6 Kasım 2026, Cuma
Haber

İşe Gitme Baskısı Sağlığı Tehdit Ediyor: Çalışanların Yüzde 90’ı Hastayken Çalışmaya

💡 HABERİN ANATOMİSİ

LONDRA — Günlük çalışma hayatındaki performans baskısı, toplumsal algı kaygısı ve yöneticilerden gelen örtülü talepler, çalışanların sağlığını doğrudan tehdit etmeye devam ederken; İngiltere’de yürütülen kapsamlı bir Kış İyileşme Raporu, her 10 çalışandan 9’unun hastalandığında bile işe gitmek zorunda hissettiğini ve dişini sıkarak mesai yaptığını gözler önüne serdi.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • 2 bin çalışanla yürütülen Kış İyileşme Raporu’na göre her 10 çalışandan 9’u hastalık dönemlerinde çalışmaya devam ediyor.
  • Katılımcıların yüzde 58’i hasta yatağında dahi iş yerinden gelen psikolojik baskıyı yoğun şekilde hissediyor.
  • En doğal hak olan hastalık iznini kullanırken suçluluk duyduğunu belirtenlerin oranı yüzde 13 seviyesinde bulunuyor.
  • Z kuşağında yüzde 21 olan hastalık izni kullanma oranı, Boomer kuşağında yüzde 7’ye kadar geriliyor.

Ne Oldu? Hastalık Döneminde İşe Gitme Baskısı Raporlandı

İş hayatındaki yoğun tempo, performans baskısı ve toplumsal algı kaygısı çalışanların sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. 2 bin kişiyle yapılan son araştırmada, her 10 çalışandan 9’unun hastalandığında işe gitmek zorunda hissettiği ortaya kondu. Gündelik çalışma hayatındaki yoğun tempo, yöneticilerden gelen örtülü baskılar ve ‘yeterince hasta görünmeme’ korkusu, çalışanların yatakta istirahat etmesi gereken dönemlerde dahi mesai yapmasına yol açıyor. İngiltere’de yürütülen ve 2 bin çalışanın katıldığı Kış İyileşme Raporu verilerine göre, her 10 çalışandan 9’u hastalık dönemlerinde ‘dişini sıkarak’ çalışmaya devam ettiğini beyan ediyor. Katılımcıların yüzde 58’i hasta yatağında dahi iş yerinden gelen psikolojik baskıyı hissederken, yüzde 13’lük bir kesim ise en doğal hakkı olan hastalık iznini kullanırken suçluluk duygusuna kapılıyor. Araştırma verileri, nesiller arasındaki iş ve sağlık algısındaki köklü kırılmayı da gözler önüne seriyor. İşe gitmeyip evde dinlenmenin hem bireysel sağlık hem de toplum sağlığı açısından sorumluluk olduğunu düşünenlerin oranının yüzde 74 seviyesinde bulunmasına karşın, hastalandığında istikrarlı biçimde izin alanların oranı yalnızca yüzde 10’da kalıyor.

Kuşaklar Arasında Sağlık Algısı Nasıl Değişiyor?

Kuşaklar arası dağılıma bakıldığında, Z kuşağının (18-29 yaş) yüzde 21’i hastalandığında işe gitmeyerek dinlenmeyi tercih ederken bu oran Y kuşağında yüzde 17’ye düşüyor. X kuşağında yüzde 11’e kadar gerileyen hastalık izni kullanımı, Boomer (59 yaş ve üzeri) kuşağında ise yüzde 7 seviyesine kadar iniyor. Uzmanlar, genç kuşağın beden sinyallerini dinleme noktasında doğru bir tutum sergilediğini ifade ediyor. Ancak genel tablo, iş dünyasında hâkim olan ‘hastalığa rağmen dayanma’ kültürünün tüm kuşaklarda varlığını sürdürdüğünü ve özellikle yaş ilerledikçe bu baskının daha da arttığını net bir şekilde gösteriyor. Çalışanların kendilerini ispat etme zorunluluğu veya işini kaybetme korkusu, bedensel sinyallerin görmezden gelinmesine neden oluyor.

İlaçla Semptom Bastırmak İyileşmek Anlamına Gelmiyor mu?

İngiltere Ulusal Sağlık Sistemi (NHS) bünyesinde görev yapan Aile Hekimi Dr. Roger Henderson, çalışma hayatına yerleşmiş olan ‘hastalığa rağmen dayanma’ kültürünün tehlikelerine vurgu yapıyor. Ağrı kesici veya dekonjestan gibi reçetesiz ilaçlarla ağrı ve tıkanıklığı bastırmanın hastayı tamamen iyileştirmediğine dikkat çeken Henderson, semptomların hafiflemesi ile dokusal iyileşmenin aynı süreçler olmadığını belirtiyor. Henderson, iş yerinde enfeksiyon zincirini kırmanın tek yolunun evde dinlenmek olduğunu ifade ederken, hastayken mesaiye devam edenlerin hem kendi iyileşme süreçlerini uzattığını hem de iş arkadaşlarına hastalık bulaştırarak daha büyük toplumsal riskler yarattığını önemle vurguluyor.

Gelişmeler ve Beklentiler

Sonraki süreçte, iş yerlerinde hem fiziksel hem de mental sağlığı önceliklendiren insan kaynakları politikalarının hayata geçirilmesi bekleniyor. Uzmanlar, şirketlerin hasta çalışanları takdir etmek yerine evde dinlenmeye teşvik etmesinin hem bireysel sağlığı koruyacağı hem de uzun vadede iş gücü kaybının önüne geçeceği konusunda resmi kurumları ve işverenleri uyarıyor.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

Bir Yorum Yazın