ANTALYA/İSTANBUL — Türkiye’nin farklı bölgelerinde etkili olan aşırı sağanak, fırtına ve hortum felaketi büyük yıkıma yol açtı. Antalya’nın Kepez ilçesinde hortumun parçaladığı işçi konteynerlerinde kalan 4 işçi yaşamını yitirirken 1 işçi yaralandı; İstanbul’da ise sağanak nedeniyle cadde ve sokaklar su altında kaldı, araçlar mahsur kaldı. Uzmanlar plansız yapılaşma ve altyapı yetersizliğine dikkat çekti.
- Antalya Kepez’de meydana gelen şiddetli hortum, şantiyedeki iki konteyneri parçalayarak 4 işçinin ölümüne, 1 işçinin yaralanmasına neden oldu.
- Aynı şantiyede bir vinç devrildi, 9 araç hasar gördü ve konteyner parçaları Fevzi Çakmak Anaokulu’nun çatısına kadar ulaştı.
- İstanbul’un özellikle Anadolu Yakası’nda etkili olan sağanak yağış nedeniyle alt geçitleri, yolları ve iş yerlerini su bastı, çok sayıda araç mahsur kaldı.
- Bilim insanları ve uzmanlar, felaketlerin yalnızca doğa olaylarıyla açıklanamayacağını, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizliğinin acilen çözülmesi gerektiğini vurguladı.
Antalya Kepez’de Hortum Felaketi: Ne Oldu?
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün sarı kodlu yağış uyarısında bulunduğu Antalya’nın Kepez ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi’ndeki bir inşaat alanında felaket yaşandı. Bölgede oluşan şiddetli hortum, işçilerin barındığı iki konteyneri tamamen parçaladı. Şiddetli rüzgarın etkisiyle içeride bulunan 5 işçi metrelerce uzağa savruldu. Yapılan resmi açıklamalara ve ilk tespitlere göre, işçilerden 2’si olay yerinde, 2’si ise kaldırıldıkları hastanelerde tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. Olayda yaralanan 1 işçinin ise tedavisinin ardından sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Hortumun yıkıcı etkisi sadece konteynerlerle sınırlı kalmadı; aynı şantiyede görev yapan devasa bir vinç de devrildi. Çevrede park halinde bulunan dokuz araç ağır hasar görürken, hortumun şiddetiyle havalanan konteyner parçaları yüzlerce metre ileriye fırladı. Parçalardan bazılarının yakınlardaki Fevzi Çakmak Anaokulu’nun çatısına kadar ulaştığı ve okul binasında da hasara yol açtığı tespit edildi. Bu acı olay, şantiyelerde işçi güvenliği ve barınma koşullarının yetersizliğini bir kez daha gözler önüne serdi.
İstanbul’da Sağanak Yağış Hayatı Nasıl Felç Etti?
Antalya’daki hortum felaketinin yanı sıra megakent İstanbul da şiddetli sağanak yağışın tesiri altında kaldı. Özellikle Anadolu Yakası’nda etkisini artıran kümülatif yağışlar, kısa süre içinde kent genelinde hayatı olumsuz etkiledi. Altyapının yetersiz kaldığı noktalarda cadde ve sokaklar adeta göle döndü. Birçok alt geçit su altında kalırken, sürücüler yollarda mahsur kaldı. Çok sayıda ev ve iş yerini su basması esnafı ve vatandaşları zorda bıraktı. İstanbul’daki bu manzaralar, büyükşehirlerdeki altyapı sorunlarının ve plansız betonlaşmanın her yağmurda aynı krizleri tetiklediğini bir kez daha kanıtladı. Vatandaşlar ve yetkililer kriz anlarında mahsur kalan araçları kurtarmak için seferber olurken, maddi hasarın boyutunun tespiti için çalışmalar başlatıldı.
Uzmanlar Uyarıyor: Sel ve Taşkınlar Neden Artıyor?
Yurdun dört bir yanında yaşanan bu yıkıcı doğa olaylarının ardından uzmanlardan ve bilim insanlarından çok sert uyarılar geldi. Yaşananların yalnızca meteorolojik şartlarla ya da ‘aşırı yağışla’ açıklanamayacağının altını çizen uzmanlar, asıl sorunun kentsel planlama hatalarında yattığını belirtti. Yapılan ortak değerlendirmelerde, ‘Sel ve taşkınları ne yazık ki önümüzdeki süreçte daha sık ve çok daha şiddetli yaşayacağız. Kentleri, binaları, köprüleri ve tüm yapıları artık eski geleneksel yöntemlerle değil, acilen yeni bilimsel yöntemlerle inşa etmeliyiz’ denildi. Doğanın kendi dengesini koruduğunu ve insan müdahalelerine karşı reaksiyon gösterdiğini hatırlatan bilim insanları, ‘Doğa bize ayak uydurmayacak, bizim doğaya ayak uydurmamız lazım’ diyerek yöneticilere ve inşaat sektörüne çağrıda bulundu. Plansız yapılaşma, dere yataklarının imara açılması ve yetersiz altyapı yatırımları, en ufak bir meteorolojik uyarıda dahi büyük trajedilerin yaşanmasına zemin hazırlıyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Antalya Kepez’deki işçi ölümleriyle sonuçlanan hortum felaketi ve İstanbul’daki su baskınlarının ardından adli ve idari süreçler başlatıldı. İş güvenliği ihmalleri, şantiye denetimleri ve belediye altyapı yetersizlikleri tüm yönleriyle soruşturulurken; uzmanlar, iklim krizinin etkilerini artırdığı bu dönemde Türkiye genelindeki tüm kentlerin acilen dirençli kentler konseptine uygun olarak yeniden planlanması gerektiğinin altını çiziyor.
Kaynak: BirGün Manşet