2 Kasım 2026, Pazartesi
Haber

Barış Akademisyeni Prof. Dr. Cengiz Erçin 10 Yıl Sonra Görevine İade Edildi

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

KOCAELİ — 2016 yılında Kocaeli Üniversitesi’ndeki görevinden hukuka aykırı biçimde ihraç edilen Barış Akademisyeni Prof. Dr. Cengiz Erçin, uzun bir hukuki mücadelenin ardından üniversitedeki görevine iade edildi. Eğitim Sen, Sağlık Emekçileri Sendikası ve Kocaeli Dayanışma Akademisi’nin çağrısıyla Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi önünde düzenlenen coşkulu basın açıklamasıyla karşılanan Erçin, meslektaşları, öğrencileri ve emek dostlarıyla bir araya gelerek tarihsel bir konuşmaya imza attı.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Prof. Dr. Cengiz Erçin, 2016 yılındaki ihraç kararının ardından Kocaeli Üniversitesi’ndeki görevine geri döndü.
  • Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi önünde Eğitim Sen, SES ve Kocaeli Dayanışma Akademisi’nin çağrısıyla basın açıklaması yapıldı.
  • Erçin, konuşmasında 2015 Suruç katliamında yaşamını yitiren Kocaeli Üniversitesi öğrencileri Nazlı Akyürek ve Nuray Koçan’ı andı.
  • Hekimliğin insan hakları ve adaletle olan sarsılmaz bağına dikkat çeken Erçin, barış imzasının arkasında durduklarını vurguladı.

Tıp Fakültesi Önünde Duygulu Karşılama ve Tarihsel Buluşma

2016 yılında yayımlanan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile Kocaeli Üniversitesi’ndeki akademik görevlerinden koparılan Barış Akademisyenlerinden Prof. Dr. Cengiz Erçin, görevine iade edilmesinin ardından üniversite kampüsünde duygusal anlar yaşanmasına vesile oldu. Eğitim Sen, Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) ve Kocaeli Dayanışma Akademisi’nin (KODA) ortak çağrısıyla bugün Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi önünde geniş katılımlı bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Akademik camianın, öğrencilerin ve emek örgütlerinin yoğun ilgi gösterdiği bu buluşmada, uzun yıllar süren haksız uzaklaştırma süreçlerinin ardından gelen göreve iade kararı büyük bir coşkuyla kutlandı. Tıp Fakültesi önünde kürsüye çıkan Prof. Dr. Cengiz Erçin, meslektaşlarına ve kendisini yalnız bırakmayan öğrencilerine hitaben derinlemesine ve hafızalardan silinmeyecek bir konuşma yaptı. Konuşmasında, geçmişte yaşadıkları akademik ve insani direniş hatıralarını paylaşan Erçin, bu mücadelenin sadece bireysel bir işe iade davası olmadığını, aynı zamanda akademik özerklik, vicdan ve toplumsal barış mücadelesi olduğunun altını çizdi.

Suruç Katliamı Kurbanları Nazlı Akyürek ve Nuray Koçan’ın Anısına

Hastane önündeki konuşmasında 2015 yılında Suruç’ta gerçekleştirilen bombalı saldırıda yaşamını yitiren Kocaeli Üniversitesi öğrencileri Nazlı Akyürek ve Nuray Koçan’ı rahmetle anan Prof. Dr. Cengiz Erçin, Ruhi Su’nun “Şişli Meydanı’nda Üç Kız” türküsüne atıfta bulundu. Bu anlamlı atıfla geçmişin acılarını bugüne taşıyan Erçin, ilk soruşturmalar sırasında dönemin soruşturma komisyonu başkanı Ercüment Çiftçi’ye söylediklerini şu sözlerle aktardı: “Bu acılı türküde üç kızdan söz edilir. Biri Nazlı, biri Nuray, biri de Cemile. İlk soruşturmaları burada geçirdiğimizde, dönemin soruşturma komisyonu başkanı Ercüment Çiftçi’ye şunu söylemiştim: Nuray ve Nazlı toprak altında. Nuray, Erzurumlu muhafazakâr bir ailenin kızı. Şu anda Mudanya’da yatıyor. Suruç’ta katledildi. Nazlı da Suruç’ta katledildi. O gün üniversiteyle olan bağımızın bir teli kesilmişti. Ben bu imzayı 10 yıl önce burada Nuray ve Nazlı için atmıştım, demiştim. Komisyonun başkanı hukuk fakültesinin dekanıydı. ‘Nuray ve Nazlı toprak altındayken siz nasıl olur da bu anfilerde ders verirsiniz?’ diye sormuştum.” Bu çarpıcı hatırlatma, üniversite yönetimlerinin geçmişte aldığı kararların ve akademisyenlerin vicdani sorumluluklarının altını bir kez daha kalın çizgilerle çizdi.

Hekimlik, İnsan Hakları ve Adalet Ekseninde Barış Mücadelesi

Konuşmasının devamında hekimliğin insan haklarıyla ve adaletle olan kökensel ilişkisine dikkat çeken Prof. Dr. Cengiz Erçin, mesleki etiğin evrensel değerlerine vurgu yaptı. Erçin, düşüncelerini şu sözlerle derinleştirdi: “Hekimlik, tıp, hak, hukuk, adalet… Hepsi tek bir kelimeden köken alır: hak. Mezar taşlarında ‘Hüvel Baki’ yazar. Bizimkinde ise kardeşlik ve eşitlik baki yazacaktır. Biz Barış Akademisyenleri olarak öleceğiz, bu gurur bize yeter arkadaşlar. Öğrencilerimize bu koridorlarda ne anlatacağız? Yücel Hoca’yı anlatacağız, Veli Hoca’yı anlatacağız, Kuvvet Hoca’yı anlatacağız, Ümit Biçer’i anlatacağız. İnsan Hakları Vakfının yönetim kurulu üyeliğinde insan haklarına nasıl sahip çıktığını anlatacağız. Hekim, hastasına sahip çıkandır; insana sahip çıkandır. İnsana sahip çıktık, hastamıza sahip çıktık. Burası şahittir. Ama mikroskobumuzun altında birine kanser derken ülkenin bir tarafında zindanlarda ölen 10 yaşındaki çocuklara ‘hayır’ diyemezdik. ‘Durun’ dedik. Devlet sonuçta, 10 yıl sonra barış…” Bu ifadeler, hekimlik mesleğinin toplumsal vicdanla olan ayrılmaz bağını ve barış talebinin haklılığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Gelişmeler ve Beklentiler

10 yıllık hukuk mücadelelerinin ardından gelen bu göreve iade kararları, Türkiye’deki akademik özgürlükler ve hukukun üstünlüğü bağlamında kritik bir dönüm noktası oluşturuyor. Prof. Dr. Cengiz Erçin’in şahsında, Kocaeli Üniversitesi’ne ve amfilerine geri dönen Barış Akademisyenleri, bilimsel etiğin, insan haklarının ve toplumsal barışın savunulmasında yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Resmi süreçlerin tamamlanması ve idari adımların atılmasıyla birlikte, akademisyenlerin kürsülerine dönerek öğrencileriyle buluşması, üniversite bileşenleri tarafından geleceğe dönük umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Kaynak: Evrensel

Bir Yorum Yazın