8 Kasım 2026, Pazar
Haber

KHK İle İhraç Edilen Müzik Öğretmeni Engin Cengiz MKM’de Sanata Döndü

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

İSTANBUL — 2016 yılında ilan edilen OHAL döneminde Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile müzik öğretmenliği görevinden ihraç edilen, bir süre cezaevinde kaldıktan sonra yaşadığı tüm zorlukları geride bırakarak Mezopotamya Kültür Merkezi’nde (MKM) yeniden müziğe dönen Engin Cengiz’in 15 yıllık meslek hayatından kopuş ve direniş öyküsü, kamudan ihraç edilen binlerce yurttaşın yaşadığı toplumsal ve hukuksal trajedilerin derin izlerini gözler önüne seriyor.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • 2016 yılındaki darbe girişiminin ardından çıkarılan KHK’lerle 125 binden fazla kamu görevlisi ihraç edildi.
  • Resmi rakamlara göre 125 bin 678 kamu görevlisinin görevinden uzaklaştırıldığı karanlık dönemin mağdurlarından biri de 15 yıllık müzik öğretmeni Engin Cengiz oldu.
  • İhraç edildikten sonra bir süre cezaevinde kalan Cengiz, yaşadığı büyük yıkımın ardından Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) bünyesinde yeniden müzik öğretmenliği yapmaya başladı.
  • Cengiz, devlet kurumlarından kopuşunun köklerinin Kobane sürecinde gerçekleştirilen iki günlük greve dayandığını belirtti.

KHK Rejimi ve 125 Bin Kamu Görevlisinin Yaşadığı Tarihsel Kırılma

15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile 125 binden fazla kamu görevlisi bir gecede görevinden ihraç edildi. İktidar kanadı, bu sert ve kitlesel uygulamaları darbe girişimine ve illegal yapıların yapılanmalarına karışanlara yönelik zorunlu birer idari tedbir olarak savunurken, süreç uygulamada muhalif kamu çalışanlarının, sendikalıların ve farklı seslerin kamusal alandan tamamen tasfiye edilmesinin önünü açtı. Üzerinden tam 10 yıl geçen KHK rejimi, Türkiye’nin yakın tarihine silinmez darbeler vurdu. İhraç edilen çok sayıda kamu görevlisi yargı süreçlerinin yanı sıra cezaevine girdi, kimileri ülkeyi terk ederek sürgüne gitmek zorunda kaldı, kimileri ise uzun süre iş bulamayarak ekonomik bir çıkmaza sürüklendi. Geçimini sağlamak için inşaatlarda günlük kazançlarla çalışmak zorunda kalan on binlerce insandan bazıları ne yazık ki denetimsiz iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Resmi rakamlara göre toplamda 125 bin 678 kamu görevlisinin görevinden ihraç edildiği bu karanlık dönemin tanıklarından ve mağdurlarından biri de bugün Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) bünyesinde müzik öğretmenliği görevini sürdüren Engin Cengiz’dir.

15 Yıllık Öğretmenlikten Cezaevine: Engin Cengiz’in Mücadele Dolu Yolu

Müzik öğretmenliği yaparken 2016 yılında çıkarılan KHK ile haksız bir şekilde görevinden ihraç edilen Engin Cengiz, bu sürecin ardından hukuki ve fiziki bir adaletsizlik sarmalına çekilerek bir süre cezaevinde kaldı. Yaşadığı tüm bu ağır psikolojik, ekonomik ve sosyal zorlukların ardından sanatından kopmayan Cengiz, Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) ile yollarını kesiştirerek yeniden müziğe ve üretime döndü. KHK sürecinde yaşadıklarını, ihraç sonrasındaki zorlu deneyimlerini ve Mezopotamya Kültür Merkezi ile nasıl tanıştığını tüm detaylarıyla paylaşan Cengiz, devlet eliyle kamudan koparılışının arkasındaki tarihsel dinamikleri şöyle özetliyor: ‘O döneme kadar yaklaşık 15 yıllık öğretmenlik deneyimim vardı. Müzik öğretmeniydim ve uzun süre Malatya’da çalıştım. Onun öncesinde sendikal alanda çalışma yürütüyordum, emek alanındaydım. Emek alanı bir yanıyla sınıfsal bir içeriği barındırsa da hem Türkiye’de hem Ortadoğu’da hem de dünyadaki toplumsal sorunlara, ezilenlerin sorunlarına ve kendi toplumsal varolma halimize bir taraf olma durumumuz vardı.’ Cengiz, devletin idari mekanizmaları tarafından hedef alınmasının köklerinin ise çok daha geriye, Kobane sürecinde düzenlenen iki günlük demokratik grev eylemlerine dayandığını ifade ediyor.

Gelişmeler ve Beklentiler

Engin Cengiz’in şahsında somutlaşan KHK mağduriyeti, Türkiye’de toplumsal muhalefetin, sanatın ve emeğin karşı karşıya kaldığı yapısal baskıların ve ihraç politikalarının kalıcı izlerini gözler önüne sermektedir. Resmi süreçlerin ve hukuk dışı idari tasarrufların yarattığı on binlerce yıllık kayıp, aradan geçen 10 yıla rağmen tazeliğini korurken; Mezopotamya Kültür Merkezi gibi bağımsız sanat kurumları, bu yıkım politikasından geriye kalan kültürel ve sanatsal hafızayı yeniden diriltmek için hayati bir köprü işlevi görmeye devam etmektedir.

Kaynak: ANF Türkçe

Bir Yorum Yazın