2 Kasım 2026, Pazartesi
Haber

AKP Savaş Siyasetinden Kopamıyor: Barış Çağrısı Çıkmazı

🔴 FLAŞ HABER

ANKARA — Türkiye’nin siyasi gündemini sarsan gelişmeler kapsamında, iktidarın barış ve demokratikleşme süreçleri karşısındaki tutumu tartışma yaratmaya devam ediyor. Önder Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihli Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı ile başlattığı yeni stratejik hamle, bölgesel ve ulusal düzeyde ezberleri bozarken, AKP’nin savaş politikalarından vazgeçemediği ve derin bir çözümsüzlük yaşadığı belirtiliyor.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihli Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı siyasi dengeleri sarstı.
  • AKP iktidarının barış siyasetine karşı kodlanmış savaş siyasetinden kopamadığı vurgulandı.
  • Türkiye’nin Yemen’deki Husilere karşı Suudi Arabistan’a askeri malzeme gönderdiği ve asker hazırlığında olduğu ifade edildi.
  • Cumhuriyetin 103. yılı geride kalırken, çeyrek asırlık AKP yönetimi ‘İkinci Cumhuriyet’ sürecinin temel iktidarı olarak nitelendirildi.

Barış ve Demokratikleşme Çağrısı ve ‘Oyunbozanlık’ Stratejisi

Her geçen gün daha iyi anlaşılıyor ki; Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihli Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı ile geliştirdiği süreç, bir anlamda “oyunbozanlık” gibi bir şeydir. Kürdistan’ı dört parçaya bölen ve Kürtlere soykırım dayatan, Kürt sorunundan ve bunun yol açtığı çelişki ve çatışmadan beslenen iç ve dış güçlere yönelik adeta “Sizin istediğiniz ve dayattığınız oyunu oynamıyorum, ben kendi oyunumu oynayacağım” denilmiştir. Böylece savaş siyasetine karşı çıkılarak, barış siyasetini esas almaya yönelmiştir. Artık savaşsız yaşayamaz hale gelmiş olan AKP, Önder Abdullah Öcalan’ın geliştirdiği barış ve demokratikleşme süreci karşısında bir çıkmazı ve çözümsüzlüğü yaşamaktadır. Önder Abdullah Öcalan’ın geliştirdiği bu yeni strateji ve politika, kuşkusuz Kürt sorununun yol açtığı çatışma stratejisine bağlanmış ve ondan beslenen güçleri adeta şoke etmiş, şaşkına çevirmiştir. Öyle anlaşılıyor ki, en çok şaşkınlık yaşayan güçlerden biri de AKP’dir.

Şiddet Sarmalı ve Bölgesel Askeri Hamleler

Nitekim Türkiye’nin çıkarlarının ve demokratik geleceğinin barış siyasetinde olduğu günümüz koşullarında, kodlanmış savaş siyasetinden ve silahlanmaktan kopamamaktadır. Önder Abdullah Öcalan’ın geliştirdiği ‘Barış Süreci’ne gereken olumlu cevabı verememektedir. Kürdistan ve Türkiye’de yaşamın her alanında sürekli artan şiddet, hukuk ve polis baskısı bunu ifade etmektedir. İçerideki bu baskı ortamının yanı sıra dış politikada da benzer adımlar atılmaktadır. Yemen’deki Husilere karşı Suudi Arabistan’a askeri malzeme göndererek ve de asker göndermeye hazırlanarak, bölgede yeni askeri ittifaklar geliştirerek savaşsız yapamadığını ve savaş siyasetinden kopamadığını açıkça ortaya koymaktadır.

Gelişmeler ve Beklentiler

29 Ekim itibarıyla Türkiye Cumhuriyeti Devleti 103. kuruluş yılını tamamlayıp 104. kuruluş yılına girmektedir. Eğer 12 Eylül 1980 faşist-askeri darbesiyle başlayan süreç ‘İkinci Cumhuriyet’ olarak tanımlanacaksa hiç kuşkusuz çeyrek asırlık AKP yönetimi de bu sürecin temel iktidarı olmaktadır. Şöyle de denebilir: Kenan Evren başkanlığındaki askeri cuntanın başlattığı ‘İkinci Cumhuriyet’ süreci gerçek iktidarına Tayyip Erdoğan yönetimiyle ulaşmış olup, ülkenin geleceği açısından barış ve demokratikleşme talepleri ile savaş politikaları arasındaki bu büyük çelişki tüm ağırlığıyla önümüzde durmaktadır.

Kaynak: ANF Türkçe

Bir Yorum Yazın