29 Ekim 2026, Perşembe
Haber

Gazetecilerden 10 kentte ortak sansür protestosu: Nefes alamıyoruz

📰 KAPSAMLI RAPOR

İSTANBUL — Türkiye genelinde artan baskılara ve sansür girişimlerine karşı bir araya gelen basın meslek örgütleri ile çok sayıda gazeteci, “Sansüre hayır! Habere özgürlük” şiarıyla 10 farklı kentte eş zamanlı eylemler ve yürüyüşler düzenleyerek “Özgür basın yoksa özgür toplum yoktur” mesajını verdi.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), TGS, Disk Basın İş ve Gazeteciler Cemiyeti öncülüğünde 10 kentte alanlara çıkıldı.
  • Ortak basın metninde “Artık yeter! Nefes alamıyoruz” denilerek gazeteciliğin suç sayıldığı düzene karşı çıkıldı.
  • Televizyon kanallarına kayyım atanması, haber sitelerinin engellenmesi ve tutuklamalar sert bir dille kınandı.

On Kentte Eş Zamanlı Eylem: “Sansüre Hayır, Habere Özgürlük”

Türkiye’de basın özgürlüğünün karşı karşıya olduğu ağır tehditler ve giderek daralan haber alma alanı, basın meslek örgütlerini ve gazetecileri harekete geçirdi. Sansüre ve baskılara karşı 10 kentte eylem yapan basın meslek örgütleri ve gazeteciler, “Özgür basın yoksa özgür toplum yoktur” diyerek ortak bir duruş sergiledi. Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Disk Basın İş ve Gazeteciler Cemiyeti’nin de aralarında olduğu çok sayıda basın meslek örgütü, “Sansüre hayır! Habere özgürlük” şiarıyla 10 kentte alanlara çıktı. Eylemler kapsamında hazırlanan ortak basın metni, eş zamanlı olarak 10 kentte kamuoyuyla paylaşıldı ve yürüyüşler gerçekleştirildi.

“Türkiye’de Gazetecilik Halkın Yanında Olmaktır, Köle Düzenini Kabul Etmiyoruz”

Yapılan yürüyüşlerde ve eylemlerde okunan ortak metnin başlığı “Türkiye’de gazetecilik, iktidarların, siyasilerin ya da sermayenin değil halkın yanında olmaktır!” oldu. Metinde yer alan güçlü ifadelerle şu hususlara dikkat çekildi: “Bizler, halkın haber alma hakkını savunan, gerçeğin peşinde koşan gazetecileri temsil eden basın meslek örgütleri olarak ilan ediyoruz: Artık yeter! Nefes alamıyoruz! Gazeteciliğin suç, haberin tehdit, gerçeğin sakıncalı sayıldığı; yalnızca gazetecilerin değil, itiraz eden herkesin sansürle, baskıyla ve cezalandırmayla karşı karşıya bırakıldığı bu düzene sessiz kalmayacağız. Televizyon kanallarına kayyım atanan, haber siteleri erişime engellenen, habercileri tutuklanan, sosyal medya hesapları kapatılan, gazetecilerin adeta bir köle düzeninde çalıştırılıp sosyal haklarının tırpanlandığı bir ülkede basın özgürlüğünden söz edilemez. Hemen her gün bir basın kuruluşunun ya da habercinin hedef haline getirildiği, yaptığı ya da yapmadığı haber nedeniyle gazetecilerin tutuklandığı, sosyal medya hesaplarının kapatıldığı, gazetecinin açlıkla boğuştuğu bir ülkede demokrasiden de söz edilemez.”

Kamusal Sorumluluk ve Gerçeğin Peşinde Kararlı Duruş

Basın meslek örgütleri, gazeteciliğin özü itibarıyla halktan yana olduğunu vurgulayarak kamusal sorumluluğun altını çizdi. Ortak açıklamada, “Gazetecilik halktan yanadır. İşçinin hakkı gasp edilirken, emekçinin direnişi bastırılırken, kadınlar şiddete uğrarken, gençler geleceksizliğe mahkum edilirken, yoksulluk büyürken ve kamu kaynakları sermayeye aktarılırken bunları görünür kılmak gazeteciliğin kamusal sorumluluğudur. Gazeteci, halkın bilmesi gerekeni açığa çıkarmakla yükümlüdür; iktidarın bilinmesini istemediğini gizlemekle değil. Gazetecilik siyasi iradenin, sermayenin sesi olamaz! İktidarın ya da siyasi erkin çıkarlarını halkın çıkarları gibi sunan, patronların ekonomik gücünü gerçeğin önüne koyan anlayışa karşı mesleksel onurumuzu savunmaya devam edeceğiz” denildi.

Gelişmeler ve Beklentiler

Basın meslek örgütlerinin ülke genelinde başlattığı bu ortak hareket, gazetecilik mesleğinin yaşadığı krizleri ve hak ihvallerini ulusal gündemin zirvesine taşıdı. Önümüzdeki süreçte gazetecilerin özlük hakları, haber alma hürriyeti ve sansüre karşı hukuki ve toplumsal mücadelenin tüm platformlarda kararlılıkla sürdürüleceği bildirildi.

Kaynak: ANF Türkçe

Bir Yorum Yazın