28 Ekim 2026, Çarşamba
Haber

Hatay’da Kadın Dayanışması ve Afet Sonrası Sürdürülebilirlik Raporu Yayınlandı

🔴 FLAŞ HABER

HATAY — Sivil Toplum için Destek Vakfı ile Türkiye Mozaik Vakfı işbirliğinde yürütülen saha çalışmaları neticesinde hazırlanan kapsamlı rapor, Hatay’da deprem sonrası toparlanma sürecinin kadınların ekonomik güçlenmesi, bakım hizmetlerine erişimi ve yerel dayanışma dinamikleri üzerinden yürütülmesi gerektiğini gözler önüne serdi.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Sivil Toplum için Destek Vakfı ve Türkiye Mozaik Vakfı işbirliğiyle 24-26 Temmuz 2026 tarihlerinde Hatay’da kapsamlı bir çalışma ziyareti gerçekleştirildi.
  • Mor Merdiven Ağı tarafından hazırlanan raporda, afet sonrasında fiziksel inşanın ötesinde sosyal ve ekonomik ihtiyaçların karşılanmasının şart olduğu vurgulandı.
  • Siyaset bilimci ve akademisyen Dr. Ayşe Kaşıkırık, afetin üzerinden üç yılı aşkın süre geçmesine rağmen yerel toplulukların güçlenmesinin ve projelerin sürdürülebilirliğinin kritik önem taşıdığına dikkat çekti.

Deprem Sonrası Toparlanmada Kadın Liderliği ve Saha İncelemeleri

Sivil Toplum için Destek Vakfı (STDV) ve Türkiye Mozaik Vakfı işbirliğiyle 24-26 Temmuz 2026 tarihlerinde Hatay’da yapılan çalışma ziyaretinin ardından hazırlanan raporda, deprem sonrası toparlanma süreci kadınların ekonomik güçlenmesi, bakım hizmetlerine erişimi, yerel dayanışma ve toplumsal yaşama katılım başlıkları üzerinden derinlemesine değerlendirildi. Mor Merdiven Ağı tarafından hazırlanan “Hatay’da Dayanışmanın İzinde: Afet Sonrası Toparlanma ve Çoklu Krizlerde Yerel Kadın Liderliği” başlıklı bu kritik rapor, farklı alanlarda faaliyet gösteren yerel kuruluşların saha deneyimlerini bir araya getirerek geleceğe yönelik stratejik bir yol haritası sundu. Gerçekleştirilen bu ziyaret kapsamında Kırıkhan, Defne, Antakya, Samandağ ve Arsuz’da aktif olarak faaliyet gösteren yerel kuruluşların çalışmaları ve deneyimleri titizlikle incelendi. Hazırlanan raporda, afet sonrası toparlanma sürecinin yalnızca fiziksel yapıların ve konutların yeniden inşasından ibaret sayılamayacağı; aksine üretim, bakım, çevre, kültür ve sosyal yaşam alanlarındaki acil gereksinimlerin de eksiksiz bir şekilde dikkate alınması gerektiği net bir dille belirtildi.

Ekonomik Güçlenme, Bakım Hizmetleri ve Hizmetlere Erişim Engelleri

Kadınların üretim faaliyetlerine aktif olarak katılmasının tek başına tam anlamıyla bir ekonomik güçlenme anlamına gelmediğine dikkat çekilen raporda, düzenli gelir elde etme imkanlarının, temel kaynaklara erişimin ve karar alma süreçlerinin her aşamasına katılımın da kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca engellilik durumu, gelir düzeyi, yaş ve yaşanılan coğrafi bölge gibi dezavantajlı koşulların kamusal ve sosyal hizmetlere erişimi doğrudan etkilediği belirtilerek kadınların üstlendiği yoğun bakım sorumluluklarının yanı sıra zamanın, kaynakların ve karar yetkisinin haneler ve toplum içinde nasıl paylaşıldığının da mutlaka incelenmesi kaydedildi. Bölgedeki sivil toplum aktörlerinin ve kadın örgütlerinin ortak akılla ürettiği bu tespitler, kriz anlarında ve sonrasındaki toparlanma evrelerinde toplumsal cinsiyet eşitliğinin gözetilmesinin hayati önem taşıdığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Gelişmeler ve Beklentiler

Saha ziyaretine katılan siyaset bilimci ve akademisyen Dr. Ayşe Kaşıkırık, Hatay’da deprem sonrası toparlanmanın yalnızca fiziksel yeniden inşayla sınırlı kalmaması gerektiğinin altını çizdi. Kaşıkırık, “Afetin üzerinden üç yılı aşkın süre geçmesine rağmen yerel toplulukların ekonomik ve sosyal açıdan güçlenmesi, dayanışma mekanizmalarının korunması ve geliştirilen projelerin sürdürülebilirliği büyük önem taşıyor” dedi. Yerel ihtiyaçlara dayalı projelerin devamlılığının mutlaka güvence altına alınması gerektiğini belirten uzmanlar; kamu kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör arasında kurulacak güçlü işbirliklerinin bölgenin geleceği açısından hayati bir rol oynamaya devam edeceğini ifade etti.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

Bir Yorum Yazın