SÜLEYMANİYE — Kürdistan Bölgesi’nde 20 Ekim 2024 tarihinde gerçekleştirilen seçimlerin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen yeni hükümetin kurulamaması, bölgede derin bir kurumsal boşluk ve siyasi kriz yaratmaya devam ediyor. KDP’nin sandalye çoğunluğuna dayalı paylaşım ısrarı ile YNK’nin ‘gerçek ortaklık’ talebi arasındaki uzlaşmazlık çıkmaza girerken, yaşanan siyasi tıkanıklığın faturasını her geçen gün zorlaşan koşullarla doğrudan halk ödüyor.
- 20 Ekim 2024 seçimlerinin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen Kürdistan Bölgesi’nde hükümet kurulamadı.
- Taraflar 4 Şubat 2025’te 9 başlık ve 15 maddelik ortak programda uzlaşsa da makam paylaşımında anlaşamadı.
- KDP İçişleri Bakanlığı, Güvenlik Konseyi kontrolü ve başkanlık pozisyonlarını müzakereye kapalı tutuyor.
- Hükümetsizliğin yarattığı kurumsal boşluk ve ekonomik sıkıntılar doğrudan halkın yaşamını olumsuz etkiliyor.
Otuz Yıllık Krizler ve 20 Ekim 2024 Seçim Süreci
Kürdistan Bölgesi’nde otuz yıldır düzenli aralıklarla tekrarlanan hükümet krizlerinin ortak nedenleri ve 20 Ekim 2024 seçim süreci, bölgenin siyasi tarihindeki kronik sorunları yeniden gözler önüne serdi. Seçimlerin üzerinden geçen iki yıla yakın süre zarfında, yasama ve yürütme organlarının oluşturulamaması idari mekanizmaları felç etti. Önceki dosyalarda ele alınan yapısal sorunlar bu dönemde de kendini gösterirken, Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ile Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin (YNK) masadaki uzlaşmaz tutumları krizin aşılmasını engelledi. Irak medyasına yansıyan raporlara göre, iki partinin müzakere heyetleri 4 Şubat 2025 tarihinde parlamento, maliye, dış ilişkiler, Hewlêr-Bağdat ilişkileri, Peşmerge, enerji ve yargı başlıklarını kapsayan, toplam dokuz başlık ve 15 maddeden oluşan ortak bir hükümet programı taslağında uzlaşma sağlamıştı. Ancak program üzerindeki mutabakata rağmen makam paylaşımı meselesi müzakerelerin en büyük tıkanıklık noktası olarak geride kaldı.
KDP ve YNK Arasındaki Teklif Çıkmazı ve Kırmızı Çizgiler
KDP’nin YNK’ye sunduğu teklifler zaman içinde genişleme gösterse de temel stratejik pozisyonlar sabit kaldı. Nisan 2025’te YNK’ye yalnızca Peşmerge ve Maliye bakanlıkları önerilirken, KDP 6 Kasım 2025 tarihinde teklifini güncelleyerek YNK’ye parlamento başkanlığı, Bölge Başkan Yardımcılığı, Başbakan Yardımcılığı, 8 ila 9 bakanlık ve güvenlik kurumlarında ‘etkili makamlar’ teklif ettiğini kamuoyuna açıkladı. Buna karşın, teklif üç kritik konuda kapalı kaldı ve müzakere edilmedi. KDP temsilcisi, 8 Ekim 2025’te yaptığı net açıklamada, partisinin İçişleri Bakanlığı’nı kesinlikle YNK’ye vermeyeceğini ve bu konuda herhangi bir pazarlık yapılmayacağını duyurdu. Bunun yanı sıra, KDP’nin istihbarat örgütü Parastîn ile YNK’nin istihbarat örgütü Zanyarî’yi tek bir çatı altında toplayan Güvenlik Konseyi’nin Mesrur Barzani’nin yetkisinde kalması, Mesrur Barzani’nin başbakanlığı ve Neçirvan Barzani’nin bölge başkanlığı görevi de müzakere masasının tamamen dışına tutuldu. KDP, kabinedeki makamların çıkarılan sandalye sayısına göre hakkaniyetle paylaşılmasında ısrar ederken, Mesrur Barzani Haziran 2025’te ‘çoğunluğa dayalı bir hükümet kurmak için ciddi çaba harcadıklarını’ ifade etmişti. Ağustos 2026’dan itibaren ise KDP’nin söylem dilinde bir yumuşama gözlemlendi. Öte yandan YNK cephesi, Nisan 2025’teki taleplerinde İçişleri ve Doğal Kaynaklar bakanlıkları ile Güvenlik Konseyi Şansölyeliği gibi stratejik pozisyonlarda ısrarcı bir tutum sergilemiştir.
Gelişmeler ve Beklentiler
Kürdistan Bölgesi’nde siyasi partilerin kendi çıkarları ve makam dağılımı üzerinden yürüttüğü bu uzun soluklu müzakere süreci, bölgedeki idari istikrarı tehlikeye atmaktadır. Resmi süreçlerin tıkandığı ve taraflar arasında karşılıklı güvensizliğin hâkim olduğu bu ortamda, kurumsal denetimden yoksun kalan mekanizmaların faturasını her geçen gün artan ekonomik ve sosyal sorunlarla boğuşan bölge halkı ödemektedir.
Kaynak: ANF Türkçe