CENEVİRE — Birleşmiş Milletler (BM) bağımsız raportörleri, Fransa’da eğitim ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi talebiyle barışçıl gösteriler düzenleyen öğrencilerin maruz kaldığı şiddet, aşırı güç kullanımı ve toplu tutuklamalar karşısında dehşete düştüklerini belirten kapsamlı ve yazılı resmi bir açıklama yayımladı.
- BM raportörleri Fransa’daki öğrenci protestolarına yönelik güvenlik odaklı müdahaleler ve aşırı güç kullanımı nedeniyle dehşete kapıldıklarını duyurdu.
- Eylül 2026 ortalarından itibaren lise ve üniversite öğrencilerinin katılımıyla büyüyen hareket, yetkililerin güvenlikçi politikalarıyla karşılaştı.
- Reşit olmayan göstericilerin polis operasyonlarında ciddi ve geri dönüşü olmayan yaralanmalar almasının kabul edilemez olduğu vurgulandı.
- Çoğunluğu reşit olmayan binlerce genci etkileyen toplu tutuklama ve gözaltıların orantısız olduğu, ifade ve toplanma özgürlüğünü engellediği ifade edildi.
Fransa’daki Öğrenci Protestolarında Ne Oldu ve Süreç Nasıl Başladı?
Cenevre merkezli Birleşmiş Milletler (BM) raportörleri, Fransa’daki öğrenci eylemleriyle ilgili yazılı açıklama yaparak ülkedeki olayların seyrine dikkat çekti. Fransa genelindeki yaygın yürüyüşlere işaret eden açıklamada, hukukun üstünlüğüyle yönetilen modern bir devlette aşırı güç kullanımı, şiddet ve toplu tutuklamaların toplumsal protesto hareketine uygun yanıtlar olmadığını net bir şekilde kaydetti. Açıklamada, ‘Fransa genelinde uzun zamandır beklenen talepleri dile getirmek için gösteri yapan öğrencilerin ve gençlerin maruz kaldığı şiddet düzeyi karşısında dehşete kapıldık.’ ifadelerine yer verildi. İşleyen bir eğitim sistemi, eğitim için insana yakışır maddi koşullar, uygun okul ve üniversite programları gibi temel taleplerin öğretmenler tarafından da uzun zamandır dile getirildiği hatırlatılan açıklamada, Eylül 2026 ortalarından itibaren önce lise öğrencileri arasında, ardından da üniversite öğrencilerinin geniş katılımıyla Fransa’da bir hareketin ivme kazanmaya başladığı anımsatıldı.
Fransız Yetkililerin Müdahaleleri ve Güvenlik Odaklı Yanıtlar Neden Eleştiriliyor?
BM açıklamasında, Fransa’daki krizin yönetim biçimine dair eleştiriler de ayrıntılı olarak yer aldı. Yetkililerin ekim ayında diyalogu kolaylaştırmak ve öğrencilerin taleplerine yanıt vermek için çeşitli girişimler başlatmış olmasına rağmen, protestolara öncelikle güvenlik odaklı bir yanıt verilmesinin seferberliğin temel nedenlerinin göz ardı edilmesine yol açtığı vurgulandı. Eğitim hakkının uygulanmasının uluslararası bağlayıcılığı olan bir yükümlülük olduğu hatırlatılarak, özellikle de mevcut kaynakların azami ölçüde seferber edilmesini gerektirdiği belirtildi. Polis operasyonları sırasında reşit olmayan göstericilerin maruz kaldığı ciddi ve bazı durumlarda geri dönüşü olmayan yaralanmaların kesinlikle kabul edilemez ve hiçbir şekilde haklı gösterilemez olduğu net bir dille ifade edildi. Öte yandan, polis memurlarının yaralanmasından, çok sayıda binanın hasar görmesinden ve dükkanların tahrip edilmesinden dolayı derin üzüntü duyulduğu aktarılan açıklamada, bu şiddet eylemleri de açıkça kınandı.
Toplu Tutuklamalar ve Hak İhlalleri Kapsamında Hangi Çağrılar Yapıldı?
BM raportörleri, olaylar sırasında güvenlik güçlerinin sergilediği tutumun hukuki boyutuna da dikkat çekti. Yaşanan şiddet eylemlerinin titizlikle soruşturulması ve faillerin adalete teslim edilmesi için acilen somut önlemler alınması çağrısı yinelendi. Açıklamada, ‘Çoğunluğu reşit olmayanlardan oluşan birkaç bin kişiyi etkileyen tutuklama ve gözaltıların boyutu orantısız görünüyor ve göstericilerin ifade özgürlüklerini ve barışçıl toplanma haklarını kullanmalarını engelliyor.’ ifadelerine yer verilerek, gençlerin demokratik haklarını kullanırken maruz kaldığı baskının uluslararası insan hakları standartlarıyla bağdaşmadığının altı çizildi.
Gelişmeler ve Beklentiler
Sonraki süreçte, BM raportörlerinin yaptığı bu sert ve uyarıcı açıklamanın ardından Fransa hükümeti ve yerel makamlar üzerindeki uluslararası baskının artması bekleniyor. Reşit olmayan öğrencilerin uğradığı hak ihlalleri, polis şiddeti iddiaları ve orantısız gözaltı uygulamalarının bağımsız denetim mekanizmaları tarafından yakından takip edileceği, Fransa’nın ise eğitim hakkı ve barışçıl protesto özgürlüğü konularında uluslararası standartlara uyum sağlama hususunda yeni adımlar atmak zorunda kalabileceği öngörülüyor.
Kaynak: Evrensel