İSTANBUL — Türkiye’nin gündemini meşgul eden fon vurgunu soruşturmasında, Pasifik Holding bünyesindeki üst düzey isimlerin mal varlıklarına konulan kısıtlama kararları hukuki itirazlar ve incelemeler neticesinde resmi olarak kaldırıldı.
- Pasifik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Erdoğan ve yönetim kurulu üyelerinin mal varlığı üzerindeki tedbir kaldırıldı.
- Şirket tarafından KAP’a yapılan açıklamada SPK raporunda herhangi bir suçlama bulunmadığı vurgulanmıştı.
- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bankalar ve noterlere yazdığı müzekkerelerle başlatılan süreç yeni bir evreye evrildi.
Pasifik Holding ve KAP Bildirimiyle Başlayan İtiraz Süreci
Fon vurgunu soruşturmasında yeni bir safhaya geçilirken, dosya kapsamında daha önce haklarında tedbir kararı uygulanan AKP’li vekil Asuman Erdoğan’ın eşi Pasifik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Erdoğan ile Yönetim Kurulu Başkanvekili Abdülkerim Fırat ve Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Erdoğan’a yönelik kısıtlamaların kaldırıldığı öğrenildi. Süreç devam ederken Pasifik Holding tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan son açıklamada, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) adli makamlara sevk ettiği soruşturma bülteninde şirket tüzel kişiliğinin, ortaklarının ve yönetim kurulunun yer almadığına dikkat çekilmişti. Açıklamada, SPK raporunda herhangi bir suçlama bulunmamasına rağmen holding ortaklarının kişisel mal varlıklarına konulan tedbir kararına hukuki zemin çerçevesinde itiraz edileceği duyurulmuştu. Yapılan hukuki itirazlar ve titiz incelemelerin ardından söz konusu kısıtlama kararı resmi olarak kaldırıldı.
Yargı Mercilerinin Müzekkereleri ve Ticari Faaliyetlerin Seyri
Soruşturmanın ilk aşamasında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından atılan adımlar, finansal piyasalarda geniş yankı uyandırmıştı. Başsavcılık; Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye Katılım Bankaları Birliği ve Türkiye Noterler Birliği’ne resmi müzekkere yazarak Fatih Erdoğan, Mehmet Erdoğan ve Abdülkerim Fırat’ın mal varlığını azaltıcı nitelikteki devir, ipotek, yüksek tutarlı nakit çekimi ve transfer işlemlerine karşı bildirim yükümlülüğü getirmişti. Başsavcılık yazısında, maaş, fatura ve rutin ticari faaliyetler gibi olağan işlemlerin engellenmemesi, ancak mal varlığını azaltıcı nitelikteki şüpheli tasarrufların gecikmeksizin savcılığa ve Mali Suçları Araştırma Kurulu’na (MASAK) bildirilmesi talep edilmişti. Bu idari ve adli tedbirlerin ardından gelen hukuki değerlendirmeler, soruşturmanın seyrini değiştiren en önemli eşiklerden biri olarak kayıtlara geçti.
Gelişmeler ve Beklentiler
Fon soruşturması kapsamında atılan bu adımlar, piyasalarda ve hukuk dünyasında yakından takip ediliyor. İlgili isimler hakkındaki tedbirlerin kaldırılmasıyla birlikte, adli ve idari süreçlerin önümüzdeki dönemde nasıl bir hukuki mecrayla devam edeceği ve yetkili mercilerin yapacağı yeni açıklamalar merakla bekleniyor.
Kaynak: BirGün Manşet