27 Ekim 2026, Salı
Haber

Sebahat Biçer: Hasta Tutsaklar İçin İnsani ve Hukuki Adımlar Atılmalı

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

İSTANBUL — Cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri ve sağlık hizmetlerine erişim sorunları derinleşirken, MED TUHAD-FED Yöneticisi Sebahat Biçer cezaevlerinde yaklaşık 400 hasta tutsağın bulunduğunu, bunlardan 180’inin ise ağır hasta olduğunu belirterek devletin atacağı ilk adımlardan birinin acil tahliyeler olması gerektiği çağrısında bulundu.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Cezaevlerinde yaklaşık 400 hasta tutsak bulunurken, bunlardan 180’i kritik aşamada ağır hasta kategorisinde yer alıyor.
  • MED TUHAD-FED Yöneticisi Sebahat Biçer, hasta tutsakların tahliyesinin siyasi tartışmalardan bağımsız acil bir insani zorunluluk olduğunu vurguladı.
  • Sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan engeller, hastane sevklerinin geciktirilmesi ve infaz yakma uygulamaları yaşam hakkını tehdit ediyor.

Cezaevlerinde Derinleşen Hak İhlalleri ve Yaşam Hakkı Tehdidi

Türkiye genelindeki cezaevlerinde hasta tutsaklara yönelik hak ihlalleri artarak ve derinleşerek devam etmektedir. Sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan yapısal engeller, hastane sevklerinin kasıtlı veya bürokratik gerekçelerle geciktirilmesi ve ağır hasta tutsakların bir türlü tahliye edilmemesi, cezaevlerindeki bireylerin doğrudan yaşam hakkını tehdit eden unsurların başında gelmektedir. Konuya ilişkin ajansımıza özel açıklamalarda bulunan MED TUHAD-FED Yöneticisi Sebahat Biçer, cezaevlerindeki mevcut tablonun vehametine dikkat çekerek çarpıcı veriler paylaştı. Biçer’in aktardığı bilgilere göre, cezaevlerinde halihazırda yaklaşık 400 hasta tutsak bulunmakta ve bu kişilerin 180’i kritik derecede ağır hasta statüsünde yaşam mücadelesi vermektedir. Bu durum, infaz kurumlarındaki sağlık politikalarının acilen gözden geçirilmesini ve uluslararası insan hakları standartlarına uygun adımların atılmasını zorunlu kılmaktadır.

Süreç Tartışmalarının Gölgesinde İnsani Zorunluluk: ‘Bekleyecek Zaman Yok’

Siyasette son dönemde yoğun bir şekilde gündeme gelen çözüm süreci tartışmalarına ve yeni müzakere dinamiklerine rağmen, cezaevlerinde somut ve olumlu yönde hiçbir gelişmenin yaşanmadığına dikkat çeken Sebahat Biçer, hasta tutsakların tahliyesinin siyasi pazarlıkların ötesinde derhal yerine getirilmesi gereken insani bir zorunluluk olduğunun altını çizdi. Sebahat Biçer, cezaevlerindeki derin hareketsizliği ve ailelerin yürek yakan endişesini şu çarpıcı sözlerle dile getirdi: ‘Evet, doğrudur. Başlatılan bu çözüm süreci iki yılı aşkın bir süredir konuşuluyor ancak şu ana kadar cezaevlerine yönelik herhangi bir hareketlilik olmamıştır. İşin açıkçası, süreçten bağımsız olarak da cezaevinde bulunan hasta tutsakların aslında bir an önce tahliye edilmesi gerekir. İnsani olarak da bunun gerçekleştirilmesi gerekirken her an tabutlar çıkabileceği durumda olan hasta tutsaklarımız vardır. Dördüncü evre kanser hastası tutsaklarımız vardır. Yaşamını tek başına idame ettiremeyen hasta tutsaklarımız vardır. Ama maalesef bugüne kadar bunlarla ilgili herhangi bir çözüme gidilmemiştir. Aileler kaygılı, cezaevinde olan arkadaşların durumu her geçen gün ağırlaşıyor.’

Gelişmeler ve Beklentiler

Cezaevlerindeki hasta tutsakların durumunun her geçen gün daha da kötüleşmesi, infaz yakma iddiaları ve cezasını bitirdiği halde tahliye edilmeyen tutsakların durumu kamuoyunun vicdanını yaralamaya devam etmektedir. Ailelerin ve insan hakları savunucularının artan kaygıları karşısında yetkili makamların hukuki ve vicdani sorumluluklarını yerine getirerek, 4’üncü evre kanser hastaları başta olmak üzere tüm ağır hasta tutsaklar için acil insani tahliye mekanizmalarını işletmesi beklenmektedir.

Kaynak: ANF Türkçe

Bir Yorum Yazın