, el halıcılığı ve dokuma işlerinde çalışan sigortalılar zorunlu olarak yalnızca iş kazaları, meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigortası kollarına tabi tutulmaktaydı. Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası gibi uzun vadeli sigorta kollarına dahil olmak ise o dönemde isteğe bağlı statüde bulunuyordu. Yüksek Mahkeme, başvurucu Kadriye Şendir’in gerçekleştirdiği faaliyetin bu yasal kapsam ve istisna içinde kalıp kalmadığının titizlikle araştırılmasını talep etmiştir. Bozma ilamının ardından dosyayı yeniden ele alan Kırklareli İş Mahkemesi, ilgili iş yerinin el halıcılığı faaliyeti yürüttüğü kanaatine vararak 5 Kasım 2020 tarihinde davanın reddine hükmetmiştir. Bu ret kararı, Yargıtay tarafından da 21 Nisan 2021 tarihinde onanarak kesinleşme aşamasına gelmiştir.
Kaynak: Evrensel