26 Ekim 2026, Pazartesi
Haber

MEB’den Yeni Sınav Hamlesi: OYSS Eğitimde Eşitsizliği Derinleştiriyor

🔴 FLAŞ HABER

ANKARA — Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) hayata geçirdiği Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS), 5. sınıftan 11. sınıfa kadar tüm öğrencileri merkezi sınav baskısıyla kuşatırken, eğitim camiasında ve uzmanlar arasında büyük tartışma yarattı. 24 yıldır “sınav baskısını kaldıracağız” vaatlerine rağmen her sistem değişikliğinde öğrencilerin omuzundaki yükün daha da arttığına dikkat çekilirken, yeni sistem eğitimin piyasalaştırılması ve eşitsizliklerin derinleşmesi ekseninde yoğun eleştirilere maruz kalıyor.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • MEB tarafından duyurulan Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS), 5. sınıftan 11. sınıfa kadar tüm öğrencileri kapsayacak şekilde genişletildi.
  • Uzmanlar, sınavların merkezileştirilmesinin rekabeti, özel okul, kurs ve etüt merkezi sektörünü büyüterek eğitimi piyasalaştırdığını vurguluyor.
  • Deprem bölgesindeki konteyner okullarda eğitim gören yüz binlerce çocuk ile şehir merkezlerindeki imkanlı öğrenciler arasındaki eşitsizlik derinleşiyor.
  • MESEM’lerin (Mesleki Eğitim Merkezleri) OYSS kapsamı dışında bırakılması, sistemin eşitlik söylemindeki çelişkileri gözler önüne seriyor.

24 Yıllık Sınav Çıkmazı ve Yeni Sistem: OYSS Nedir?

Türkiye’de eğitim gündeminin omurgasını oluşturan sınav tartışmaları, yıllardır değişmeyen bir döngüyü işaret ediyor. “Öğrenciler üzerinde sınav baskısını kaldıracağız” cümleleri, tam 24 yıldır düzenli aralıklarla kamuoyuna duyuruluyor. Ancak bu vaatlerin ardı sıra atılan her adım, her yeni sınav sistemi değişikliği, öğrencileri ve öğretmenleri daha da fazla sınav baskısı ile kuşatmaktan başka bir sonuç doğurmadı. Sınavlara sayılı günler kala Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından duyurulan Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS), bu baskının kurumsal olarak tüm yıla yayılacağının en net göstergesi oldu. Artık beşinci sınıftan on birinci sınıfa kadar tüm öğrenciler, merkezi sınav sistemi baskısını yalnızca LGS ve YKS döneminde değil, eğitim öğretim yılı içerisinde her yıl sürekli olarak yaşayacak. Sınavların bu denli merkezileştirilmesi, pedagojik olmaktan öte tamamen politik bir tercih olarak öne çıkıyor. Rekabete, yarışa ve elemeye dayalı bir merkezi sınav sistemi; daha fazla özel okul, daha fazla kurs, daha fazla etüt merkezi ve daha fazla yardımcı kaynak anlamına geliyor. Özetle, merkezi sınav sistemi eğitimin piyasalaştırılmasının en büyük can simidi işlevini görüyor.

Eşitlik Aldatmacası ve Derinleşen Eğitim Eşitsizliği

Merkezi sınav sistemi, kamuoyuna “aynı soruları soruyoruz” söylemiyle sunularak tüm öğrencilerin eşit eğitim hakkına sahip olduğu algısını yaygınlaştırmayı amaçlıyor. Ancak sistemin yarattığı somut sonuç, eğitimdeki eşitsizliğin daha da derinleşmesinden başka bir şey değil. OYSS duyurusunda, “farklı bölgelerde öğrenim gören öğrencilerin benzer özelliklere sahip ölçme araçlarıyla değerlendirileceği” vurgulanıyor. Fakat bu iddia sahadaki acı gerçeklerle tamamen çelişiyor. Özel okullardaki çocuklarla devlet okullarındaki çocuklar eşit eğitim olanaklarına sahip mi? Yoksul mahallelerde, kırsal kesimde yer alan okullarda, birleştirilmiş sınıflarda eğitim gören çocuklar ile sosyo-ekonomik düzeyi yüksek şehir merkezlerindeki mahalle okullarında okuyanlar aynı imkanları mı paylaşıyor? Üstelik, konteynerlarda eğitime devam eden ve onlarca çözülmemiş sorunla baş başa bırakılan deprem bölgesindeki çocuklar, diğer illerdeki şanslı çocuklarla eşit olanaklara nasıl sahip olabilir? Benzer şekilde, özel eğitim gereksinimi olan binlerce çocuk eğitime erişebiliyor mu, eşit eğitim olanaklarına sahip mi? Aynı resmi açıklamada yer alan “okul türleri arasında ölçme ve değerlendirme şartlarının eşitlenmesi” ifadesi de teoride kalan bir temenniden öteye geçemiyor. Okul türlerinin kendisinin, okulların sınavla öğrenci alan ya da adrese dayalı öğrenci alan kurumlar diye ayrıştırıldığı bir sistemde, bu ayrımcılığın tüm olumsuz sonuçları yaşanırken nasıl “eşit” bir sonucun ortaya çıkması beklenebilir?

Gelişmeler ve Beklentiler

MESEM Çelişkisi ve Gelecek Süreç: Eğitim sistemindeki bu köklü değişim iddialarının arkasında yatan en büyük çelişkilerden biri de Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) konusudur. Eğer OYSS ile hedeflenen gerçekten tam bir eşitlik ve adil değerlendirme ise, bu sistemin yarattığı varsayılan eşitlik ilkesi neden Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) için geçerli kılınmıyor ve MESEM’ler neden OYSS kapsamı dışında bırakılıyor? Son yıllarda kamusal alanda MESEM artışını büyük bir “başarı” olarak ilan eden yetkililer, neden bu sözde başarıyı OYSS sonuçları ile taçlandırmak, ortak bir potada buluşturmak istemiyor? Öğrencilerin, öğretmenlerin ve velilerin omuzundaki sınav yükünü azaltmak yerine sistemsel olarak derinleştiren bu politikaların, önümüzdeki eğitim öğretim yılında okullarda yaratacağı sosyolojik ve akademik etkiler yakından takip ediliyor.

Kaynak: BirGün Manşet

Bir Yorum Yazın