İSTANBUL — Günümüz Türkiye’sinde bir sonraki günün ne getireceğini bilmediğimiz belirsiz bir zaman parçasında yaşanırken; ölümler, haksız tutuklanmalar, işten atılmalar, MESEM cehenneminde hayatını kaybeden çocuklar, kendini vuran polisler ve tutuklanan gençler toplumun hafızasında derin izler bırakmaya devam ediyor. Hayatın olağan akışı içinde yaşanan sosyo-ekonomik dengesizlikler ve yabancı dizilerdeki senaryoların gerçeklikle örtüşmesi dikkat çekiyor.
- Bir sonraki günün ne getireceğini bilmediğimiz belirsiz bir zaman parçasındayız.
- Amerikan dizilerinde kaçırılan önemli bir adam için istenen 100 bin dolar, ülkemizdeki devasa servet sahipleri karşısında küçük kalıyor.
- Pek çok şirket batarken ve binlerce işçi işsiz kalırken milyon dolarları olanların sayısındaki artış dikkat çekiyor.
- Yabancı dizilerde ve belgesellerde anlatılan, kimyasal silah üreten laboratuvar sızıntıları ve salgın hastalık senaryoları gerçeği aratmıyor.
Ekonomik Çıkmazlar ve Toplumsal Sessizlik: Ne Oldu?
Bir sonraki günün ne getireceğini bilmediğimiz bir zaman parçasındayız. Artık ne ölümler bizi şaşırtıyor ne de birbiri ardına yapılan haksız tutuklanmalar, işten atılmalar, MESEM cehenneminde ölen çocuklar, kendini vuran polisler, tutuklanan gençler… Ama unuttum, bir şey beni hâlâ şaşırtıyor. Amerikan dizilerinin birinde önemli bir adam kaçırılıyor ve fidye olarak 100 bin dolar isteniyor. Amerika için büyük para, güzel ülkemizdeyse milyon doları olanlar acayip çoğulmuş, 100 bin dolar bazıları için çerez parası olmuş. Pek çok şirket batıyor, binlerce işçi işsiz kalıyor ancak milyon dolarları olanların bir iş yaptıkları da yok. Bütün bunlar gözümüzün önünde olurken bizde bir sabır seli… Sanki bir kara bulut, üstümüze uyuşturucu bir ilaç serpmiş gibi. Gerçekten bir bilimkurgu filminde yaşar gibiyiz. Ve ben bu günlerde en çok yabancı dizileri ve belgeselleri izliyorum. Çünkü bu dizilerde, belgesellerde öyle olaylardan söz ediliyor ki kanım donuyor. Çünkü bunların birçoğu gerçek! Tıpkı ülkemizdeki gibi.
Kurgudan Gerçeğe Salgın Senaryoları: Neden Şimdi?
Örneğin, bir dizi izliyorum, bir hastanede Suriye göçmeni bir hasta ölüyor ve ardından korkunç bir salgın hastalık bir kenti kuşatıyor. Kent birinci derece karantinaya alınıyor ve dizi başlıyor. Ölümler, intiharlar, kuşatılan kentin dışına çıkmaya çalışanlar, fırsattan istifade soygun yapanlar… Bir aktivist gazeteci grubu, yetkililerin Suriye kaynaklı bir terör saldırısı dedikleri olayı araştırıyor. Aslında Suriyeli masum. Ölümcül virüs kimyasal silah üreten Amerikan gizli servisine bağlı bir laboratuvardan yayılmış. Ve hükümet yetkilileri bu olayı gizlemek için büyük bir çaba harcıyor ve binlerce yurttaşının ölümüne göz yumuyor. Ben bu diziyi izlerken, günümüz dünyasının karmaşık yapısını ve yaşanan toplumsal olayları derinden hissediyorum.
Gelişmeler ve Beklentiler
Sonraki süreçte, yaşanan ekonomik dengesizliklerin, toplumsal olayların ve kurgu ile gerçek arasındaki ince çizginin irdelenmeye devam etmesi bekleniyor. Hem yerel hem de küresel düzeyde yaşanan bu krizlerin toplumsal psikoloji üzerindeki etkileri, gelecekteki yazarlar ve gözlemciler tarafından incelenmeyi sürdürecektir.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika